Kategoriler
İş ve Finans Kişisel gelişim Yaşam

“Modern Köle” Olmaktan Kurtulmak İçin Atılabilecek Adımlar

sozluk’te hemen hemen her hafta “neden omrumuzu zengin sirketleri daha zengin etmek icin heba ediyoruz” tarzi basliklar aciliyor ve cok az insan bu konuda gercekten somut adimlar atiyor. madende, fabrikada calisip aldigi maas zaten ucu ucuna yeten veya yetmeyen mavi yakalilari anlayabiliyorum ama ortalamanin ustu maas alan beyaz yakali olup da finansal ozgurluk icin planlama yapmayan veya bu konuda bir amac bile belirlemeyen insanlari bir turlu anlayamiyorum. bir insan neden surekli sikayet ettigi ve kendisini mutsuz eden bir konuyu duzeltmek icin bir sey yapmaz ki?

finansal ozgurluk herkesin ulasmak icin cabalamasi gereken hedeflerden biridir. su anda calistigim sirketle is gorusmesine girdigimde su anki mudurum artik kliselesmis “uzun vadede kariyer hedefin nedir?” veya “x yil sonra kendini nerede goruyorsun?” tarzi bir soru sormustu, ben de durustce bir cevap verip “uzun donem kariyer hedefim kariyerimin olmamasi” deyince adamcagiz sasirmisti. sonradan uzun vadedeki hedefimin finansal ozgurluk oldugunu anlatinca olayin bu kadar da abes olmadigini gordu.

ornegin kendime 37-38 yaslari arasinda yani bugunden itibaren 7 yillik donemde tamamen finansal ozgurluk ilan edip emekli olma hedefi koydum ve bunun gerceklesip gerceklesmeyecegini zaman gosterecek. bu konuda bir plan yapip ilk adimlari atmak bile olumludur cunku en azindan somut bir seyler yaptiginizi gosterir.

finansal ozgurluge daha erken yasta ulasabilmek ve sozlukte bir coklarinin deyimiyle “modern kole” (aslinda sahsen katilmadigim bir deyim) olmaktan kurtulmak icin atilabilecek bazi adimlari siralayayim (not buradaki liste belli bir onem veya oncelik siralamasina tabi degil. ornegin 24 numara 17 numaradan daha onemli olabilir de olmayabilir de):

1.) para biriktirmenin ilk kurali para kazanmaktir. kazanmadiginiz seyi biriktiremezsiniz. kazandiginiz paranin ilk etapta temel ihtiyaclarinizi gidermesi, daha sonra da geriye para artmasi gerekir. bu yuzden mevcut bir isiniz varsa uzun sure issiz kalmamaya dikkat etmeniz gerekmektedir. mevcut isinizden memnun degilseniz yeni bir is aramaya baslayabilirsiniz ama yeni bir is bulmadan eski isinizden ayrilmayin (“maymunlar yeni bir dal tutmadan eski dali birakmazlar” diye bir soz var, bunu hatirlayin).

2.) turkiye’de yasiyorsaniz ve maasinizi turk lirasi uzerinden aliyorsaniz maasi alir almaz dolar veya euro’ya cevirin. boylece uzun vadede paraniz durdugu yerde deger kaybetmez. kazandiginiz paranin degerini korumasi en az degerine deger katmasi kadar onemlidir. nasil kazanilmayan para biriktirilemezse degerini surekli kaybeden ve enflasyon karsisinda eriyen para da biriktirilemez (biriktirilse de bir sey ifade etmez). dolar veya euro bir yatirim araci degil ama uzun vadede paranizi erimekten kurtaran araclardan biridir (bir digeri de altin). dolar bazli yatirimlar turkiye’de uzun vadede kolay kolay deger kaybetmez.

3.) finansal ozgurluk icin en onemli kavramlardan biri para biriktirmektir. ilk adimda parayi kazandiniz, ikinci adimda kazandiginiz paranin durduk yere erimesinin onune gectiniz ve simdi sirada ucuncu adim var. bu adimda da masraflarinizi kisarak gereksiz masraflardan kurtulacaksiniz ve kazandiginiz paranin daha buyuk bir kismi cebinizde kalacak. ilk olarak bir ay boyunca harcadiginiz paralari listeleyin ve nereye ne kadar para harcadiginizin farkindaligini olusturun.

4.) simdi bir aylik temel harcamalarinizdan olusan bir butce hazirlayin. aylik harcamalariniz arasinda bazilari olmazsa olmaz kategorisindedir (ornegin kira, elektrik faturasi ve yiyecekler). bazi harcamalar daha cok “luks” kategorisinde olacaktir ve bazilari iki grubun arasinda (olsa da olur olmasa da olur seklinde) olacaktir. tum harcamalarinizi bu uc kategoriye ayirin ama is burada da bitmiyor.

5.) is burada bitmiyor cunku bazi “temel harcamalar” ayni zamanda “luks harcama” da olabilir. ornegin odemeniz gerekenden fazla kira oduyorsaniz bu harcama bir anda temelden lukse sicrayabilir. bir oda eve ihtiyaciniz varken 2-3 odali ev tuttuysaniz, gereksiz yere luks bir yerde ev tuttuysaniz, hemen hemen hic kullanmayacaginiz halde bazi seylere fazladan para odediyseniz (ornegin sitedeki yuzme havuzu gibi) burada durup dusunmek gerekiyor. tabi ki hayatin gerceklerini de dusunmek gerekiyor. ornegin istanbul’un avrupa yakasinda yasiyorsaniz ucuz kira odemek icin gunde 2-3 saatinizin yolda gecmesi de hic karli degil cunku stres katsayiniz artacaktir (bir de ise arabayla gidip geliyorsaniz arabaya yapacaginiz masraf kiradan fazla olabilir).

6.) calistiginiz sektorde buyuk sehirde calisip yasama zorunlulugu yoksa buyuk sehirlerden uzak durmaya calisin. atiyorum a, b ve c isimlerinde 3 tane sehrimiz olsun. burada a mega-buyuk bir sehir, b orta buyuklukte bir sehir ve c kucuk sehir. a sehrinde daha cok is bulma imkaniniz var ve maaslar da daha yuksek ama ayni zamanda masraflar da deli gibi yuksek. b sehrinde maaslar da masraflar da daha dusuk ve c sehrinde yine maaslar da masraflar da epeyce dusuk. ilk bakista ucu de ayni yola cikiyor gibi ama oyle degil. bir arastirmadan hatirliyorum, buyuk sehirlerde kucuk sehirlere gore maaslar %30 oraninda daha yuksekken masraflar %60-70 oraninda daha yuksekti ve kucuk sehirlerde yasayanlar kara geciyordu.

7.) imkaniniz varsa ortalamaya vurdugunuzda gelirlerin turkiye’den cok daha yuksek oldugu abd, kanada, avustralya, avrupa gibi yerlere cikabiliyorsaniz cikmaya calisin. buralarda birkac senede biriktireceginiz para sizi turkiye’de yillarca ihya eder. tabi bunu soylemesi yapmasindan daha kolay ve herkesin bunu gerceklestirme imkani yok, bu yuzden bu madde uzerinde fazla durmuyoruz. bunu yapmanin en “kolay” yolu turkiye’de ofisi olan bir uluslararasi sirkete girip 1-2 sene sonra yurtdisindaki ofislerden birine transferinizi istemek. son donemlerde bu sekilde yurtdisina cikan cok insan var.

8.) elini verenin kolunu kaptiramadigi hicbir servis saglayicisiyla uzun donem kontrat yapmayin. ozellikle kablolu tv, dijital tv gibi platformlara fazla para dokmeyin. gunumuzde hemen hemen her sey internetten izlenebilmekteyken insanlarin tv izlemek icin neden para harcadigini ve bunun icin neden 1-2 yillik uzun kontratlar yaptiklarini anlayabilmis degilim.

9.) hayatinizdaki “gizli masraflari” aciga cikarin. mesela cogu insan 3 yilda bir bilgisayar ve telefon yeniledigi icin bu masraflar uzun vadede goze gozukmez. 3 yilda bir bilgisayara ve telefona 1,500’er lira veren biri bu donemde sirf bu iki alete bile 3 bin lira vermektedir. bu da 3 yila bolununce ayda 83 liralik bir masraf cikar. cogu insan aylik butce yaparken “yeni bilgisayar ve telefon parasi” diye kenara 83 lira ayirmaz ama aslinda olmasi gereken budur. yilda bir aldiginiz seylerin fiyatini 12’ye, 2 yilda bir aldiginiz seylerin fiyatini 24’e, 3 yilda bir aldiginiz seylerin fiyatini 36’ya bolerek aylik masrafiniza ekleyin. boylece aylik masrafinizin gercekte ne oldugunu daha net bir sekilde gorursunuz. ha bu arada elektronik esyalari surekli yenilemek zorunda degilsiniz. ozellikle laptop ve telefon gibi pahali esyalari yenilemeden once kullanabildiginiz kadar kullanin.

10.) hicbir yere gereksiz yere faiz veya ceza odemeyin. faturalarinizi zamaninda odeyin.

11.) finansal ozgurlugunuzu ilan etme konusunda hirsliysaniz kendiniz gibi bu konuda hirsli olan insanlarla beraber olun. arastirmalara gore arkadaslari savruk olan insanlar daha savruk oluyor cunku insanlar beraberce para harcamayi ve bazi konularda arkadaslarindan geri dusmemeyi seviyorlar. aslinda bunun tam tersi olmasi mantiga daha uygun olurdu. simdi bir insan dusunun, arkadaslari luks meraklisi oldugu icin kendisi de luks meraklisidir ve onlardan “geri kalmamak icin” parasini bolca harcamaktadir. aslinda bu kisi parasini biriktirse uzun donemde arkadaslari birer birer borc bataginda yuzerken kendisi finansal olarak onlardan fersah fersah ilerde olacaktir ama cogu insan uzun vadeyi degil kisa vadeyi dusundugu icin gosteris yapmasini saglayan seylere para harcayarak bunu “sosyal statu yatirimi” olarak goruyor.

12.) 11. maddede soylediklerim sadece duz arkadaslar icin degil iliskiler icin de gecerli. para harcamayi seven, her yerden masraf cikartan sevgiliden de uzak durmaya calisin. en basit ve goze carpan ornek olarak dugun masraflarina dikkat cekmek istiyorum. bazi insanlar “hayatimda bir kere evleniyorum” deyip oyle bir dugun masrafi yapiyor ki bu masrafin geri odenmesi 3-4 yil suruyor. halbuki butceye uygun ve sade bir nikahla evlenilse o para cepte kalacaktir veya bir yatirim olarak geri donecektir. son yillarda ozellikle avrupa’da sade ve masrafsiz nikah torenleri giderek daha da tutuyor.

13.) gelelim tatil konusuna. yilda bir defa 2-3 hafta tatil yapip yil boyunca biriktirilen tum parayi bu tatile yigmak, sonra yilin 11 ayini melankonide gecirmek (veya daha da kotusu yil boyunca tatilden dogan taksitleri odemek) mantiga uygun mudur? hayir. o zaman neden herkes bunu yapiyor? cunku insanlarin cogu uzun donem dusunme yetisinden yoksun ve herseye kisa donemlik olarak bakiyor. tatil yapmayin demiyorum, tatil her insan icin gereklidir ama tatilinizi en luks yerlerde yapmak zorunda degilsiniz. ben sahsen yillik izin kullanmayi biraktim. yilda 3 hafta (yani 15 is gunu) izin kullanip butun sene tatil ozlemi duymak yerine yil boyunca 15 farkli cuma gununde tatil kullanip haftasonlari “mini tatile” cikiyorum. boylece hem yerel takildigim icin daha az masraf gidiyor hem de yilda bir degil 15 kere tatile cikmis oluyorum.

14.) bu arada tatil demisken kamp yapmayi ogrenin. 4-5 gunluk otel parasina alacaginiz kaliteli bir kamp cadiri ve kamp malzemeleri sizi yillarca idare edecektir ve bir kere alisinca kamplar otel tatillerinden cok daha eglenceli gecmektedir.

15.) saglikli beslenin. cogu zaman sagliksiz yiyecekler (ornegin fast food veya kutuda gelen dondurulmus yiyecekler) daha ucuz olsa da uzun vadede kaybedeceginiz sagligin degeri daha fazla. gunumuzde saglik giderlerinin bir cok insanin en gider kalemini olusturmasinin bir yana sagliksiz insan hayattan zevk alamaz.

16.) finansal ozgurluge kavusunca “emekli olup” tasinacaginiz yeri belirleyin ve orada yatirim yapmaya baslayin. atiyorum kucuk bir sahil kasabasina tasinmak istiyorsaniz simdiden oralardan taksitle ev bakin. bu sayede kendinizi her ay kenara para koymaya zorlamis olacaksiniz. zaten cogu kucuk kasabada ev fiyatlari da daha ucuz olacagi icin yapacaginiz yatirim buyuk sehirlerden daha ucuza gelecektir. ustelik boyle bir yatirim yaparsaniz yaz tatillerinde gideceginiz yeri de belirlemis olursunuz ve bu tatillerde yapacaginiz masraf da epeyce duser.

17.) yatirim cok onemlidir. sirf disinizden tirnaginizdan arttirdiginiz parayla finansal ozgurluk ilan etmeniz cok zor. biriktirdiginiz paranin bir sekilde buyumesi gerekiyor. bunun icin de yatirim yapmaniz gerekiyor. gunumuzde binbir cesit yatirim kanali var ve bazilari cok riskliyken bazilari daha az risk tasiyor. kendinize en uygun yatirim kanalini belirleyip onun inceliklerini ogrenin. bu biraz zaman alacak ama uzun vadede cokca ekmegini yiyeceksiniz.

18.) disardan yiyecek soyleme isini mumkun oldugunca azaltin ve evde yemek yapmayi ogrenin. boylesi hem daha saglikli, hem yeni bir hobi edinmis oluyorsunuz hem de yemeginizde ne oldugunu bilmis oluyorsunuz. yemek endustrisinde (ozellikle mutfakta) calisanlar genelde disarda yemeye sicak bakmazlar cunku o mutfakta nelerin dondugunu en iyi onlar bilirler.

19.) ozellikle giyecek konusunda marka takintiniz olmasin ama kalite takintiniz olsun. ornegin 2-3 senede bir yeni bir mont alacaginiza kaliteli bir mont alip 10 sene giyin. aynisi ayakkabi ve botlar icin de gecerli. bununla beraber kisa surede tukenen seyler icin (ornegin abur cubur yiyecek veya tuvalet kagidi) ille de en kalitelisini almaniza gerek yok. bunlarda en ucuzunu alabilirsiniz.

20.) minimalizm felsefesiyle yasamayi ogrenin. ortalama bir evde bulunan esyalarin yarisi veya yarisindan daha azi kullanilmaktadir. hemen hemen herkesin evinde “bir gun lazim olur” diye alip atmaya kiyamadigi seyler mevcut. bir sey satin alirken “bir gun lazim olur” diye degil “bugun buna ihtiyacim var mi?” diye bakarak alip almama konusunda karar verirseniz uzun vadede cok tasarruf edersiniz.

21.) kazandiginiz paranin bir kismini “yokmus” gibi gorun. ornegin ayda 10x lira kazaniyorsaniz sanki maasiniz 8x liraymis gibi davranin ve 8x ile gecinmeye calisin. butcenizi de gercekci olarak buna gore yapin. uzun vadede buna alisacaginiz icin yatirim yapabileceginiz para giderek artacak ve paranizin verimi artacaktir.

22.) yukarda “yeni bir is bulmadan elinizdeki mevcut isi birakmayin” demistim ama bu is aramayi tamamen birakmaniz anlamina gelmiyor. isinizden olesiye memnun bile olsaniz 6 ayda bir cv’nizi yenileyip birkac ise basvurun. bu sayede son donemde degisen is piyasasi konusunda guncel bilgi sahibi olursunuz, isverenlerin nelere deger verip vermedigini gorursunuz ve sansliysaniz su anki isinizden daha iyi sartlar sunan bir is bulabilirsiniz. bu her zaman tutmaz ama 3-4 yilda bir tutsa bile kar edeceksiniz.

23.) yukarda bilgisayar, telefon gibi pahali urunleri aylik olarak bolun ve butcenize ekleyin demistim ama simdi de tam tersini soyleyecegim. gunluk olarak tukettiginiz seylerin gercek fiyatini anlamak icin yillik hesaplamalar yapin. ornegin disarda kahve icmek icin gunde 5 lira harciyorsaniz bu size koymaz ama yilda 1825 lira harcamak (ayni hesaba geliyor) koyabilir. bu bakis acisi da yaptiginiz bazi gunluk harcamalari kismaniza yardimci olabilir.

24.) araba almaya mecbur degilseniz almayin. gunumuzde arabalar konfor ve rahatlik demektir ama vergisiydi, taksidiydi, bakimiydi, trafik cezasiydi, tamiriydi derken arabalarin faydasindan cok masrafi var. isyeri yakin mesafedeyse bisiklet dusunulebilir. bu arada ayda yilda bir arabaya isiniz dusuyorsa satin almak yerine kiralamak cok daha ucuza geliyor.

25.) mutfak alisverisinizi yaparken belli bir plana gore yapin. ornegin supermarkete gittigimde cogu zaman aldigim seyleri “bu pazartesi, bu sali, bu carsamba” diyerek kategorilere sokuyorum ve hangi gun ne yiyecegimiz, hangi yiyecegi neden aldigimi biliyorum. her hafta bittiginde ne ac kalmis oluyorum ne de cope giden yemek oluyor. en son cope yemek artigi atali 3-4 sene olmustur.

26.) kisin evde donla gezip isiticiyi kokleyeceginize 1-2 kat giyinip isiticiyi birkac derece dusururseniz faturaya epeyce yansiyacaktir. birkac sene once normalde satin almayacagim fiyatta pahali bir battaniye almistim ve en basta sucluluk duygusu duymustum ama o battaniye beni sicak tuttugu icin dogalgaz faturalarindan yaptigim tasarrufla o battaniyenin parasi kim bilir kac kere cikmistir.

27.) araba kullanacaksaniz da cok dikkatli kullanin. gerekirse yollarin kalabalik oldugu veya havanin kotu oldugu zamanlarda araba kullanmamaya calisin. bu sayede hem daha az kaza yaparsiniz, hem arabanin omru uzar, hem de trafik cezalarindan yirtarsiniz.

28.) bir sey satin alirken mutlaka ama mutlaka indirim kuponlari ve ozel firsatlar arayin. donanimhaber olucusu olun demiyorum ama bir seyi daha ucuza alma sansiniz varsa bunu degerlendirin. ornegin kislik giyecekler yazin, yazlik giyecekler kisin ucuz olur.

29.) bugun yemek yapmaktan ev tamirine kadar hemen hemen her seyi youtube’dan ogrenebilirsiniz. bunu degerlendirin.

30.) artik kullanmadiginiz eski esyalari bir sekilde geri donusum yoluyla yeniden kullanima sokmayi deneyin. internette bu konuda binlerce fikir mevcut ve hemen hemen her esyanin geri donusturulebilecegini ufak bir google aramasiyla gorebiliyorsunuz.

31.) pazarlik etmeyi ogrenin. inanir misiniz, pazarliklar sadece kucuk esnaflara ait bir kavram degil. bugune kadar buyuk magaza zincirlerinden pazarlik yaparak indirim koparan insanlar bile gordum. bazi magazalarda defolu mallara ozel indirim yapiliyor ve bazi magazalarda fazladan indirim kuponlari oluyor. turkiye’yi birak yurtdisinda bile pazarlik yaparak fiyat indirimi saglayacaginiz magazalar var.

32.) ne nerede ucuzsa oradan alin. mesela bazi marketlerde sut daha ucuzdur, bazilarinda et daha ucuzdur, bazilarinda meyve daha ucuzdur. genelde bir markete gidince tum alisverisinizi oradan yaptiginiz icin sut ucuzmus deyip girdiginiz bir markette meyveden kazik yiyebilirsiniz. onun yerine sutu sut nerede ucuzsa oradan, meyveyi meyve nerede ucuzsa oradan, eti et nerede ucuzsa oradan alin. yiyeceklerini 5-6 farkli marketten alan ve yedigi herseyi indirimli alan insanlar taniyorum.

33.) calistiginiz isyeri ogle yemegi vermiyorsa evden sandvic veya ufak bir paketle yiyeceginizi getirin. bir klise olacak ama yurtdisinda kurumsal firmalarin para icinde yuzen kodaman mudurleri bile disarda yemektense evden getirdikleri ogle yemegi pakedini yiyorlar. turkiye’de disarda yemek bir statu sembolu gibi gozukuyor ama bu boyle olmak zorunda degil.

34.) yasadiginiz sehirde kutuphane varsa kitap okuyacaginizda oraya gidin. gunumuzde kutuphanelerde muthis bir kitap cesitliligi var ve cogu zaman yeni kitaplar bile oluyor. bazi kutuphanelerde uyeler o anda mevcut olmayan kitaplari siparis verip getirtebiliyorlar ve bazi kutuphanelerde e-kitap uygulamasi oluyor.

35.) kendinizi psikolojik olarak emeklilige hazirlayip motive edebilmek icin emekli olunca tasinmayi dusundugunuz yerin (mesela bir sahil kasabasi veya dag evi) resmini cekip odanizin duvarina ve bilgisayarinizin duvar kagidina yapistirin. gereksiz para harcama durtunuz geldiginde bu sizi motive edecektir.

36.)  ne kadar az reklama maruz kalirsaniz o kadar az para harcama durtunuz olusacaktir. televizyon da izlemiyorsaniz reklamlara neredeyse hic maruz kalmayacaksiniz demektir.

37.) “tuttugum takima destek olmak icin her sene lisansli urun almak zorundayim” diye dusunuyorsaniz karilarina ve metreslerine bile milyon dolarlik arabalar alan futbolculari unutmayin. bir saatte ortalama bir vatandasin 5-10 senede kazandigi parayi kazanan futbolculara “destek” olmayi unutun, kendinize destek olun.

38.) gereksiz gururlar yapmayin. ikinci el veya kullanilmis esya almak kimseyi eksik veya kotu bir insan yapmaz. bazen bir esyanin az kullanilmis temiz bir versiyonunu sifirinin yari fiyatina veya ceyrek fiyatina bile bulabiliyorsunuz.

39.) indirim kovalayin ama sirf bir yerde indirim var diye ihtiyaciniz olmayan seyleri de satin almayin. ornegin el kremlerinde indirim var diye gidip 100 tane almayin. ne alirsaniz alin kullanacaginiz kadar alin ve fazlasindan kacinin.

40.) tatil konusuna deginmistim ama ille de tatile cikacaksaniz kimsenin gitmedigi donemlerde (sezon disi donemlerde) gidin. tatilinizi cok daha ucuza getirirsiniz hem de sessiz, sakin ve huzurlu bir tatiliniz olur.

41.) coursera, lynda gibi egitim sitelerinden egitim alin ve bazi konularda yeteneklerinizi arttirin. uzun vadede kariyerinize cokca faydasi olacaktir.

42.) para biriktirmeye ne kadar erken yasta baslarsaniz o kadar erken yasta emekli olursunuz.

43.) ailenizle yasama imkani varsa bu imkani sonuna kadar kullanin. ne kadar uzun sure faturalariniz ve kiraniz olmadan yasayabilirseniz o kadar cok para biriktirirsiniz. yine gunluk masraflarinizi karsilayan bir is (mesela gece yatmali isler veya yurtdisinda uzun sureli insaat projeleri) bulabiliyorsaniz baliklama atlayin cunku maasinizin tamami cebinizde kalacak demektir.

44.) yasadiginiz yerdeki vergi sistemini iyice ogrenin ve hile yapmadan ama sistemin size verdigi haklari kullanarak verginizi dusurebildiginiz kadar dusurmeye calisin. vergi iadelerinizi asla unutmayin.

simdi diyeceksiniz ki “ona para harcama, buna para harcama, ben oyle rahibe hayatini ne yapayim? insanlar dunya’ya bir kere geliyor ve gencliklerinde eglenmeyeceklerse ne zaman eglenecekler?” bu gecerli bir kaygi ve buna da cevaplarim var:

1.) burada “hic para harcamayin, ot gibi yasayin” demiyorum. para mutlaka harcanacak. hayatta cok para harcanarak yapilacak herseyin az para harcanarak yapilacak versiyonu da bulunabilir. ornegin herhangi bir tatile biri x lira harcasa bir digeri 10x lira harcasa burada ikinci eleman ilkine gore 10 kat fazla mi zevk almis oluyor?

2.) yukarda bahsettigim bazi seyleri yaparak “ot gibi yasamak” bir yana yasadiginizi daha da hissedeceksiniz. ornegin yilda bir tatile gitmek yerine haftasonlari mini tatile cikmak, otelde kalmak yerine kamp yapmak, disarda kimin nasil yaptigi belli olmayan yemekleri yemek yerine kendi yemegini yapmak gibi aktiviteler insana uzun vadede daha cok zevk verir.

3.) bir yanda 25-40 yaslari arasi disini sikip sonra ozgurluk ilan ederek hayatini yasamak var. diger yanda savurganlik yaparak 65-70 yasina kadar, belki olene kadar kole gibi calisarak mutsuz olmak var. hangisi kulaga daha hos geliyor? bu tabi ki sizin seciminiz.

4.) bir sure sonra para biriktirme aktivitesinin kendisi bile zevkli gelmeye basliyor ve sanki hayat bir bilgisayar oyunuymus, biriktirdiginiz veya tasarruf ettiginiz paralar da kazandiginiz puanlarmis gibi geliyor. emekliligine 30-40 yil kalan birine emeklilik sonsuz otedeymis gibi gelir ve hicbir motivasyon vermez. emekliligi 5-10 yil otede olan insanlar da daha motivasyonlu olurlar cunku cok yakinda ozgurluklerini ilan edeceklerdir.

5.) kisa bir kariyere sahip olmak insani sacma sapan bir cok hirstan arindiriyor. onceki calistigim asiri kurumsal sirkette calisanlara “10 yillik kariyer planlari” yapiliyordu. ben de kariyerimin ancak o kadar uzun olacagini tahmin ettigim icin bu tur hirslara kapilmiyordum ve hala kapilmiyorum. su asamada isyerinde yukselip yukselmemek gram umurumda degil ve cogu insanin yasadigi isyeri stresleri benim yanimdan bile gecmiyor.

6.) gunumuzde insanlar eski gunlere gore cok daha uzun yasiyor. eskiden insanlar 40 yasinda vefat edermis ama bugun ortalama bir insan omru 80 seneye dayandi ve gelisen tip ve teknolojiyle beraber bunun giderek de artmasi bekleniyor. ben 50 yil sonra 80 yasima geldigimde ortalama insan omru 100 yili gecmis olacak. o zamana emeklilik yasi da 75-80’i gecmis olur. boyle bakinca 40 yasinda emekli olma fikri hic de kotu degil. zaten 40’lar eskinin 30’lari gibi derler (40s are the new 30s).

peki finansal ozgurlugu ilan edince nasil yasayacagiz ve nelere dikkat edecegiz?

1.) artik finansal ozgurlugunuz varsa calismaya ihtiyaciniz yok demektir. bu durumda istanbul gibi buyuk sehirlerde yasamaniza gerek yok. ege’de bir sahil kasabasi, burdur’da bir dag kenari, karadeniz’de bir orman dibi gibi herhangi bir yerde yasayabilirsiniz. bu durumda masraflariniz da otomatikman dusecektir, yani emekliligini istanbul’da gecirmek isteyen birine gore kara gececeksiniz demektir.

2.) o zamana kadar bulmadiysaniz omrunuzun geri kalanini beraber gecirip mutlu olabileceginiz kafa denginiz birini bulun. yalniz yasamaktan hoslaniyorsaniz da 1-2 ev hayvani alabilirsiniz.

3.) ucuz ama zevkli olabilecek yeni hobiler edinin. dunya’yi ve dogayi bir oyun tahtasi olarak gorursek dusuk butceyle yapilabilecek o kadar cok sey var ki.

4.) ufak bir arazi alip meyve-sebze yetistirmek istiyorsaniz bu isten anlayan birilerinden veya bir kitaptan isin inceliklerini ogrenin. “duse kalka ogrenirim” diyorsaniz ilk birkac yiliniz ogrenmeyle ve hatalarinizdan ders almakla gececegi icin bu surede mahsul beklemeyin.

5.) havasi surekli sicak bir yerde yasamaya karar verdiyseniz kislik esyaya ihtiyaciniz olmayacak demektir. havasi surekli soguk olan bir yerde yasamaya karar verdiyseniz de klima masraflariniz az olacak demektir. nerede yasamaya karar verirken bu tur ayrintilari da unutmayin.

ayrica notlar:

1.) burada coluk cocuga karismayi hesaba katmamisim. cocuk basina emeklilik planiniz 5 yil kadar ertelenir. bunu hesaplamalariniza ekleyebilirsiniz.

2.) ya hic evlenmeyin ya da sadece bir kere evlenin (soylemesi kolay tabi). her evlenip bosanmada masraflariniz ve borclariniz katlanarak artacaktir. erken emeklilik ve finansal ozgurluk konusunda israrciysaniz sizinle ayni fikirde olan bir es secin. esinizi iyi secmezseniz ve bu konuda ayni fikirde olmayan biriyle hayatinizi birlestirirseniz bir yandan siz para biriktirmeye calisirken ote yandan diger taraf parayi har vurup harman savurur.

3.) dikkatinizi cekerse hicbir yerde “kredi kartinizi yirtip atin” demedim. kredi kartinin da kendince faydalari var ama bu baska bir entry’nin konusu. kredi kartiniz varsa her ay hesabi sifirlayacak sekilde kullanin. aksi taktirde zarar edersiniz.

4.) finansal ozgurluk uzun vadede belki de omur boyu surecek bir alman disiplini sahibi olmayi gerektirir. surekli gaza gelip bir seylere heveslenen ve sonradan fikir degistiren biriyseniz (ornegin her hafta diyete baslayip carsamba gunu iptal edenlerdenseniz) finansal ozgurluk yolunda basarili olabilmek icin epeyce disiplin gelistirmeniz gerekiyor cunku finansal ozgurluk hata kabul etmez. ornegin epeyce para biriktirip sonra yatirimlarinin getirisiyle yasayan bir insan gaza gelip tum parasini borsada yanlis bir hisseyi alarak batirabilir ve yeniden is hayatina donmesi gerekebilir. bir insana her gun ise gitmek koymaz da finansal ozgurluk ilan ettikten sonra ise donmek feci koyar.

5.) yukarda da dedigim gibi sagliginiza cok dikkat edin. saglik insanin elindeki en buyuk sermaye olmakla beraber sagliginizi kaybetmenizin de bir suru maddi ve manevi goturusu var. gunumuzde saglikli beslenmek pahali ama emin olun ki sagliginizi kaybetmek, doktordan doktora kosmak, surekli ameliyat olmak ve operasyonlar gecirmek daha pahali.

6.) basta ozel saglik sigortasi olmak uzere sigorta konusuna dikkat edin. ozellikle finansal ozgurluk ilan ettikten sonra saglik masraflarinizi cikartmaniz gerekecek ve yasiniz ilerledikce sigorta masraflariniz artacak.

Kategoriler
İş ve Finans

Mark Zuckerberg’in Facebook için satın alma yaparken kullandığı 4 taktik

Mark Zuckerberg, sanal gerçeklik dünyasına önümüzdeki 10 yılda 3 milyar dolardan fazla yatırım yapabileceklerini söylemişti ama Business Insider, Zuckerberg’in ifade metninin tamamını inceleyerek bir girişimin Facebook tarafından satın alınmasının anahtar noktalarını paylaşmış.

Instagram ve WhatsApp gibi iki önemli girişimi Google’a rağmen satın almayı başaran Zuckerberg, başlıca şu 4 noktanın önemli olduğunu düşünüyor.

1. Girişimcilerle İyi İlişkiler Kurmak

Zuckerberg, satın almayı düşündüğü ve takip etmek istediği girişimlere teklif yapmadan önce o işin kurucularıyla arkadaşlık kuruyor. Bu kuralın her zaman geçerli olup olmadığı tartışılır olsa da Zuckerberg ilişkilere önem verdiğini ve en azından WhatsApp ve Instagram kurucularıyla yıllar süren bir ilişkisi olduğunu söylüyor. Bu ilişkilerin hem vakti geldiğinde hızlı hareket edebilmek hem de rakipleri atlatabilmek için faydalı olduğunu da ekliyor.

2. Ortak Bir Vizyonu Paylaşmak

Mark Zuckerberg’in vizyoner olduğuna şüphe yok ve bu durum satın alma tercihlerine de sirayet ediyor. Yani ortak bir vizyona, gelecek hedefine sahip olan girişimler tabir-i caizse Zuckerberg’in satın alma iştahını kabartıyor. Facebook, şirket olarak sanal gerçekliğin geleceğin bilişim platformu olacağı söylüyor ve Oculus da bu geleceğe ulaşmamız için çaba sarfediyor.

Ortak biz vizyonu paylaşmak hem yapbozun parçalarını tamamlıyor hem de anlaşmayı daha ucuza kapatmayı sağlayabiliyor.Facebook’un Oculus’u 4 milyar doların altında (takriben 3 milyar dolara) satın alması da bunun bir örneği. Tabi bu avantajı yakalamak için Facebook kadar güçlü bir bir konumda olmanızın da elbette faydası var.

“Eğer 2 milyar dolar veya 19 milyar dolar ödeyecekseniz o işe gerçekten inanmanız gerek” diyen Zuckerberg, aslında bir çok girişimcinin satın almalar sonrasında söylediği “aynı hedefe dönük büyük adımlar atma hevesinin” altını çizmiş oluyor.

3. Bazen Korkutucu Taktikler Kullanmak

Mark Zuckerberg aslında bunun kendi tarzı olmadığını söylüyor ama “Bazen ikna etmek istediğiniz girişimciye o işi tek başına yürütmenin ne kadar zor, acı verici olduğunu söylemek gerekir.” diye ekliyor. Bu taktik özellikle Facebook gibi bir dev size saldırdığında gerçekten işe yarayabilir ama her zaman tutma garantisi yok. Snapchat CEO’su Evan Spiegel’in bu tür bir taktiğe de sırt çevirdiği pekala düşünülebilir.

4. Hızlı Olmak

Zuckerberg’in anlaşmalarına aracılık eden başlıca isim Amin Zoufonoun, Oculus yatırım şartnamesinin kabaca 1 haftada tamamlanmasının bazı riskleri olabileceğini söylemiş ama Zuckerberg, Zoufonoun gibi düşünmek bir yana hızlı olunmasını istemiş. “Rekabetçi bir durumda anlaşma yaparken genellikle çok fazla vaktiniz yoktur.” diyen Zuckerberg, Facebook’un eski sloganına (Move fast and break things / Hızlı ol ve bir şeyleri yık) da gönderme yapmış ki bu sloganı (Move fast with stable infra / Kararlı bir temelde hızla ilerle) olarak değiştirmişti.

Zuckerberg yine bu taktikle ilgili olarak rakip şirketlerin Facebook’un teklifini öğrenmesi durumunda daha fazlasını teklif edeceğini de söylüyor ve hızlı davranmanın hem anlaşmayı başarıyla tamamlamak hem de daha fazla para ödememek için etkili bir taktik olduğunu söylüyor. Esnek ve hızlı hareket etmenin gurur duydukları ve iyi yaptıkları bir iş olduğunu da ekliyor.

Görsel Kaynak: Mark Zuckerberg

Kategoriler
İş ve Finans Kişisel gelişim

Elon Musk’ın eski eşinden milyarder olmak isteyenler için ipuçları

Bilgi alışverişinde muazzam bir kaynak olan Quora’da, sade vatandaştan Kanada Başbakanı Justin Trudeau‘ya kadar milyonlarca kullanıcı var. Hemen hemen her alanda uzmanına danışabilecek konuları sorma fırsatı veren platformda zaman zaman enteresan diyaloglara da tanık oluyoruz.

Adanmışlık ve sıkı çalışmak başarı getirse bile sadece bu iki gereksinimin bizi birer milyardere dönüştürmeyeceği tahmini güç bir yanıt değil.

Quora’da adanmışlık ve sıkı çalışmanın kişileri milyarder edip edemeyeceğine yönelik bir soru göze çarpıyor. Sorunun kendisinden ziyade yanıtı ile ilgileniyoruz aslında. Zira Elon Musk’ın eski eşi Justine Musk bu soruyu  tüm gerçekçi yanları ile cevap veriyor.

Musk, her şeyden önce milyarderlerin doğru soruları sorma gibi önemli bir kabiliyetlerinin olduğunu söyleyen bir cümle ile başlıyor yanıtına. Bu sorunun doğru bir soru olmadığını belirtiyor. Ancak sorunun kötü bir soru olmadığını da itiraf ediyor. Sadece sorunun kendisinin zihnin derin kısmının çalışmasına yardımcı olamayacağını belirtiyor. Yanıtında, kişilerin işlerinde sadece kendilerini adamalarının yetersiz olduğunu belirten Musk, bir ironi ile devam ediyor:

Kendini adamışsın. Ne olmuş yani? Henüz köpek balıkları ile çevrili bir suda yarışa katılmadın. Issız bir adada, yolunu kaybetmiş, kanlı ve yırtık pırtık kıyafetlerinle hırpalanmış bir biçimde dururken ve ufukta kurtarılmana yönelik en ufak bir belirti yokken, hala kendini adanmış olarak var sayabilecek misin?

Adanmışlık ve çok sıkı çalışmanın zorunlu olduğunu ancak bunların en küçük gereksinimler olduğunu yazan Musk şöyle devam ediyor:

Çoğu kişi inanılmaz yoğun çalışıyor ve hatanın asla kendisinde olmadığını düşünüyor. -Kendilerince kötü şans, yanlış çevre, talihsizliklerle dolu koşullar gibi faktörlerden dolayı- hayatta kalmanın mücadelesini veriyorlar.

Zamanını ve işini nasıl geliştiriyorsun?

Odağını istediğin şeyden uzaklaştır

‘Odağını istediğin şeyden uzaklaştır’ diye sözlerine devam eden Musk, kişilerin dünyanın neye gereksinim duyduğuna ve ne istediğine merak salmasını gerektiğini söylüyor. Musk, kişilerin kendilerinde olan etkili, benzersiz ve çözüm getirecek potansiyellerini sunmalarını gerektiğinin tavsiyesini veriyor.

Bir şey seç ve onun üzerinde ustalaş

Sonrasında bu potansiyeli geliştirmek için kişilerin çabalaması gerektiğini yazan Musk cümlelerine şöyle devam ediyor:

…Bir şey seç ve onun üzerinde ustalaş.  İkinci bir şey seç ve onun üzerinde de ustalaş.  İki konu hakkında ustalaştığın zaman (mesela, mühendislik ve işletme), o zaman bunları bir şekilde bir araya getirebilirsin…. Rekabet üstünlüğü yarat çünkü iki alan arasında hareket edebilirsin, iki alanın dilinden de konuşabilirsin, kutupları birleştirebilirsin…

Milyarder olmak için çok çalışmaktan öte dünyaya eşi benzeri görülmemiş, yardım sağlayacak ve taklit edilemeyen bir ürün ya da servis geliştrilmesinin gerektiğini söyleyen Musk yazısına şöyle devam ediyor:

… Dünya kişilere milyar dolar dağıtmıyor. Aslında kişiler sadece 1 milyar dolar istiyor ya da sadece o kadar sıkı çalışıyorlar ki, onu hakettiklerini düşünüyorlar. (Dünya ne istediğinizi ya da neyi hakettiğinizi umursamıyor.) Dünya, yerine daha değerli ya da 1 milyar doların yerine eşit olan bir şeyi koyduğunda parayı onunla değiştiriyor…

Musk, bu zor yolda kişilerin yalnız kalacağını ve asla pes etmemeleri gerektiğini vurguluyor.

… Bununla ilgili bir yol haritası yok; bir çok kişi sana tavsiyelerde bulunacaktır, bunlardan birçoğu kötü olacaktır ve bazıları iyi olacaktır. Ancak bu tavsiyelere kulak asmamayı öğrenmen gerekiyor, çünkü konuya beklenmedik bir açıdan yaklaşacaksın. Ve tüm bunları yalnız başına yapman gerekecek, ta ki karizma ve güvenilirliğini geliştrip, seninle birlikte yol alması gereken yeteneklerin ilgisini çekene kadar.

Musk, ihtiyaç duyulacak olan iki büyük unsur “bol cesaret” ve “şans” dileyerek cümlelerini sonlandırıyor.

Kategoriler
İş ve Finans

Tmall

Tmall, Alibaba’nın moda odağındaki e-ticaret sitesi. Moda dikeyinde platform olan Tmall’da Zara’nın çatı şirketi Inditex 2014’te, GAP 2015’te H&M’se bu yılın başında yerini almıştı.

Amazon’a karşılık kendini perakende değil platform olarak konumlandıran Tmall, Çin’de en çok ziyaret edilen 4. web sitesi, dünyada ise 13. web sitesi. Burberry, Tod’s gibi lüks markaları da platformuna dahil eden Tmall, Alibaba’nın bu yılki büyümesinin katalizörü olarak görülüyor.

Tmall markalara ne vadediyor?

Tmall’un platform olarak markalara sunduğu modelse oldukça dikkat çekici. Markalar yıllık bir ücret karşılığında platformda yer alabiliyor, eğer hedeflenen satış hacmine ulaşırsa bu bedel iade ediliyor. Bunun haricinde markaların satış başına, müşteri sadakat programı ücreti ve teknoloji servis ücreti bulunuyor. Örneğin moda sektöründe Türkiye’deki pazar yerleri satış başına yüzde 10 ile 30 arasında komisyon alırken Tmall’daki maliyetler aşağıdaki göreceğiniz gibi hedefini tutturan bir mağaza için yüzde 5 ile sınırlı. Bir de müşteri sadakat programı için satış başına yüzde 0.5 komisyon alındığını da belirtelim.

Satış haricinde teknoloji desteği

Markalara platform olarak hizmet veren Tmall’un Masserati ile yaptığı işbirliği örneği de önemli. Masserati Çin’deki iki distribütörünü Tmall’a dahil ederek 18 saniyede 100 Masserati Levante satmayı başardı. Satış hacminin ötesinde Tmall lüks markaya sadece online mağaza konusunda değil, mobil oyun üretiminden müşteri tanıma teknolojilerine kadar geniş kapsamda destek veriyor.

Kategoriler
Bilgisayar ve İnternet İş ve Finans

Youtube’de bir milyon izlenme ne kadar kazandırır?

Youtube’de bir milyon izlenme ne kadar kazandırıyor? Enes Batur ne kadar kazanıyor?

Youtube üzerinde bir milyon izlenme alan bir videodan yaklaşık olarak 150 dolar kazanırız arkadaşlar. Bu sırada aklımıza Enes Batur ne kadar kazanıyor diye aklımıza bir soru takılabilir.

Enes Batur Youtube’den ne kadar kazanıyor?

Enes Batur kanalı günlük ortalama 18 milyon izlenme alıyor. Bu hesaba göre Türkiye’nin en fazla izlenen kanallarından olan Enes Batur kanalı 18*150=2700 dolar arkadaşlar. Enes Batur youtube den günde 2700 dolar kazanıyor. 

Doların 4,80 olduğu günümüzde, 12960 Türk lirası yapar arkadaşlar. Asgari ücretin aylık 1603 Türk lirası olduğu düşünülecek olursa Enes Batur ayda 12960*30= 388800 Türk lirası kazanıyor arkadaşlar.

Kategoriler
Bilgisayar ve İnternet İş ve Finans

Alibaba Group

Alibaba Group (NYSE: BABA) dünyanın en büyük e-ticaret sitelerinden biri olup, Çin’de yerel ve uluslararası ticaret için dünyanın en önde gelen çevrimiçi piyasalarından biridir. Alibaba.com üzerinde 200 ülkeyi aşkın 3.5 milyon şirket faaliyet göstermektedir.

Alibaba.com’un ihracatçıların başka ülkelerdeki alıcılarıyla iletişime geçebilmeleri için gereken önemli bilgileri yönetebilmelerini sağlayan birçok sanal ürünü bulunmaktadır. Ayrıca müşteriler ürünlerini fotoğraflar ve açıklamalarla birlikte kategorilere göre sıralanabildiği, her müşterinin şirket profilini oluşturabileceği, iletişim bilgilerinin bulunduğu bir çeşit sanal showroom şeklinde mini-site sahibi olabilmektedir.

Softbank ve Yahoo!, Alibaba’nın en büyük pay hissedarlarıdır. Yahoo!, 2005 yılında Alibaba’nın yüzde 40 hissesini, 1 milyar dolara satın aldı.[3] 31 Ağustos 2014 itibariyle şirketin % 32.4’ü Softbank’a, %16.3’ü Yahoo!’ya aittir.[4]

Şirket, 19 Eylül 2014’te New York Borsası’nda (NYSE) yaptığı 24.7 milyar dolarlık hacimli halka arz ile tüm zamanların en büyük halka arzını gerçekleştirdi.

Kategoriler
İş ve Finans

Shazam, 16 yıl ve 1 milyar indirilmeden sonra artık kârlı bir şirket

shazam-for-tvKendi alanında rekabetsiz bir konumda olduğunu söyleyebileceğimiz Shazam finansal olarak kârlı hale geldiğini resmi olarak açıkladı. Kuruluşunun üstünden 16 yıl geçen şirket için bu önemli bir kilometre taşı.

2000 yılında Londra merkezli olarak kurulan Shazam kullanıcıların çalan müziği uygulamaya dinleterek tanımlatabilmelerine olanak sağlıyor. Sahip olduğu tanıma kapasitesi ve üçüncü parti uygulama entegrasyonlarıyla birlikte faaliyet gösterdiği alanı domine etmiş bir durumda.

Spotify, Apple Music ve diğer online müzik servisleriyle işbirliği yapan şirket, uygulaması üzerinden bu servislere kullanıcı trafiği sağladığında finansal yapısına ayrı bir gelir kalemi eklemişti. Bu gelir kalemi şirket için oldukça önemli çünkü şirketin CEO’su Rich Riley’nin açıkladığına göre şirket bu tarz servislere uygulaması üzerinden 1 milyon tıklama gönderiyor.

Ancak şirketin en büyük gelir kalemi hali hazırda reklamlar. Uygulama üzerinden özellikle müziklere yorum yaptıktan sonra gösterilen reklamlar ve markalarla yapılan işbirliği şirketin kasasını en çok dolduran gelir kalemini oluşturuyor. Bugüne kadar çeşitli yatırımcılardan 143,5 milyon dolar yatırım alan şirketin kârlılığa geçmesi şirketin geleceği açısından çok önemli. Bu önemli kilometre taşıyla birlikte şirketin atacağı yeni adımları takip etmeye devam edeceğiz.

Kategoriler
Devlet ve Politika İş ve Finans

kast sistemi ve it (bilişim teknolojisi) arasindaki iliski

kanunlarca yasaklanmis olmasina ragmen, hindistan’da 3000 senelik gecmisi olan ve hala gecerliligini koruyan kast sistemi ve it (bilişim teknolojisi) arasindaki iliski.
kast sistemine gore herkes kendi kastina ait olan biriyle evlenebilir ve yapmasina izin verilen isler bellidir. istediginiz kadar ugrasin, ust basamaklara tirmanamazsiniz.

iste burada devreye bilisim (bilgi&iletisim) teknolojileri giriyor. son zamanlarda unlenen bu sektor, dogal olarak 3000 yillik kast sistemi tarafindan yasaklanmamis. ve bu sayede, toplumda yukselmek isteyenler icin adeta bir kurtarici olmus.

su an, dunyada en cok taninan ve kazanan hint ceo’lardan bazilari:

(bkz: shantanu narayen) – adobe systems
(bkz: sundar pichai) – google
(bkz: satya nadella) – microsoft
(bkz: nikesh arora) – softbank (japon sirketi)
(bkz: rajeev suri) – nokia
(bkz: dinesh paliwal) – harman international
(bkz: sanjay mehrotra) – sandisk corporation
(bkz: george kurian) – netapp
(bkz: sanjay kumar jha) – global foundries

hindistan’da, mit’e (massachusetts institute of technology) rakip olmak icin iit (indian institutes of technology) kurulmus, ve bu okula ogrenci olarak girmek demek artik “kazananlar kulubu”ne dahil oldugunuz anlamina geliyor.
google, burada okuyan bir ogrenciye yillik 333,200 dolarla is teklifinde bulundu.
ilgili haber

iit’de okumayanlar da elbette derslerinde basarili olarak kazananlar kulubune girebiliyor.
mesela facebook, mnit’de (motilal nehru national institutes of technology) okuyan bir ogrenciye yine ayni rakami sundu.
ilgili haber

yani son zamanlarda bu kadar cok hintli ceo gormemizin nedeni hindistan’in nufusunun fazla olmasi degil; insan kaynaklarinin gunden gune kalitelesmesi.
elbette her bilisim teknolojisi sektorunde calisan insan kast sisteminde alt tabakaya ait olmasa da, bu hirs ve azime oncelik etmis.

Kategoriler
İş ve Finans Kişisel gelişim

İş hayatında gençlere tavsiyeniz ne olurdu?

İş ve yaşamla ilgili bugünkü bilgi ve tecrübelerinize sahip olarak zamanı geri çevirebilseydiniz 22 yaşındaki kendinize ne tür tavsiyelerde bulunurdunuz?

Etki sahibi profesyonellerin profillerini ve deneyimlerini paylaştığı LinkedIn Influencers adlı internet sitesinde bu konu tartışıldı. Üniversiteden yeni mezun gençlere neler önerdikleri soruldu. İşte gelen yanıtlardan ikisi…

Kleiner Perkins Caufied & Byers adlı risk sermayesi şirketinin ortaklarından Juliet de Baubigny şunları yazıyordu:

“22 yaşında İngiltere’de üniversiteden yeni mezun olmuş, büyük bir şirkette kariyerime başlamıştım. İsteyebileceğim her şeye sahiptim. İşyerinde önemli bir mevkiye gelmek için önüm açıktı; yeni bir araba almıştım; iyi para kazanıyordum; ailem benimle gurur duyuyordu vs. Ama işimden nefret ediyordum.”

İşinin ve hayatının bu şekilde olmasını istemiyordu Juliet. En çok sevdiği şeyler nedir diye düşündü:

“Üniversitede ve hayatım boyunca örnek öğrenciydim; ister kulüpler, ister yardım kuruluşları ya da okul takımları olsun insanlar ve fikirler arasında bağlantı kurmak, olanak yaratıp insanlara o olanakları sunmak hoşuma gidiyordu.”

Juliet işini bırakıp idari araştırma üzerinde yoğunlaştı. “Kariyerimi bu yönde oluşturmak istediğimi gördüm. Riskli ve korkutucu bir adımdı. Ama dönüp geriye baktığımda, kariyerimi ve yaşamımı belirleyen iyi bir karar aldığımı görüyorum.” diyor Juliet.

“22 yaşındayken kaybedeceğiniz fazla bir şey olmuyor. Ne olabilirdi ki? Hangi yaşta olursa olsun yeni bir fırsat korku verici olabilir, hele bunlar fazla riskliyse. Fakat o yaşa geri dönsem kendime diyeceğim şey şu olurdu: yaşın ilerledikçe her şey daha zor olacak, sorumlulukların artacak. O riskli işe girmek, yeni bir şey öğrenmek ya da tam tersi bir yönde ilerlemek ve şirket kurmak istiyorsan o adımı şimdi atmalısın.”

‘Sizden zekisini işe alın’

Colin Shaw, Beyond Philosophy adlı şirketin CEO’su

“22 yaşındayken insanlar bana o iş için daha fazla tecrübe sahibi olmam gerektiğini söylediklerinde sinir oluyordum. Ama şimdi hak veriyorum… İyi kararlar alabilmek için daha fazla tecrübeli olmak gerekiyor. Colin’in gençlere tavsiyeleri şunlar:

Diplomalı olmak iyidir, ama başarının garantisi değildir. Diplomanın kendilerini başarıya götüreceğini sanan çok insan tanıdım. Fakat öyle değildir. Birçok zeki insan çok çalışmadığı için başarısız olur. Zekanızı uygulamaya koymak önemli bir özelliktir.

Hiçbirimiz hepimiz kadar zeki değildir. Kariyerimin başında işim gereği her şeyi bilmem ve bütün kararları benim almam gerektiğini sanıyordum. Fakat zamanla asıl işimin insanlara ilham vermek, iş ortamı kültürünü yaratmak ve insanlara işlerini yapacakları alan açmak olduğunu anladım. Sizden daha zeki insanları işe alarak ekibinizi daha güçlü kılmış olursunuz. Herkesin birbirinden öğreneceği şeyler vardır ve masaya farklı bir yetenek taşımış olurlar. Bunların hepsi bir araya geldiğinde daha başarılı olunacaktır.”

Vücut dili çok şey anlatır. İnsanların ilk duyduğu şey aslında vücut dilinizin sesidir. Bunun farkında olarak davranmak insanların sizi hatırlaması bakımından önemlidir. Vücut dilinizle ne anlattığınıza dikkat edin.”

Kategoriler
İş ve Finans

İş Güvenliği Uzmanı Nasıl Olunur?

İş güvenliği uzmanı olarak çalışabilmek için “ İş Güvenliği Uzmanlığı” belgesine sahip olunması gerekmektedir. Bu belgeye kimlerin, nasıl sahip olacakları ise İş Güvenliği Uzmanlarının Görev, Yetki, Sorumluluk Ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelikte açıklanmıştır.

Bahse konu yönetmelik uyarınca iş güvenliği uzmanları (A), (B) ve (C) sınıfı iş güvenliği uzmanları olmak üzere üçe ayrılmıştır.

İş güvenliği uzmanlarından;

(C) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli sınıfta,

-(B) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli ve tehlikeli sınıfta,

-(A) sınıfı belgeye sahip olanlar ise bütün tehlike sınıfta yer alan işyerlerinde çalışabilmektedirler.

(C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi;

– (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanlara,

-iş sağlığı ve güvenliği alanında teftiş yapan mühendis, mimar veya teknik eleman olan iş müfettişleri hariç Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında müfettiş yardımcılığı süresi dâhil en az on yıl görev yapan müfettişlerden (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılanlara,

verilmektedir.

(B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi;

– (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az üç yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanlara,

-İş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği programında yüksek lisans yapmış mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanlardan (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı için yapılacak sınavda başarılı olanlara,

– İş sağlığı ve güvenliği alanında teftiş yapan mühendis, mimar veya teknik eleman olan iş müfettişleri hariç, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında müfettiş yardımcılığı süresi dahil en az on yıl görev yapan müfettişlerden (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara,

verilmektedir.

(A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi;

-(B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az dört yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara,

-Mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakülte mezunları ile teknik elemanlardan; iş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği programında doktora yapmış olanlara,

-Genel Müdürlük veya bağlı birimlerinde en az on yıl görev yapmış mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakülte mezunları ile teknik elemanlara,

– İş sağlığı ve güvenliği alanında müfettiş yardımcılığı süresi dâhil en az on yıl görev yapmış mühendis, mimar veya teknik eleman olan iş müfettişlerine,

-Genel Müdürlük ve bağlı birimlerinde uzman yardımcılığı süresi dâhil en az on yıl fiilen görev yapmış mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakülte mezunları ile teknik elemanı olan iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarına,

verilmektedir.

Diğer taraftan,

-(C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanlardan;

Başvurdukları tarihte adlarına 1500 gün prim ödenenler, (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavına,

Başvurdukları tarihte adlarına 3000 gün prim ödenenler, (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavına,

girmeye hak kazanırlar.

-(B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip olanlardan;

Başvurdukları tarihte adlarına 1800 gün prim ödenenler, (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belge sınavına,

girmeye hak kazanmaktadırlar.