Kategoriler
Genel

Çanakkale’de Gezilecek Yerler

ÇANAKKALE ŞEHİTLİĞİ

Çanakkale denilince her Türk insanının aklına ilk gelen olay Çanakkale savaşıdır. Osmanlı devletinin son zamanlarında artık ülkemizin toprakları işgal altında kalmış düşman ülkeleri tarafından büyük bir pasta olarak görülüp dilimlere ayrılması planlanarak gözünü topraklarımız üzerine dikmiş düşman ülkeleri tarafından ele geçirilmesi planlanmıştı. Çanakkale düşse Anadolu düşecekti.

Bu yüzden bu tarihi savaşa yediden yetmişe ülkemizin dört bir yanından bütün Türk Müslüman evladı insanlarımız canını ortaya koyarak birlik ve beraberlik ruhu altında katılmıştır. Çanakkale savaşının yapıldığı senede o yıl Galatasaray Lisesi hiç mezun vermemiştir. Çünkü bütün gençlerimiz vatan aşkı uğruna giderek aslanlar gibi topraklarını savunarak şehadet şerbetini içmişlerdir.  Bu şanlı zafer sonrasında Çanakkale savaşında yaklaşık olarak 250 bin şehidimiz hakkına kavuşmuş ve bu zaferi simgeleyen bir abide yani Çanakkale şehitliği yapılmıştır. Bu anıt bizlere Türk milletinin ne pahasına olursa olsun vatan topraklarına canı pahasına koruyacağını ve bütün düşmanları dizginleyebileceğini simgelemesi açısından Türk tarihinde oldukça büyük bir öneme sahip olmaktadır.

Çanakkale anıtı ilk olarak Gelibolu yarımadasında Alıcı tepede yapılması düşülmüştür fakat arazi yapısının bozuk olması ve denize uzak olması nedeniyle projede değişikliğe gidilerek Hisar Burnuna yapılmasına karar verilerek inşa edilmiştir. 1952 tarihi itibari ile yapımına karar verilen bu anıtın dönemin zorlu ekonomik koşulları sebebiyle birçok kez yapımı aksama uğramıştır. 15 mart 1958 tarihi itibari ile gövde kısmının inşası yapılabilmiştir. 1960 tarihinden itibaren milliyet gazetesinin para toplama kampanyası ile yeterli imkan sağlanarak şehitliğin inşası tam olarak tamamlanarak 20 ağustos 1960 tarihinde açılışı gerçekleştirilebilmiştir.

Çanakkale abidesinin bölümleri

Abidenin etrafında Türk şehitliği, meçhul asker şehitliği, yaralı askerlerin anıtı, rölyef, Mustafa kemal Çanakkale anıtı ve birde Türk bahçesi bulunmaktadır.

ÇANAKKALE SAAT KULESİ

Yapılışı

Çanakkale’yi tarihi açıdan simgeleyen ve sultan 2. Abdülhamid döneminde özellikle Abdülhamid’in bizzat ilgilenerek önemsenmesini istediği  1897 yılında yaptırılan tarihi eserin yapımına Çanakkale İtalyan konsolosu vitalis gapritore de katkı sağlamıştır.

Mimari yapısı

Saat kulesinin şekli kare prizmaya benzer, ayvalık kesme taşından yapılmıştır. Saat kulesi dört bölümden meydana gelmektedir. En üst kısımda bulunan altıgen şeklindeki kubbenin içerisinde çan bulunmakta ve çanın altında ise 4 bir yana bakan yuvarlak şekilli kadranlı saatler bulunmaktadır.

Saat kulesinin ikinci katında kapılar ve üçüncü katında ise pencereler bulunmaktadır. Çanakkale saat kulesi Çanakkale limanına yakındır. Kapı ve pencerelerinde bulunan uyumlu kemerli mimarı yapılar oldukça dikkat çekmektedir. 1987 senesinde İtalyan konsolosluğu yapan tüccar vitalis gapritore tarafından parasının ödenmesiyle inşasına başlanmış olan saat kulesi büyük mimari ustalar tarafından özenli bir şekilde sıkı bir çalışma sonucu tamamlanmıştır.

Restorasyonu

Çanakkale belediyesi tarafından birçok kez restorasyon uğramıştır. Bu önemli tarihi mimari eserin korunması adına restorasyonlar titizlikle yapılmıştır. İlk olarak saat kulesinin içerisinde yer alan saat mekanizması tamir edilerek yeniden çalışması sağlanmıştır. Saatin iç temizlik bakımı ve kadran aydınlatılması sağlanmıştır. Diğer katlarında bulunan kapı ve pencereler güzelce onarılarak ışıklandırma çalışması sonucu müzenin restoresi başarıyla tamamlanarak turistik açıdan ziyaretçilerine açılmıştır. Türkiye’nin dört bir yanından insanımızın Çanakkale turuna çıktığında mutlaka görmesi ve ziyaret etmesi gereken tarihi yapılı yerlerden birisidir. Çanakkale bulunan tarihi mimari eserlerin her birisi Çanakkale ruhundan Çanakkale savaşından şanlı ordumuzdan tarihimizden ecdadımızdan izler bırakır. Geçmiş yıllarda yapılan bu mimari eserlerin korunması adı vakıflar kurulup yardımlar toplanmakta aynı zamanda Çanakkale belediyesi tarafından bizzat ilgilenilip korunmaktadır.

ÇANAKKALE DENİZ MÜZESİ

Çanakkale zaferini görsel temalarla en iyi temsil edilen yapılardan birisi olan Çanakkale deniz müzesi Çanakkale çimenlik kalesinde bulunmaktadır. Ülkemizin denizcilik açısından en büyük müzesidir. Tarihi koleksiyonların çeşitliliği bakımından dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer almaktadır. Birçok turistler tarafından yoğun ilgi görülüp ziyaret edilmektedir. Türk silahlı kuvvetlerinin deniz kuvvetleri komutanlığına bağlı olarak hizmet verdiği için askeri müze statüsünde yer almaktadır. Çanakkale şehitlik abidesinden sonra mutlaka görmeniz gereken en önemli yerlerden birisi de burasıdır. Çanakkale deniz müzesi anıtkabir müzesi kadar öneme sahip bir yerdir.

Müze Restorasyonu

Çanakkale ruhunu her zaman ayakta tutabilmek ve gelecek olan nesillerinde bu mücadele ruhu hakkında hem görsel hem de bilgi açısından bilgi sahibi olabilmesi adına 1982 senesinde müzenin inşasına karar verilmiştir.

Müze Hakkında Bilgi

Müzenin içerisinde çimenlik kalesi, Nusret mayın gemisi maketi, tarihi savaşı anlatan resimler ve fotoğraflar, savaş sırasında kullanılmış olan silah ve mermiler, askerlerin elbiseleri gibi o günü canlandıran ve simgeleyen birçok eser bulunmaktadır. Müze içerisinde bulunan hediyelik eşya bölümünden hatıralara özel eşyaları satın alabilmektesiniz. Ayrıca kütüphane bölümünden Çanakkale savaşının tarihine ilişkin birçok değişik yazarlara ait kitapları alıp okuyabilir veyahut satın alabilirsiniz.

Müzenin ziyaret saatleri ve tarihleri

Pazartesi ve Perşembe günleri haricinde müze insanların gezip görebilmesi açısından her  zaman açık tutulmaktadır. Sabah 9 ve akşam 5 mesai saatleri içerisinde müzeyi ziyaret etmek isteyenler gidebilmektedir. Müze hakkında detaylı bilgiye sahip olmak isteyen kişiler 1-2 saat süre içerisinde müzenin tamamını gezmeyi tamamlayabilir.  Eğer Çanakkale gezisini Müzeler haftasına yani 18- 24 mayıs tarihleri arasına denk getirebilirseniz müzeyi ücretsiz olarak ziyaret etme şansını elde edebilirsiniz.  Öğretmenler haftasında öğretmenlere özel olarak veya 30 ağustos zafer bayramında, 10 kasım Atatürk’ü anma günü  ve 18 mart Çanakkale zaferi gününde ücretsiz olarak ziyaretçilere hizmet verilmektedir.

ÇANAKKALE ARKEOLOJİ MÜZESİ

Salon bölmelerinde oluşturulmuş bir mimari yapıya sahip olan Çanakkale arkeoloji müzesi 1984 yılında alınan kararla kilise binası yerinden Atatürk caddesi üzerinde bulunan yeni binaya taşınmıştır. Tek katlı bir yapıya sahip olan binada iç içe şekilde 7 adet salon bulunmaktadır. Troya, assos, apollon smintheion, tenedos (bozca ada ve Dardanos kazıları sonucu elde edilmiş olana arkeolojik eserler müzede sergilenerek turist amaçlı ziyaretçilere sunulmaktadır.

Salon bölmeleri

1.Salonda genellikle mezar yapıtları bulunmaktadır. Giriş salonu olarak başlar.

2.salon Çanakkale’nin eski yerleşim yerlerinden olan Kumtepe de elde edilmiş olan prehistorik döneme ait eserler ve troya eserleri sergilenmektedir. Roma imparatoru hadriana ait heykel bulunmaktadır.

3 salon içerisinde Eceabat’ta bulunan sporculara ait mezar steli bulunmaktadır. Diğer yandan yine troya eserleri vardır. Mezarlıklarda bulunan topraktan yapılmış olan heykeller antik yunan seramikleri bulunmaktadır.

4 salonda müzenin en önemli eserleri arasında bulunan Biga ve Çan ilçelerinde bulunmuş olan lahitler bulunmaktadır. Lahtin bir yüzünde troya kralı priamusun kızı olan polyksenin yunan askerleri tarafından boğazına bıçak vurularak kurban edilişi diğer yüzünde ise bir düğün olayı tasvirlenip anlatılmıştır. Dede tepe Tümülüs’ünde yapılan arkeolojik çalışmalar sonucunda mermer yapılı bir mezar odacığı içerisinde üzeri boyalı şekilde ölü yatakları bulunmuştur ve bu müzede sergiye açılmıştır. Helenistik döneme ait olan heykeltıraş praksiteles tarafından mermerden yapılmış olan afroditesi heykeli ise 5.salonda sergilenmektedir.

6. ve son olarak 7. Salon bölmelerinde ise roma dönemine ait olan heykeller, lahitler, kitabeler, pişmiş toprak heykeller, seramik kaplar, kadınlara ait süslü saç modelleri, cam eserleri, Helenistik döneme ait olan eserler ,kabartmalı bloklar, mimari eserler, mezar odalarındaki eserler gibi birçok arkeolojik eserler turistik ziyaretçilere sergiye açıktır.

Bir cevap yazın