Kategoriler
Bilgisayar ve İnternet Dergi
16 views

10 yıllık blog yazarından WordPress nedir? Blog yazarlığı ve yönetimi…

10 yıllık blog yazarından WordPress nedir? Blog yazarlığı ve yönetimi… Biraz iddialı bir giriş yapalım dedim. Bu yazıyı hazırlamaya bloglar ve blog yazarlığı konusunda yazılar yayınlayan bir arkadaşımın son yazısı üzerine karar verdim. Yazısında web yöneticisine sitemap nasıl eklenir ona değinmiş. Fakat bu bilgi oldukça eski bir bilgiydi ve bahsettiği blog platformunun sitemap’ı güncellenmişti. Yani şu anki hali bahsettiğinden çok daha iyi fakat onu tarif etmemişti. Bunu biliyor olmam biraz güvenimi arttırdı diyelim. Geçmişe dönüp baktığımda epey bilgi birikimim olduğunu gördüm, sizlerle paylaşmak istedim.

Wordpress
WordPress

WordPress az çok herkesin bildiği gibi bir blog platformu. Bunun haricinde daha kompleks yapılara da bürünebiliyor. Onlara yazının ilerleyen kısmında değinelim. İlk olarak bir blogdan söz edebilmek için bu bloğun bir adresi (domain (alan adı)), barındırması (hosting), platformu (wordpress, blogger, blogcu, tumblr, ghost) ve yazarı (insan yani biz) olmalı. Blog yazacak biri için bu sistemler zaten uzun süredir var olduklarından kendilerini kullanıcının en kolay kullanabileceği şekilde modernize etmişlerdir. Bir çocuğun yürümeye başlamadan emeklemesi gibi adım adım ilerletirler. Yinede takıldığımız ve merak ettiğimiz konular olabiliyor.

Blog yazmaya başlayacak kişinin ilk karar vermesi gereken konu hangi platformu kullanacağıdır. Bazıları wordpress’i karmaşık bulup blogger’ı tercih edebiliyor. Ya da Ghost gibi yeni platformlara şans tanımak isteyebiliyorlar. (Ghost henüz çok yeni geleceği belirsizliğini koruyor. Hız konusunda blogger ve ghost wordpress’in önünde şimdilik. Çünkü bilindiği üzere wordpress’de ghost gibi node.js kullanmaya başlıyor. Hızlanmasını umuyoruz. WordPress.com burada bahsettiğimiz.) Platform konusunda nacizane tavsiyem kesinlikle “Blogcu”yu tercih etmesinler. Yerli malı olmasına rağmen çok geri kalmış bir sistemleri var. Blogger ve wordpress arasında sonradan aktarım yapılabiliyor karşılıklı olarak. WordPress’ten “Ghost”a geçiş var ama dönüş yok. Tumblr resme ağırlık veren bir blog türü instagramdan önceki instagram diye tabir etsem yanlış olmaz heralde. Tumblr’den wordpress’e geçiş var. Eğer bloğunuz daha özgür ve nasıl derler aşırı uçlarda olacaksa açık resim filan yayınlayacaksanız illa ki ücretsiz blog olsun diyorsanız wordpress ücresiz bloglarında bu yasaktır. O zaman bu tür kişilerin Tumblr tercih etmesi önerilir. Tumblr’ın kullanıcı dostu bir yapısı var. Tumblr süper. Tasarımı ve yenilikleri takip etmesi onun en önemli özelliği. Blogger bu anlamda biraz geri, hız konusunda tamam ama arayüz ve tema konusunda yetersiz. Google blogger’ı aldı ve aldığı gibi de bıraktı. Deyim yerindeyse yaprak kımıldamıyor. Arasıra çok düşük değişikler var, onlarda istisna kaideyi bozmaz denilecek türden. WordPress hız konusunda ghost’un ve blogger’ın gerisinde. Hız “SEO (Searc Engine Optimization (Arama Motoru Optimizasyonu (Google, Bing, Yandex, Yahoo))) açısından önemli. Ben bizatihi test ettim. WordPress.com ücretsiz bloğunda bulunan bir içeriğin aynısı “Blogger” üzerinde bulunsa google arama sonuçlarında en az dört beş sıra yukarıda çıkıyor.

WordPress, uzun zamandır blog yazarlarının severek kullandığı bir platform.

Benim bloğum tutulur diye düşünüyor, para kazanmak gibi bir düşünceniz de varsa daha professyonel anlamda bir platform tercih etmelisiniz. Aramıza Hoşgeldiniz!.. Doğru yerdesiniz. WordPress bu gibi düşünceler için ideal yapıdadır. Zaten para kazanmak gibi bir düşünceniz varsa Tumblr ve Blogcu’yu baştan eleyin. Ghost’un henüz oturmamış bir yapısı var onu da seçeneklerden çıkartın. Geriye Blogger ve WordPress kalıyor. Blogger üzerinde Google’nin reklam ağı olan Adsense reklamları yayılabilirsiniz. Zaten kendisi bütünleşik bir yapıda. Yine Blogger üzerinde harici reklam ağlarının reklamlarını da yayınlayabilirsiniz. WordPress ücretsiz bloglarından farkı budur. WordPress’in kendi reklam ağı var, WordAds. Aslında uzun süre oldu çıkalı fakat yeni yeni farkediliyor kullanıcılar tarafından. WordPress ücretsiz bloglarında yalnızca WordAds reklamları yayınlayabilirsiniz. Eğer başka bir reklam yayınladığınız fark edilirse sorgusuz sualsiz bloğunuz kapatılır. WordPress kullanım şartlarında bu var; yapmayın gereksiz bir hata. En sık sorulan sorulardan biri nasıl adsense reklamı yayınlarım oluyor wordpress ücresiz bloğu üzerinde. Maalesef şimdilik böyle birşey söz konusu değil. Bu işlemi ücretsiz bloğu taşımadan yapabilirsiniz onun yolu da wordpress den “Vip” hesabı almak. Yapanlar var ben gördüm. Adam yalnızca Adsense reklamı koyabilmek için vip hesap almış. Endonezyalı bir arkadaş. Demek kazandırıyor ki adam almış yani. Öyle ucuz bir şeyde değil.

WordPress


Yazımızın bundan sonrasına yine wordpress’i seçtiğimizi varsayarak devam ediyorum. WordPress’i seçtikten sonra karar vermemiz gereken aşama hosting meselesi. Genelde blog yazarlığı işte arasıra düşüncelerimizi, anılarımızı vs. paylaşmak için yaptığımız bir şey olduğundan çoğu kimse zaten bunun için ücret ödemek istemeyecektir. WordPress.com üzerinden açacakları blog hesabı onlar için yeterlidir. Reklam yayınlamak amacıyla bu işi yapanlar veya daha fazla imkana sahip olmak isteyenler ya bir barındırma (hosting) alacaklar yada ücretsiz iyi bir hosting arayacaklar. Denemek amaçlı ben ilk önce ücretsiz hostingi öneririm. Fakat ondan sonra işler içinden çıkılmaz bir hal alabilir buda uyarı olsun. Biraz karışık olacak gibi madde madde ilerleyelim:

  1. WordPress.com VS. WordPress.org :
    1. WordPress.com: WordPress hosting bakımından ikiye ayrılıyor. WordPress.com ücretsiz blog yayını yapabileceğiz aynı zamanda ticari bir sitedir. Bu site üzerinde blog sahibi olduğunuz zaman bloğunuzun alan adı (domain) şu şekilde olur: benimblog.wordpress.com. Ücretsiz versiyon budur. Daha sonra bloğunuzun sizinle ilgili daha fazla şey anlatmasını yada diğer bloglardan ayrılıp bir adım öne çıkmasını isteyebilirsiniz. Bunun içinde alan adı (domain) almak iyi bir seçenek olarak gözükecektir. (İnsan sürekli ilerlemek, daha iyisini yapmak, farklı şeyler deneyimlemek ister. İşte insan böyle bir varlıktır. Ne yaparsın?) Domaini wordpress.com üzerinden alabileceğiniz gibi dış bir kaynaktan da alabilirsiniz. Sonra yönlendirme yapmanız gerekecek. (Kullanıcıların takıldığı bir konu daha.) WordPress.com’u tercih edecekler için bir önemli husus daha var ki o da alan (hosting) 3 gb ile sınırlıdır. Çoğu kişi için yeterli. Çoğu kişi için fazla bile. Yetmeyenler ücret ödeyerek artırabilirler. Hosting resimler ve dosyalar için gerekli bir unsur. Alanınız dolduğunda yazılarınıza resim ekleyemezsiniz.
    2. WordPress.org: WordPress hosting bakımından ikiye ayrılır demiştik. WordPress.com’u dilimiz döndüğünce anlattık. İkincisine WordPress.org’a geçiyoruz. WordPress.org ne demek oluyor? Bu noktada hosting sizin tarafınızdan karşılanıyor, wordpress yalnızca altyapıyı sağlıyor. WordPress.org da bir internet sitesi wordpress’e bağlı olan. WordPress burada kendi platformunu blogculara yada site sahiplerine artık ne amaçla kullanacaklarına bağlı ücretsiz olarak dağıtıyor. Dağıttığı bu şey bir dosyadır. Kaynak kodu, yazılım, php ile kodlanmış bir yazılım bir tür mantıksal işlemci, basit düzeyde yapay zeka. Dosyayı açtığınız zaman içerisinden bir tür metin belgesi çıkar ve yine bi text editörü ile kolayca değiştirilebilir. Burada  değinmek istediğim bir başka konu var. Facebook dediğimiz şey bu php yazılımıdır. Mark Zuckerberg bunu üniversite odasında yazmış ve 30 milyar dolarlık bir servetin sahibi olmuştur. Ne ilginç değil mi? Php’yi icat eden adam bunun yüzde birini kazanmamıştır. Gates bile yıllar sonra zengin oldu. Allah’ın dilediğine hesapsız rızık vermesi bu olsa gerek. WordPress’e geri dönelim. Kendi hostinginiz olduğunda bu dosyaları istediğinize göre değiştirebilir yeniden düzenleyebilirsiniz. WordPress.com’da bu imkana sahip değiliz. WordPress.com ile WordPress.org arasındaki bir fark da forumlarıdır. Forumlarda başkalarından yardım alabilirsiniz. Yalnız kendi hostingine sahip wordpress yayıncıları wordpress.org forumunu kullanmalı buda bir başka ayrıntı. Kurala uymadığınız takdirde adminler sizi uyarır. Sorunuza cevap alamazsınız.
  2. Hosting: Hostingi ücretsiz hostingleri deneyebileceğiz gibi satın da alabilirsiniz. Fiyatları $10 gibi bir seviyeden başlar, sınırsız yükselir. Vps, Cloud, Reseller, Dedicated gibi çeşitleri vardır. Ücretsiz hosting de olsa ücretli de olsa hosting sağlayıcısı muhakkak bir alan adı uzantısı verir. Ör; benimblog.vsback.com, benimblog.dusuncedunyasi.com gibi tabii bu kadar güzel olmaz anlamsız şeyler yada kendi domainin alt alan adını verir. Hosting sağlayıcısı Türkiye’de olabileceği gibi yurt dışında da olabilir. Benim yurtiçinde önerebileceğim hosting yalnızca Turhost. Turhost’tan başka hostingler de var fiyat olarak o zaman bana uygun geldi hizmetinden memnun kaldım. İsimtescil’i hosting konusunda önermiyorum. Yurtdışı olarak byethost, tmdhosting, x10hosting güzel firmalar bunlarla çalışılır fiyatları da makul düzeyde. Ödeme yapmak için kredi kartı kullanmanız gerekecek hatırlatmakta fayda var. Paypal’da olsa kredi kartınız ekli olmalı hesabınızda. Byethost’un ve x10hosting’in ücretsiz hosting servisleri var denemek isteyenler için. Yalnız x10hosting Türkiye’ye hizmet vermiyor. Önce veriyordu da sonra ne olduysa bilemiyorum, konunun benimle alakası yok yani bunu özellikle belirteyim. Bu yazıyı yurt dışından okuyanlar olabileceğini düşündüğüm için onu da dahil ettim. Hostingi aldıktan sonra wordpress.org’dan dosyaları indirip hostinge yükleme yapmamız gerekecek. Neyse ki günümüzde hosting sağlayıcıları otomatik kurulum uygulamaları sayesinde bizi bu dertten kurtarıyorlar.
  3. Alan adı (Domain): Alt alan adından memnun olmayan wordpress.com kullanıcıları domaini wordpress üzerinden alabilecekleri gibi dış sağlayıcıdan da alabilirler. Domain konusunda ben İsimtescil‘i tercih ettim hosting’in aksine bu konuda oldukça iyiler. Dışarıdan alım yaptığınızda yine WordPress’e yönlendirme yapmak için (bu yazıyı hazırladığımda $13) bir miktar ücret ödemeniz gerekecek. Hosting alan kullanıcılar büyük ihtimalle domaini de aynı yerden alacaklardır. Daha önceden almış oldukları bir alan adı yoksa tabii. Şöyle birşeyde var bazı hosting sağlayıcıları hosting alırken ücretsiz domain veriyor. Dikkat edilmesi gereken bir başka nokta. Domain almak isteyenlerin karşısına bir soru gelecek hangi uzantıyı istiyorsunuz? .Com, .net, .org, .co en çok kullanılan uzantılar .io da oldukça popüler ama biraz tuzlu gelebilir. $2’a domain uzantısı bulabileceğiniz gibi $250’da bulabilirsiniz. Elbette tüm bunların yanında alan adınız bloğunuzun içeriği ile uyumlu (SEO), orjinal ve kolay hatırlanabilir olmalı. Blog yazarları genellikle kendi adlarını domain olarak kullanırlar.
  4. WordPress Güncellemeleri (Sürüm): WordPress belli aralıklarla kendini günceller. Yazılımcılar çağa ayak uydurmak, geri kalmamak için çalışıyorlar. Bir varolma savaşı veriyorlar kısaca. WordPress.com kullanıcılarına bu noktada düşen bir görev yok. WordPress.org yani kendi hostingini kullanan kişiler ise bu güncelleştirmeleri kendilerinin yapması gerekiyor. Sitelerinin admin kısmına girdiklerinde zaten karşılarına uyarı yazısı gelecektir. Zor birşey değil. Bir iki tıkla 10 saniye bile sürmez. Bazı ücretsiz hosting sağlayıcıları bu güncelleştirmeyi yapmanıza izin vermez. WordPress’in son sürümünü kullanmak istiyorsanız indirip “dosya yöneticisi” aracılığı ile yada “ftp” ile yüklemeniz gerekir. Dikkat edilmesi gereken şey ise wordpress’i hep wordpress.org üzerinden indirmek. Böylece hem son sürümü indirmiş oluruz. Hem de sonradan sonraya karşımıza çıkacak olumsuzluklardan korunmuş oluruz. (Sitenin hacklenmesi, iframe virüsleri vs.)
  5. Temalar: WordPress.com üzerindeki blog yazarları yalnızca wordpress’in sağlamış olduğu temaları kullanabilir. Önceden seçenek daha azdı şimdi bayağı hız verdiler, temalar çoğalıyor. Bunların bir kısmı premium yani ücretli temalardır. WordPress.com’a dışarıdan tema yükleyemezsiniz, yükseltme yapmadığınız sürece. Kendi hostingine sahip blog yazarları ise yine wordpress’in sağlamış olduğu bu temaları ücretsiz kullanabilecekleri gibi diğer özgür şekilde kendi temasını yapan tasarımcıların temalarını da kullanabilirler; ücretli veya ücretsiz. Gerçekten kaliteli temalar var ücretli olarak. Paranız bolsa tavsiye ederim. Yine bu temalar üzerinde kendi hostingine sahip kullanıcılar istedikleri değişiklikleri yapabilirler. WordPress güncellemeleri sırasında dikkat edilmesi gereken temanızın wordpress sürümüyle uyumlu olması. Değilse siteniz düzgün görüntülenmeyebilir. Belki hiç açılmaz. (Aslında genelde açılmaz. Böyle bir sorunla karşılaşırsanız. Hostingin dosya yöneticisinden veya ftp yoluyla yüklemiş olduğunuz tema dosyasını silmeniz gerekir.) Tema seçerken mobil uyumlu olmasına dikkat etmelisiniz. Yeni çıkan temalar genelde zaten mobil uyumludur. Temayı seçtiğiniz zaman hem mobilde hem masaüstünde denemeniz nacizane tavsiyemdir. Temalarda dikkat edilmesi gereken diğer husus sorgu sayısıdır. (Özellikle wordpress’in kendi varsayılan temaları dışında tema kullanacak kişiler dikkat etmeliler.) Sorgu sayısının fazla olması sitenizi yavaşlatacaktır. İlk başta farkedilmeyebilir. Site trafiği arttıkça bir sorun olarak karşımıza gelecektir. Temalara Görünüm > Temalar yoluyla ulaşabilirsiniz. Diğer bir husus bir wordpress bloğunu ziyaret ettiniz diyelim, bloğun teması hoşunuza gitti ve kullanmak istiyorsunuz. Ziyaret ettiğiniz bloğun sağ alt köşesinde bir kutucuk var. Bu kutucuktaki noktalı kısma tıkladığınızda temayı edin yazısını görebilirsiniz. Yine Görünüm altında bileşenlerinizi de yönetebilirsiniz. Bileşenler bloğunuzda sağda, solda veya alt kısımda olabilecek En son yazılar, Son yorumlar, En çok ziyaret edilen yazılar ve Sayfalar, İstatistikler, arama kutusu gibi kutucuklardır. Bunları sürükle bırak yöntemiyle ekleyebilir, kaldırabilir veya yerlerini değiştirebilirsiniz. İnsanlar genelde hata yapmaktan korkuyorlar. Endişe edecek birşey yok burada yaptığınız her hata geri alınabilir. Uğraştırır biraz o kadar. Görünüm > Menüler yoluyla menülerinizi düzenleyebilirsiniz. Menüler genelde sitenin üst kısmında bulunan Hakkında sayfasına ve iletişim sayfasına giden linklerdir.
  6. Eklentiler: Eklentilere wordpress’e işlevsellik kazandıran uygulamalardır diyebiliriz. WordPress.com kullanıcıları yükseltme yapmadıkları sürece eklentileri kullanamazlar. WordPress.org kullanıcıları eklentilere wordpress.org üzerinden yada admin panelindeki eklentiler sekmesinden ulaşabilirler. Eklentiler wordpress için bir çeşit uygulama mağazasıdır. Dikkat edilmesi gereken nokta ise aşırı ve gereksiz eklenti kullanmamak. Eklentilerin fazla olması sunucu yükünün artmasına dolayısıyla sitenin yavaşlamasına neden olur.
    1. Jetpack: WordPress’in en önemli eklentilerinden biri kendi hostingine sahip wordpress yayıncıları mutlaka kurmalı.
    2. Sitemap: Otomatik sitemap oluşturan bir eklenti olmazsa olmazlardan.
    3. All in Seo: Arama motoru optimizasyonu için gerekli bir eklenti.
    4. WP Super Cache: Sitenizde önbellekleme yapıp daha hızlı açılmasını sağlar. Daha az kaynak tüketir. (Cpu, Ram) Siteniz aşırı kaynak kullanırsa hosting firmanız daha pahalı bir hosting paketi seçmenizi isteyebilir.
  7. İçe Aktar / Dışa Aktar : Araçlar sekmesinin altında bulunur. WordPress.com bloglarında hazır bir şekilde gelir. Kendi hostingini kullananların eklenti şeklinde yükleme yapması gerekiyor. Ne işe yarıyor? Dışa aktar bloğun yedeğinin alınmasını sağlar. İçe aktar ise yedekten yükleme yada diğer platformlardan aktarım için kullanılır.
  8. Gravatar: Gravatar yine wordpress’in yapımcıları tarafından geliştirilmiştir. Mail adresinize bir profil resmi atarsınız. Bu mail adresini kullandığınız başka web sitelerinde de profil resminiz çıkar. Gravatar günümüzde gitgide bir site vardı da adını hatırlayamadım. İnsanlar bir profil resmi yükler, kısa bir hakkında yazısı ve iletişim bilgilerini yazardı. Bugün gravatar ona dönüşmüş durumda. WordPress yorumlarında resminiz çıksın istiyorsanız gravatarı kullanmanız gerekir.

Reklam Yayıncılığı ve WordAds


WordPress.com bloglarında WordAds’den başka reklam yayınlamanın olanaksız olduğunu söylemiştik. WordAds içinde bir domain almamız ve domain yönlendirme ücretini de gözden çıkarmamız gerekiyor. Tüm bunları yapmadan önce hesap kitap yapmakta fayda var. Bu işten para kazanmak istiyorsak bloğumuzun ciddi bir ziyaretçi trafiğine ihtiyacı olduğunu unutmamalıyız.

Kendi hostingi bulunan blog yazarları AdControl eklentisi ile yine WordAds yayıncısı olabilirler.

WordAds gösterim bazlı reklam platformu aslında bu iyi bir özellik. Bana sorarsanız zaten reklam göstermektir. Asıl sorun kazanacağınız paranın ziyaretçilerinizin nereden geldiğiyle alakalı olması. En fazla kazandıran ziyaretçiler ABD ve Kanada. Eğer yabancı diliniz varsa bu sizin için bir avantaj olabilir. Hem daha çok insana da hitap etmiş olursunuz.

WordAds ödemeleri ne durumda? : 2015 öncesi kazançlar oldukça iyiydi. 2015 sonundan bu yana %50 düşüş var.

Kendi hostingi bulunan yayıncılar için Google’nin Adsensesi de iyi bir seçenek olabilir. Adsense de Google kadar wordpresse sempati duyuyor. Eğer kaliteli, orjinal bir içeriğiniz varsa Adsense’den güzel paralar kazanabilirsiniz.

Kullanıcı Deneyimi


Wp Yöneticisi – Admin Paneli

Bloğumuzun yönetim merkezi, ziyaretçilerin göremediği saklı yanı. Burada içerik eklemek, tema değiştirme, bileşenleri düzenleme gibi işlerimizi yaparız. Normal bir blog yazarının içerik eklemek dışında pek uğramaması gereken bir yer. Eğer her gün bir ayar değiştiriyor, tema yeniliyorsak sorun var demektir. Sakınılması gereken bir durum. Sol tarafta araç çubuğu var, burada menüler yer alır. Yapacağımız işe göre istediğimizi seçebiliriz. Wp Yöneticisinin wordpress.com kullanıcıları için yakın zamanda kalkacağını düşünüyorum.

İstatistikler

İstatistikler blog yazarları için önemli bir unsur. Ancak bu şekilde yazılarımız okunuyor mu, okunmuyor mu öğrenebiliriz. Ancak bu şekilde ziyaretçinin ne istediğini anlayabiliriz. Ya da en fazla okunan içeriklere benzer içerikler oluşturarak, o konulardaki deneyimlerimizi diğer insanlara daha fazla aktarmak suretiyle okuyucuların ilgisini çekebiliriz. Ziyaretçi istatistikleri wordpress.com üzerinde yerleşik bir vaziyette zaten bulunuyor. Kullanıcıların herhangi bir şey yapmalarına gerek yok. WordPress.org tarafını tercih edenler ise kendi bloglarına başka eklentiler yükleyerek istatistikleri görebilecekleri gibi Jetpack eklentisini yükleyerek hem istatistikleri görebilirler hem de Jetpack’in diğer pekçok özelliğinden faydalanabilirler.

Yorumlar

Yorumlar ziyaretçi etkileşimi için önemli. Ziyaretçinin bloğunuza geri dönmesi için önemli. Yazılarımız dahası blog içerimiz ziyaretçimizi yorum yapmaya zorlayacak türden olmalı. Bunun için zamanla kendinize has stratejiler geliştirebilirsiniz. Ziyaretçinin yaptığı yorumlara da muhakkak yanıt verilmesi gerekir. ( Altın kural. )  Yanıt verilmeden bloğa başka içerik girilmemeli. Eğer böyle bir hata yaparsanız, bloğu ziyaret ettiğiniz ve ziyaretçinin mesajını gördüğünüz izlenimi oluşacaktır. O zaman okuyucu, “yeni içerik girecek vakti vardı da yorumumu cevaplayacak vakti yok muydu” der ve sizin onu önemsemediğinizi düşünebilir. Bu türden hatalar okuyucunun sizden soğumasına sonrasında ise takipçi kaybına neden olacaktır.

Kendi hostingini kullananlar için Jetpack eklentisi burada yine devreye giriyor. Jetpack’i yükleyerek wordpress hesabı olan diğer bloğ yazarlarının bu hesaplarını kullanarak bloğunuz üzerinde yorum yapmalarına izin vermiş olursunuz.

Resimler

İçerik oluştururken bir diğer husus resimlerdir. İçeriğimize konuyla alakalı en az bir resim eklememiz gerekir. Resim eklerken resmin kaliteli olmasının yanısıra boyutunun aşırı büyük olmamasına özen gösterilmeli. Bu masaüstü kullanıcıları için sorun teşkil etmeyecektir ama günümüzde internet trafiğinin mobile kaydığını düşünürsek mobil kullanıcı resmin yüklenmesini beklemek istemeyebilir. Resmin geç yüklenmesi başlı başına bir sorun; bloğunuz da hiç de güzel bir görüntü oluşmaz. Üçüncü neden ise birazda ziyaretçilerimizi düşünerek olan bir şey; büyük resimler mobilden bağlananlar için internet kotalarının daha hızlı tükenmesi demek. Bu nedenle resimler tatminkar derecede kaliteli ama aşırı büyük olmamalı.

Taslaklar ve Zamanlama

WordPress’in iki güzel özelliği daha. Oluşturmaya başladığımız henüz yayınlanma safhasına gelmeyen içeriklerimizi taslak olarak kaydederek daha sonra vaktimizin bol olduğu bir zamanda tekrar dönüş yapabilir, düzenleyebiliriz. Zamanlama ise oluşturduğumuz içeriği daha ileri bir tarihte otomatik olarak yayınlaması için kullanabileceğimiz bir araç.

Öne çıkan görsel ve Bu yazıyı sabit yap

Yine içerik oluştururken kullanabileceğimiz özelliklerdir öne çıkan görsel ve sabit yapmak. Öne çıkan görseli her tema desteklemez öncelikle bunu belirteyim. Öne çıkan görsel yazı içerisinde resim kullanmanın dışında yine içeriğe bağlı oluşturabileceğimiz resimdir. Daha çok opsiyonel böyle janjanlı gözükmesini sağlar içeriğin, nasıl gözükeceği temadan temaya farklılık gösterir. Dediğim gibi bazı temalar da bu özelliği desteklemez. Biz içeriğimize öne çıkan görsel eklesek bile tema bunu desteklemediği için bloğumuzda görülmeyecektir. Öne çıkan görsel özelliğinin kullanılmasını her wordpress blog yazarına öneriyorum. Mutlaka olması gereken bir şey. Bu yazıyı sabit yap, oluşturduğumuz içeriğin anasayfa da sabit kalmasını, yeni içerik yayınlasak bile alta kaymamasını sağlar. Hep en önde durmasını sağlar. Ne zamana kadar başka bir içeriği sabit yapıncaya kadar. O zaman en yeni sabit yaptığımız içerik öne geçecek diğeri ikinci sıraya düşecektir. Sabit yapdığımız içerikleri istediğimiz zaman tekrar normal durumuna döndürebiliriz. Sabit yazılarınızın nasıl görüneceği de temaya kalmış bir özellik; kimi temalar diğer içerikleriniz nasıl gözüküyorsa aynı şekilde gösterir, bazıları ise daha farklılaştırarak gösterir. Sabit yapılan içeriğin nasıl gözükeceği ve öne çıkan görselin nasıl gözükeceği seçtiğimiz temaya kalmış özel bir durumdur.

Paylaşma

WordPress.com üzerinde yerleşik bulunan diğer bir özellik, kendi hostingini kullananlar Jetpack eklentisi ile bu özelliği kullanabilirler. Peki ne işe yarar? Hazırlamış olduğumuz içeriği sosyal ağlardaki hesaplarımızda direk olarak paylaşabiliyoruz, yazıyı yayınladığımız anda ve hepsinde. Facebook, twitter, linkedIn, google+ vs. daha var bunlar herkesin bildiği, paylaşmak isteyebileceği sosyal ağlar.

İleri Düzey


Editör

Editörü içeriğimizi düzenlemek için kullanırız. Üst tarafta araç çubuğu var. Araç çubuğunda yer alan araçlar sayesinde içeriğimizi isteğimize göre şekillendirebiliriz. (Kalın yazma, eğik yazma, altı çizgili, üstü çizgili, başlığa dönüşürme, link ekleme gb.) Bunun için metni seçmeli daha sonra araç çubuğundaki ilgili yere tıklamalıyız. Yine içeriğimize burada iletişim formu, anket ve görsel ekleyebiliriz.

Markdown

Markdown, klavye üzerinden daha hızlı yazmak için kullanılan bir işlev. Elinizi hiç klavyeden ayırmadan araç çubuğu vasıtası ile yapabileceklerinizi yapabilirsiniz.

Web yöneticisi araçları

Web yöneticisi araçlarını arama motorlarında bloğumuzun görünürlülüğünü artırmak için kullanırız. Her arama motorunun kendi Web Yöneticisi Araçları vardır. Bloğunuzu kayıt ederek, siteniz arama motorunda kaç defa görülmüş, kaç defa tıklanmış ve hangi aramalarda görülmüş gibi istatistiklere ulaşabilirsiniz. WordPress.com kullacıları da kendi hostingine sahip kişiler gibi web yöneticisi araçlarını kullanabilirler. Ayrıca Google Web Yöneticisi üzerine site haritanızı eklemek sizin faydanıza olacak bir durumdur. Diğerlerine de eklenebilir tabii.

Google Analytics

Google Analytics, web yöneticisi araçları gibi sitemiz hakkında istatistiksel bilgi sağlayan adından da anlaşılacağı gibi Google’nin sunduğu bir hizmettir. WordPress.com kullanıcıları Google Analytics kullanmak isterlerse yükseltme yapmaları gerekir.

SEO -Arama Motoru Optimizasyonu

WordPress’in SEO konusunda eklentileri var dileyenler bunları kullanabilirler. Bu yalnızca wordpress.org için geçerli bir durum. WordPress.com üzerinde bloğu bulunanlar; içeriklerinde yapacakları seo çalışmaları ile yetinmek zorundalar.

Alexa

Alexa, yine web siteler için istatistiki veri sağlayan Amazon’un verdiği hizmet. Kayıt için herhangi bir şey yapmanıza gerek yok. O sitenizi gelir, gezer ve size bir puan verir. Bu puan önemlidir. Dileyenler ücret ödeyerek daha fazla imkanından faydalanabilir.

Bloğa yazar ekleme

Bloglar genelde tek kişinin alanı olmasına rağmen bazen başka kişilerinde katkıda bulunmasını isteyebiliriz. Kendi hostingine sahip blog yazarları da wordpress.com kullanıcıları da blogları na yazar ekleyebilirler. Yazarların bir kaç çeşidi var. Yönetici, Editör, Yazar, İçerik sağlayıcısı. Yetkileri birbirinden farklıdır.

Uygulamalar


WordPress’in Android ve Windows 10 üzerinde çalışan uygulamaları var. Bunları indirip kullanmak işinizi oldukça kolaylaştıracaktır. Ben özellikle Android uygulamasının herkes tarafından kullanılmasını öneriyorum. İnternet erişiminiz olmasa bile içerik hazırlayabiliyor ve cihaza kayıt edebiliyorsunuz. Yine yorumları bu uygulama sayesinde oldukça kolay ve hızlı bir şekilde yanıtlayabilirsiniz.

Medium.com

Medium, Twitter kurucuları Evan Williams ve Biz Stone tarafından, 140 karakterle yetinemeyen kullanıcıları için Ağustos 2012’de oluşturulmuş mikro blog platformu. Yine Medium.com üzerinden de blog yayını yapılabilir.

Ömer Moğultay

Yazar Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

“10 yıllık blog yazarından WordPress nedir? Blog yazarlığı ve yönetimi…” için 9 yanıt

Ayrıca 20 TL ile sınırsız hostinge sahip olmak isteyenler benimle bu yorumu cevaplayarak iletişime geçebilirler. Domain ücreti hariç. https ve cloudflare ayarlarını bizzat ben yapacağım. Domain ücreti kendinize ait isterseniz onu da alabilirim. Bahsettiğim platform benim kendi kullandığım platform. Kendi platformumu sizin için kuracağım yani. Günde 1700 ziyaretçi 2300’den fazla sayfa gösterimi yapıyor. İki yıldır hiçbir sorun yaşamış değilim. İlgilenenler yoruma…

Sınırsız hosting ne anlama geliyor onu da açıklayalım. Yenileme ücreti yok demek oluyor. Normalde hostingler paket halinde aylık, yıllık olarak satılır dönem sonunda siz kullanmaya devam etmek istiyorsanız bir yenile ücreti ödersiniz. Benim tavsiyeme uyarsanız yenileme ücreti ödemezsiniz.

Oooooooooo yüce efendimiz ışığınızla aydınlatın bizi. Bugün keşke diyorum okulda gram türkçe dersi göreceğime sadece ingilizce öğrenseymişim ne kadar iyi olurmuş.