“Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenler, kafirlerin ta kendileridir.” Maide suresi 44. Ayeti meali

“Allah’ın hükmüyle hükmetmeyenler, kafirlerin ta kendileridir.” Maide suresi 44. ayet meali

Öncelikle şu soruyu sormakta fayda var. Kafir olurlar mı? Peki ya cevap ne? Cevabı yukarıdaki ayet bu kadar açık şekilde zaten söylüyor. Belki bazı kimseler hiç kimseyi dinden imandan etmemek için sınırları oldukça geniş tutuyorlar ama böyle giderse dinin bir putperestin yahut hristiyanın dininden hiç bir farkı kalmayacak. Peki İslam dinini onlardan ayıran şey nedir? Bu hükümler dinleri birbirinden ayırmıyor mu? Bu hükümler sayesinde hak olan ile batıl olanı birbirinden ayırmıyor muyuz?

Bu kadar karışıklığa neden olmasının nedeni ise “amel imandan cüz değildir” i bir dayanak noktası kabul etmeleridir. Doğru ehli sünnet alimleri böyle buyurmuşlardır. Kişi günahkar olur ama dinden çıkmaz diyorlar. Fakat bazı noktalar var ki genele uygulanan kurallar oraya gelince işler normalin dışına çıkıyor. Allahü Teala Kuran-ı Kerim de ibadetlerden de bahsediyor ve bu ibadetlerin hiçbirinde eğer yapmazsanız kafir olursunuz diye bir kural koymuyor. Sadece bu ayette hüküm sahipleri konusunda böyle buyuruyor.

Bazıları diyor ki eğer hükmü veren hakim eğer verdiği hükmün Allah’ın kanunlarına aykırı olduğunu biliyor ve böyle kabul ediyorsa o dinden çıkmaz sadece günahkar olur. Bu yanlış bir düşüncedir. Ayet tekrar tekrar tetkik edilecek bir kez daha okunacak olursa bu noktada çok kesin olduğu ve hiçbir çıkış yolu bırakmadığını her vicdan sahibi kişi anlayabilir. Bu konuda bir misal vermek gerekirse; cahiliye devrinde, müslümanlığın ilk zamanlarında yaşayan yahudilerin ileri gelenleri Muhammed aleyhisselam’ın peygamber olduğunu anladılar ve bile bile inkar ettiler. Arabın ileri gelenlerinde yine aynı şekilde. Görüldüğü üzere burada da onların gerçeği anlamış olmaları ve bunu böyle bilmiş olmaları hiçbir şeyi değiştirmedi. Onlar Allah’ın peygamberi ile savaştılar ve kafirler olarak canlarını verdiler.

Soruyu tekrar sorma ihtiyacı burada belirdi. Peygamber neden savaş yapma gereği duydu. Allah’ın kanunlarını egemen kılmak için değil mi?

Şunu iyi anlamak lazımdır. Müslümanların başında önceden Muhammed aleyhisselam vardı. Onun vefatından sonra halifeler yerine geçti. Bunlar hem dini liderlik hem devlet yöneticisi ve hemde hakimlik vasıflarını birleştirerek kendilerinde taşıyorlardı. Günümüzde bu görevler paylaştırılmış durumundadır. Eğer ki bir imamın papaz elbisesi giyip çanlar  eşliğinde müslümanlara ibadet yaptırması düşünülemezse (ki dikkatinizi çekerim böyle bir şey yapacak olurlarsa dinden çıkarlar) aynı şekilde de müslüman bir toplumun liderlerinin de Allah’ın yasak ettiği bir şeyi meşru sayması veyahut hakimlerinin bunun dışında bir karar alıp güvenlik güçleri ile insanlara bunu dayatması düşünülemez.

Yazar: Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Düşüncenizi belirtin