Kategoriler
Kimdir

Bruce Lee (biyografi)

Bruce Lee, (doğum: 1940, ölüm: 1973) savunma sporlarına ilgi duyan herkesin karşılarına çıkan ilk isimdir. Kendisi Çin kökenli bir Amerikan vatandaşı. Bruce Lee’nin hayatının ilk yıllarında garsonluk yaparak hayatını kazandığını biliyor muydunuz? Peki onun üniversitede felsefe bölümü okuduğunu. Bugün sizlere küçük ejder Bruce Lee’nin hayatından bir kesit sunacağız.

Bruce Lee ve Chuck Norris
Bruce Lee

Bruce Jun-fan Lee, 27 Kasım 1940 yılında Amerika’da San Francisco’daki “Chinese Hospital” hastanesinde dünyaya geldi. Bruce Lee’nin ailesi Çin operasında oyuncuydu. Lee doğduğunda, bir turne için Amerika Birleşik Devletlerde bulunuyorlardı. Bruce Lee’nin Amerika vatandaşlığı alması da bu şekilde oldu. Gördüğünüz üzere o doğuştan şanslıydı.

Bruce Lee ve Linda Lee Cadwell

Bruce Lee ailesi

Bruce Lee’nin ailesine göz atacak olursak, onun babası yani Lee Hoi-chuen bir çinlidir, annesi ise Grace Lee yarı çinli bir beyazdır. Daha sonra Bruce Lee’nin kendisi Amerikalı bir beyaz olan Linda Emery ile evlenmiş ve bu evlilikten iki çocuğu olmuştur. Bir erkek ve kız. Onlar da babaları gibi oyunculuk yapmışlardır.

Çocuklarından Brandon Lee (1965-1993) bir film setindeki kaza nedeniyle trajik bir şekilde hayatını kaybetti. Kız çocuğu Shannon Lee (doğumu 1969) ise halen yaşamına devam ediyor.

Bruce Lee ailesi

Savunma sanatlarına ilgisi

Bruce Lee henüz altı yaşlarındayken karıştığı sokak kavgasında dayak yedi. Bunun üzerine ailesi onun Kung Fu öğrenmesini istedi ve bir kursa yazdırdılar. Küçük ejder bilinçsizce Kung Fu tekniklerini öğrenmeye başladı. Henüz o yaşlarda bile ileride edineceği hırçın ve sert karakterini belli ediyordu. Lee’nin gerçek ustası ve hayatında önemli bir yere sahip olan Yip Man‘nın öğrencisi olması ise 1954 yılında gerçekleşti. Ünlü Kung Fu ustası Yip Man ona Wing Chun öğretmeye başladı. Wing Chun ileride kendisinin geliştireceği Jeet Kune Do (Türkçe; durduran yumruk yolu) adlı savunma sanatının temelini teşkil eder.

Bruce Lee rahat durmuyor ve sık sık sokak kavgalarına karışıyordu. Bu konu da kötü şöhret edinince ailesi onun hayatını düzene sokmasını istedi. Bunun için de henüz 19 yaşındayken, 1959 yılında Amerika’da bulunan arkadaşlarının yanına gönderdiler.

Amerika yaşamı

Bruce Lee, burada garsonluk yapmaya başladı. Seattle’de bir restoran çatı katında kalmasına izin verdi. Çalıştığı sürece restoranın çatı katında kalabilecekti. Aynı sıralarda Washington Üniversitesinde Felsefe Bölümüne kayıt oldu ve geceleri restoranda çalışmaya devam etti. Aslında Lee’nin o sıralarda kafasında olan şey felsefe öğretmeni olmaktı.

Garsonluk yaptığı günlerde bir savunma sanatları okulu açmaya karar verdi. Amacı, Amerikalılara ilginç gelen Çin kültürünü onlara tanıtmaktı. Bu sebeple kendi adını taşıyan Jun Fan Kung Fu adında bir okul açtı. Bu spor okulu 1963 yılına kadar açık kalmış, yine aynı yıl Amerikalı Linda Emery ile evlenmiştir. Lee, daha sonra Oakland’da ikinci okulunu açtı.

Sinema Oyunculuğu Kariyeri

Bruce Lee’nin oyunculuk kariyeri sanıldığı gibi Amerika’da başlamaz o ailesinin işi nedeniyle daha küçük yaşlarda oyunculuk mesleğine adım atmış ufak denilebilecek rollerde yeteneğini sergileme fırsatı elde etmiştir.

İlk uluslararası çıkışını 1964 yılında Ed Parkers’la yapan Bruce Lee, sonrasında Green Hornet adlı dizi de oynamaya başladı. Green Hornet, Bruce Lee için bir umut kapısı olmuş, büyük çıkışının bu diziyle olacağını düşünmüştü. Ama işler umduğu gibi gitmedi ve Green Hornet bir sezon sonra yayından kaldırıldı. Bunun nedeninin o sıralarda Amerika da etkili olan ırkçılığın olduğu söylenir. Amerikan halkı bir Asya kökenlinin televizyonda beyazları pataklamasını hazmedememiş ve programı aşırı derecede eleştirmiştir. Green Hornet’in ardından James Garner’in de oynadığı “Marlowe” adlı filmde rol aldı. Fakat bu rol önemsenmeyecek kadar küçüktü ve kariyerinde ona hiç bir fayda sağlamadı. Bu sıralarda sakatlandı ama vazgeçmedi.

Bruce Lee’nin ilk uzun metrajlı filmi, henüz yeni kurulan bir film şirketi olan Golden Harvest ile çekilen Big Boss (Büyük Patron) filmidir. Şansa bakın ki “Büyük Patron” hem film şirketi hem de Bruce Lee için büyük başarı olmuş, film Güney Doğu Asya’da ve Hong Kong bölgesinde o güne kadar kırılmış tüm gişe rekorlarını altüst ederek büyük bir patlama yapmıştır. Lee’nin sonraki filmi ise Asya milliyetçiliğinin işlendiği Fist of Fury (Öfkenin Yumruğu) filmi oldu. Oynadığı bu filmlerde kendine özgü stilini sergileme fırsatı bulan Lee’nin Hollywood tecrübesi ile olağanüstü koreografileri, Hong Kong film sanayinde avantür filmlerin hareketli sahnelerine yeni bir boyut kazandırmıştır. Küçük ejder, çekilen filmin güzel olması için dövüş sahnelerinin koreografisi üzerinde uzun süre çalışıyor, hareketli sahneler için uzun plan çekimler yapıyor, yüksek tekmeler kullanıyordu. Nunchaku, Bo, Kali, bıçaklar ve küçük Çin okları gibi Escrima’nın (silahlı dövüş sanatı) tüm silahlarını kullanarak filmin dövüş sahnesini olağanüstü artistlik figürlerle süslemeye çalışıyordu. Elbette filmlerinin elde ettiği başarı onun bu gayretini perçinliyor daha azimli çalışmasına sebep oluyordu.

Bruce Lee’nin üçüncü filmi yanında yardımcı oyuncu olarak, Amerikada yedi defa karate şampiyonu olmuş “Chuck Norris’in” görüldüğü, Way of the Dragon (Ejderin Yolu)’dur. Filmin finali ise Kung Fu ile Karate’nin bir üstünlük mücadelesi gibidir.

Bruce Lee’nin art arda gelen filmlerinde bir takım yenilikler göze çarpar. Onu zirveye taşıyan filmi Game of Death (Ölüm Oyunu)’dur. Fakat bu filmi tamamlayamadan ölmüşür. Amerikan filmlerinde başrol oynamayı çok isteyen ancak bunu o güne kadar başaramayan Bruce Lee, dördüncü filmini çekerken Amerikalı yapımcılardan başrol oynayacağı bir film teklifi geldi. Bunun üzerine sanatçı Ölüm Oyunu filmini yarıda bırakarak, Çin-Amerikan ortak yapımı olan Enter the Dragon (Ejder Kalesi) filmini çekti.

Ölümü ve mezarı

Doktorları, Bruce Lee’ye dövüş sanatlarını kesinlikle bırakmasını ve iyileşmesi için yataktan çıkmamasını söylediler. Bunun nedeni son zamanlarda sırtından çok ciddi şekilde rahatsızlanmış olmasıydı. Bruce Lee hayatının en kötü dönemine girmişti. Altı ay boyunca sırtüstü yatakta kaldı. Bu sırada boş durmuyordu.  “Jeet Kune Do Tao” adlı kitabı yazmaya başladı. Ancak bitiremeden hayata veda ettiği kitabını eşi Linda Emery tamamladı. Bruce Lee’nin ölümündeki sır günümüzde açıklığa kavuşturulmuş değildir. Kimileri ölümünün beynindeki hasar görmüş bir damar yüzünden ya da tümörden olabileceğini söylüyor.

Eğer Bruce Lee’nin anlam yüklü ve motivasyon kaynağı olan sözlerini merak ediyorsanız sizi başka bir yazıya alalım.

Yazar Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

“Bruce Lee (biyografi)” için bir yanıt

Bir cevap yazın