Kategoriler
Din ve İnançlar
🔥 2 görüntülenme

Peygamber efendimiz ümmi idi

Sual: Hintli Hamidullah gibi bazı ilahiyatçılar da, Peygamber efendimizin ümmi olmadığını söylüyorlar. Bu doğru mudur?

Cevap: Konu ile alakalı olarak Kısas-ı Enbiyâda deniyor ki:

“Resulullah efendimiz ümmi idi. Yani kimseden bir şey öğrenmemişti. Yazı yazmazdı, okumazdı. Ümmi olan insanların arasında yetişti. Mekke’de, geçmiş insanların hallerini bilen bir alim yoktu. Başka yerlere giderek kimseden bir şey öğrenmemişti. Böyle iken, Tevrat’ta, İncil’de ve başka ilahi kitaplarda bulunan bilgileri ve eski insanların hallerini haber verdi. O zamanlarda tarih bilgileri, karışmış, bozulmuş, doğrusunu eğrisinden ayırabilen pek az kimse vardı. Her dinden adamlara cevaplar verip, hepsini susturdu. Bu başarıları, kendisinin Allah tarafından gönderilmiş bir Peygamber olduğunu göstermektedir. Zamanındaki edebiyatçılara, şairlere meydan okuduğu halde, hiçbiri onun getirdiği Kur’ân-ı kerim gibi, bir satır bile söyliyemediler. Halbuki Mekkeliler, şiir okumaya, nutuk söylemeye meraklı olup, bu yolda çok çalışırlar ve yarışırlardı. Düzgün konuşmakla övünürlerdi. Kur’ân-ı kerim, bütün şairlere galip geldi. Kur’ân-ı kerime karşı koyamadılar. Şaşkınlıklarından, kılıca sarılıp, dövüşmeyi, ölmeyi göze aldılar. Ebû Zer hazretlerinin kardeşi Üneys, o zamanlar ünlü bir şair idi. Kur’ân-ı kerimi işitir işitmez, Allah kelamı olduğunu anlayıp, hemen Müslüman oldu.” Ankebût suresinin 48. ayetinde mealen;

(Sen bu Kur’ân gelmeden önce, bir kitap okumazdın. Yazı yazmazdın. Okur yazar olsaydın, başkalarından öğrendin diyebilirlerdi) buyurulmaktadır.

Nübüvetten önce, Peygamber efendimizin bir kervanla, Şam’a olan son yolculuğunda, kervan başkanı olan Meysere, hazret-i Hatice’ye müjdeci olarak Resulullah efendimizi göndereceği zaman, kervanda bulunan Ebu Cehil’in;

“Muhammed daha gençtir. Bir yere yolculuk yapmamıştır. Yolu şaşırır. Başkasını gönder” demesi de, Hamidullah’ın yanlış ve sapık düşündüğünü göstermektedir. Çeşitli yerlere gidip, oralarda öğrendiklerini ortaya koyarak, kavmini ıslaha kalkıştı demek, bir Müslümanın yapacağı şey değildir.

Allahü teâlânın ve İslâm alimlerinin bu şahitlikleri karşısında, imanı ve aklı olan herkes, Hamidullah ve benzerleri hakkında kesin hükmünü vermekte güçlük çekmez.

* Peygamber efendimiz ümmi idi (Osman Ünlü Hocanın 18.01.2020 tarihli yazısı)


Peygamber efendimize dil uzatanlar

Sual: Hintli Hamidullah ve onun yolunda olanlar, Peygamber efendimizin, çeşitli yerlere seyahat ederek bu bilgileri öğrendiğini söyledikleri doğru mudur?

Cevap: Hintli Hamidullah, Fransa’da İslâm bilgileri profesörü etiketini aldığı için, İslâm alimi sanılmaktadır. İslâm Peygamberi kitabında, Peygamber efendimiz için;

“Onu gene tüccar sıfatı ile Yemende, Bahreyn ve Umman’da görüyoruz. Belki de deniz yolu ile, Habeşistan’a gittiği dahi hatıra gelebilir. Bütün bu seyahatler, onun Bizans, Acem, Yemen ve Habeşistan’ın ticari, idari gelenek ve kanunlarını öğrenmesine yol açtı. Olgunluk yaşında, kırkında bu tecrübeli adam, kavmini ıslaha teşebbüs etti” demektedir. Halbuki, İslâm tarihleri, sözbirliği ile diyorlar ki:

“Resulullah efendimiz, üç gün validesi, sonra Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe birkaç gün emzirdi, daha sonra, iki sene Halime hatun emzirdi. Altı yaşında iken, validesi Âmine hatun, oğlunu Medine’ye dayılarını görmeye götürdü. Bir ay kalıp, dönüşte, Ebvâ denilen yerde vefat etti. Hizmetçileri Ümm-i Eymen ile Mekke’ye gelip, dedesi Abdülmuttalib’in yanında kaldı. Sekiz yaşına gelince, dedesi vefat edip, amcası Ebû Talibin yanında kaldı.

Dokuz veya oniki yaşında iken Ebû Talib, yirmi yaşında hazret-i Ebû Bekir ve yirmibeş yaşında iken, hazret-i Hatice’nin kervanı ile Şama gidenler arasında bulundu. Bu yolculukların üçünde de, Busrâ denilen yere varıldıkta, orada bulunan kilisenin papazları, Bahîra ve sonra Nestûra, İncil’de okudukları son Peygamberin alametlerini kendisinde görerek;

“Şama gitmeyiniz! Şam’da Yahudîler bu çocuğu tanır, öldürür” dediler. Bunlar da, ticaretlerini orada yapıp geriye döndüler.

Ondört veyâ onyedi yaşında iken, Yemene giden amcası Zübeyr, ticareti bereketli olması için, Resulullah efendimizi de beraber götürdü. Bahreyn’e gittiğini bildiren güvenilir haber olmadığı gibi, Habeşistan’a seyahat ettiğini de, Peygamberliğine inanmayanlardan başka, kimse düşünmüş değildir. Diğer seyahatlere de, kendisi ile bereketlenmek için götürülmüştü.”

Bizans’a, Acem’e, Habeş’e ve Yemen’e gidip, oralarda öğrendiklerini ortaya koyarak, kavmini ıslaha kalkıştı demek ve Resulullah efendimiz için tecrübeli adam diyerek edepsizce davranmak, bir Müslümanın yapacağı şey değildir.

* Peygamber efendimize dil uzatanlar (Osman Ünlü Hocanın 20.01.2020 tarihli yazısı)

Ömer Moğultay

Yazar Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.