Kategoriler
Nedir
🔥 45 views

İnsan

İnsan, düşünebilen, irade sahibi, maddesel bir bedene sahip, psikososyal davranışlar sergileyen bilinçli varlık.

Sağdan sola bir kadın ve erkek yüzü
Sağdan sola bir kadın ve erkek yüzü

Uyarı: Bu konu seçkin bir maddedir. Sizin insanı daha iyi anlamanız amacıyla yazılmıştır. 1989 yılında başlanmış ve hâlen geliştirilmeye devam etmektedir.

Devam etmeden önce sizinle bir anımı paylaşmak istiyorum. Lise döneminde Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetname adlı eserini okumuştum. Orada birşey benim dikkatimi çekti. Aynen şöyle yazıyordu “İnsan bedeni beş yılda bir yenilenir.”. Hazret burada insan bedeninin baştan aşağı beş yılda bir tamamen yenilendiğini söylüyordu. Peki neden bu benim dikkatimi çekti ve bu noktaya temas etme gereği duydum. Çünkü aynı dönemde bize okullarda beyin hücrelerinin yenilenmediği öğretiliyordu. (Hatta maç yaparken  topa kafa atmamaya filan çalışırdım.) Bu beni çelişkiye düşürdü. Hangisine güvenecektim? Bir kaç yıl (en fazla 2 sene) geçti ki haberlerde bilim adamlarının bir keşfi yayınlandı. Bilimadamları beyin hücrelerinin de yenilendiğini bulmuşlardı.

İnsanın fiziksel yapısı


Dik duruşa, gelişmiş bir beyine, soyut düşünme yeteneğine, konuşma (dil kullanma) kabiliyetine sahiptir. Bu yetenekleri Dünya’daki diğer türlerden farklı olarak kullanış amacı geniş araç-gereç yapımına imkan sağlamıştır. Kendisinin farkında olması, rasyonelliği ve zekası gibi yüksek seviyede düşünmesini sağlayan özellikler insanı “insan” yapan nitelikler olarak sayılmaktadır.

İlk insan


İnsan davranışları


Cinsellik

Erkek cinselliği ve kadın cinselliği iki alt alan olmak üzere cinsel davranışı konu alan cinsel yönelim, cinsel kimlik, cinsel sapkınlıklar, cinsel suçlar,cinsel organları, cinsel ilişkiyi, ruhsal-cinsel gelişim (psikoseksüel gelişim) evrelerini, cinsel yolla bulaşan hastalıkları içeren bir şemsiye kavramdır.

Pornografi

Pornografi cinsel anlamda tahrik etme amacıyla insan vücudunu veya cinselliğin mahremini yansıtmaktır. Pornografik görüntülere düşkünlük, erkeklerde, kadınlardan daha yaygındır. Yapılan araştırmalar, erkeklerin “çıplak” insan resimlerine bakmak için ufak bir miktar para ödemeye razı olduğunu, kadınların ise ancak para karşılığında resimlere bakmaya razı olduklarını ortaya çıkarmıştır.

Suç

Genel olarak “yasaklanan” veya “cezalandırılan” davranışlara denir.

Günümüzde suçun işlenmeden önce tespiti ve suça eğilimli insanların gözaltında tutulmalarına yönelik araştırma ve deneyler yapılmaktadır.

Kültür

Bir grubun, cemaatin (topluluğun), toplumun oluşturduğu ayırt edici değerleri, normları ve maddi mallarıdır. Kültür, insanın toplumsal birliğinin en ayırıcı özelliklerinden birisidir. Kültür birikimli ilerlemekle birlikte, çok yavaş bir değişim geçirir. Gelenek, örf ve adetler her an görebileceğimiz yapılardır. İnsan davranış kodlarını veya davranış örüntülerini oluşturur.

İnsanlar, dünyayı anlamak ve denetlemek için bilim ve teknolojiyi geliştirdiler. İnançlar, efsaneler, gelenekler, değerler ve toplumsal kurallar insanın hayatında önemli bir etken olan kültürü oluştururlar.

İnsan Vücudu


İnsan, alet kullanabilmesini sağlayan, kolların serbest olduğu dik bir vücuda sahiptir. Beyni soyut düşünme, anlam verme, konuşma ve kendini gözleyebilme yeteneklerine sahiptir.

Alet kullanabilmesi ve zihninin özellikleriyle insan diğer canlılardan ayrılır. Doğayı anlayabilir, denetimi altına alabilir ve kendi amaçları doğrultusunda doğanın güçlerini kullanabilir.

İnsanın gelişim evreleri

  • Bebeklik (0-3 yaş)
  • Çocukluk (3-12 yaş)
  • Ergenlik (12-21 yaş)
  • Yetişkinlik (21-65 yaş)
  • Yaşlılık (65 yaş ve üzeri)

Bilinçli bir varlık olarak insan


İnsan zihninin temel özelliği bilinçtir. Bilinç ile birlikte, kendini gözleyebilme, zamanı algılayabilme ve özgür irade insanda bulunan özel niteliklerdir. Psikoloji bilimsel bakış açısı ile insan zihnini incelerken, dinler değer yargıları ile insanı inceler. Yapılan davranışın iyi veya kötü olması ile ilgilenir.

Din ve İnsan


Din, genellikle doğaüstü, kutsal ve ahlaki öğeler taşıyan, çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar bütününe verilen isimdir. Zaman zaman inanç sözcüğünün yerine kullanıldığı gibi, bazen de inanç sözcüğü din sözcüğünün yerinde kullanılır. Din tarihine bakıldığında, birçok farklı kültür, topluluk ve bireyde din kavramının farklı biçimlere sahip olduğu görülür. Arapça kökenli bir sözcük olan din sözcüğü, köken itibariyle “yol, hüküm, mükafat” gibi anlamlara sahiptir.

İnsanoğlu çok eski çağlardan beri doğaüstü olana ilgi göstermiş, kendini tüm insan ırkı içerisinde yalnız hissetmiş ve tanrı veya tanrılara sığınma ihtiyacı duymuştur.

İnsan bir varlık arayışı içerisindedir. Bu arayış geçmişten günümüze değin gelmektedir. Bu arayış neticesinde varlıklarını anlamlandıracak çeşitli somut ve soyut olgulardan yararlanarak birçok inanç sistemi geliştirmişler veya kabul etmişlerdir. Bunlar arasında metaya, canlıya, doğaya veya 5 duyu ile tespit edilemeyen (akıl ve hissiyat ile buldukları) yaratıcı-yaratıcıların varlığına inanmak en temel olanlarıdır.

İnsanların pek çoğu mutlak yok olmayı kabul etmemektedir. Birçok dinin temasında varlığın bir şekilde biçim, form, boyut değiştirerek devamı inancı vardır. Bir tanrının veya tanrıların olmadığını kabul eden bireylerin bir kısmında bile varlığın bir şekilde enerji olarak devam ettiği düşüncesi vardır. Bu düşünce, öldükten sonra hiçliğe karışılması düşüncesinin verdiği psikolojik rahatsızlıktan ötürü insanların çoğunda bulunur. Bu da insanın varlık arayışının bir başka yönüdür ve dine yönelten bir özelliğidir.

Yaratılış

Birçok dinde insanın yüce bir varlık tarafından bugünkü halinde yaratıldığı inanışı mevcuttur. İbrahimi dinlerde insan ırkının, ilk insan olduğuna inanılan Adem ve onun kaburgasından yaratılan eşi Havva’dan türediğine inanılır.

Peki insan neden ateist olur?

İnsan ve Darwin’in Evrim Teoremi

Darwin her ne kadar insan soyunun bir maymuna dayandığını söylese de bu gerçeği yansıtmaz. Bir evrimden söz etmek gerekirse bu insanı kapsayacak şekilde geniş değildir. Diğer canlılar için geçerli olacak bir evrim düşüncesi kabul edilebilir. Fakat bu şekilde soyut düşünme kabiliyetine sahip bir canlının rastgele bir oluşumla meydana geldiğini söylemek onu yalnızca maddesel dünya ile sınırlamak anlamına gelir.

Bu durumda bilimi sorgulamak gerekir mi? Bilim insanlar tarafından çarpıtılıyor mu?

Bilim bir varsayımlar silsilesidir. Ortaya fikirler atılır ve onların arasından en mantığa uygun geleni araştırmalar daha iyisini bulana kadar doğru olarak kabul edilir. İşte bilim budur. Çoğu zamanda insanlar tarafından çıkarlar uğrunda çarpıtılmaya elverişlidir. Bir takım gerçekler gizlenir ya da el altından yok edilir.

Sosyal bir varlık olarak insan


İnsanlar, gelişmiş sosyal yapılar kurmuşlardır. Bu yapılar duruma göre aynı amaca yönelik birlik veya rakip olabilirler. Aile en temel sosyal yapı sayılabilir. Güvenlik ve adalet için devletler kurmuşlardır. Aynı dili konuşanlar milletleri oluşturmuşlardır.

Diğer varlıklar arasında insanın yeri


Varlıkları cansız nesneler, bitkiler ve hayvanlar, insanlar ve cinler, melekler olarak ayıracak olursak. Varlıklar arasında insan en üst tabakadadır. Yaratılışı itibariyle Yaratanı ona bunu layık görmüş. İnsan bu konumu gösterdiği davranışlar sayesinde kazanır. O kendini alçaltabilir veya yükseltebilir. (İnsan ve cinler nefis sahibi olmaları dolayısıyla birbirlerine yakındır. Fakat cinlerde cismani bir beden yoktur.) Bu konuda en üst konumda bulunan Muhammed aleyhisselamdır. Sonra diğer diğer peygamberler gelir. İnsanların büyükleri meleklerin büyüklerinden yüksektir.

Klonlama


İlk hayvanın klonlanmasından bu yana epey zaman geçti. Pek çok ülkede insanın klonlanmasına etik olarak karşı çıkılıyor ve bu konuda yasalar var. Tabii ki bu çalışmaların yapılmadığı anlamına gelmiyor.

Medya da genel olarak kök hücreden organ çoğaltılması gündem olarak yer alıyor.

Özellikle benim takip ettiğim olay İsa ve Muhammed peygamberlerin klonlarının yapılıp yapılmayacağı. Çünkü bilindiği gibi peygamberimizin sakalı ve saç teli oldukça yaygın ve bulmak o kadar da zor değil.

Son


Bilimsel olarak yaşanacak yeni gezegenler ve dünya dışı yaşam şartları araştırılsa da büyük ihtimalle dünyanın sonu insanlığında sonu olacak. Dinlerde olaya bu açıdan bakar ve durumu kıyamet adını verdiği olağanüstü bir yıkımla açıklar. (Soru: Kıyamet sadece bilinçli varlıkları mı yok edecektir yoksa madde de yok olacak mıdır?) Fakat bu aslında bir son değil yeni bir başlangıçtır. Kaynaklarda insanlara kıyametin olduğu haber verilmiş ama zamanı hakkında bir açıklama yapılmamıştır. Yakın olduğu kesindir. Çünkü gönderilen dinler arasında genelde bin sene var ve son peygamber ve din geleli bin seneyi geçti.


Ömer Moğultay

Yazar Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.