Kategoriler
Nedir Sağlık
🔥 2 görüntülenme

Libido

Libido, Sigmund Freud tarafından ortaya atılan, insanoğlunun ana sorun kaynağı olarak görünen, bastırılmış duyguları insan benliğinde ateşleyen terimdir. Türkçede insana yaşama gücünü veren enerji olarak kullanılır. Freud her ne kadar diğer uzmanların insana yaşama gücünü veren enerji demesine rağmen libidonun zararlı olduğunu kanıtlamıştır. Libido düşürücü de buradan icat olmuştur.

Daha teknik olarak tanımıyla Carl Jung tarafından bulunmuştur. Genel olarak libido, özgür yaratım ya da psişik olarak bireysel gelişimi ileri iten enerjidir.

Freud’a göre libido içgüdüsel enerjidir. Uygarlaşma davranışının uzlaşımlaşması ile çatışma halindedir. Toplumsal konforun getirdiği libidoyu kontrol etme ihtiyacı olarak tanımlanır. Bu toplumsallık ile bireysellik arasındaki huzursuzluk ve gerilimi yönetir. Bu rahatsızlığı, huzursuzluğu Freud neurosis (nevroz, sinirce) olarak isimlendirmiştir. Böylece libido dönüşüme uğramak zorunda kalır. Sosyal alanda kullanılacağı bir alana yöneltilerek yüceltilir.

Libido, yaratıcı hayatı teşvik edebilir. İnsanlık için doğal yol seksle gerçekleşmesidir. Bununla birlikte derin bilinçaltı seviyelerinde iki seviye birleşebilir bunun sonucunda seksüel çekim ve seksüel dürtü için evrimsel koşullarda sonuçlar verebilir. Bu koşulların kullanımı libidonun karşıt anlamlı sözcüğü olan destrudo’yu oluşturur. (insanın içindeki ölüm, yıkım, kendi kendini yıkım/yok etme içgüdüsü). Freud, insan yaşamını iki temel dinamik arasındaki savaşın oynandığı tiyatro olarak görmüş: yaşama içgüdüsü (eros) ve ölüm içgüdüsü (thanatos). Bilindiği üzere Freud daha çok yaşam içgüdüsü ile uğraşmıştır.

Kelimenin kökeni

Kelime, Freud’un öğrencisi psikanalist Edoardo Weiss tarafından üretilmiş ve ilk olarak 1935 tarihli “imago” dergisindeki “Todestrieb und Masochimus” başlıklı makalesinde kullanmıştır. Freud, 1880 ve 1900 arasındaki yıllarını, yoğun psişik bunalım dönemler, büyük yalnızlık ve muhteşem yaratıcı melankolisi ile geçirdi. Freud daha Paris’teyken, hem Charcot’nun kişiliğinin getirdiği büyük şok, hem de Paris kentindeki kültür şokunu yaşamıştı. Viyana’ya döndüğünde kriz öncesi kriz diye tanımlanan çeşitli psikosomatik reaksiyonlar göstermeye başlamıştı, kalp bölgesinde lokalize olan sancılar, taşikardi, kronik kabızlık, solunum bozukluğu, uykusuzluk ve ölüm isteği gibi. 1893 yılında psişik yapısı iyice çözülme dönemine gelir. Bununla yeni bir kriz başlar. Kendisine sigarayı bırakması önerilir, fakat kabul etmez. “Sigarayı bırakarak mutlu yaşayacağıma, sigarayla birlikte mutsuz da olsa keyifli yaşayayım” der. Freud yine bu dönemde, 1894 yılının haziran ayında, sonradan psikanalizin temel kavramlarından biri olan libido tanımını ilk kez kullanır.

Bazı psikanalistler, (Federn) aynı içgüdüyü “mortido” kelimesiyle tanımlamıştır.

Tıpta libido

Doktor ve psikiyatristler libidonun azaltılmasını bir çeşit seksüel fonksiyon kaybı olarak görmekte ve bunu tıbbi bir problem olarak ele almaktadır. Örneğin, libidonun azalışını, erkekte testosteron ve kadında östrojen hormonunun üretiminin azalmasına bağlarlar. Hormon yetersizliği hormon tedavileriyle düzenlenebilir.

Birçok tıbbi durum altında libido azalabilir. Ameliyat, aşırı yorgunluk, bitkinlik, psikiyatrik sorunlar (depresyon, kaygı) gibi. Bazı ilaçların da libido düşüşünde yan etkileri söz konusu olabilir.

Kategoriler
Nedir
🔥 1 görüntülenme

Hiperseksüalite

Hiperseksüalite, cinsel dürtüleri çok artmış ya da cinsel aktivitesi son derece sık veya aniden beliren kişiler için kullanılan terimdir. Hiperseksüaliteye bazı tıbbi durum ve uygulamalar neden olabilmesine rağmen, çoğu durumda nedeni bilinmemektedir. Bipolar bozukluklar gibi ruhsal sağlık sorunları hiperseksüalitenin ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Ayrıca alkol ve bazı ilaçlar kişilerdeki sosyal ve cinsel çekingenlikleri etkileyebilir. Bir dizi hiperseksüaliteyi açıklamak veya tedavi etmek amacıyla bazı teorik modeller kullanılmıştır. Özellikle popüler medyada en yaygın olan kanı, bu kişilerin cinsel bağımlı olduklarına dair yaklaşımdır. Fakat bu kanı üzerinde seksolojistler herhangi bir görüş birliğinde bulunmamaktadır. Bu durum için yapılan açıklamalar genel olarak, eylemin kompulsif davranışlar ve dürtüsel davranış modelleri olduğu yönündeki teorileri içerir.

Dünya Sağlık Örgütü, Hastalıkların Uluslararası Sınıflamasında (ICD-10) “Aşırı Cinsel Tahrik” (F52.7 koduyla) —erkeklerde aşırı cinsel istek, kadınlarda ise nemfomani olarak ayrılmıştır— ve “Aşırı Mastürbasyon” (F98.8 koduyla) olarak belirtmiştir. Herhangi bir özel teori ima edilmeden, teşhis edilmesi için Hiperseksüal bozukluğu isim önerisinde bulunulmuş fakat resmî tanılar listesinde bu ada yer verilmemiş ve DSM kitabına eklenmesi belirtilmiştir.

Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabında psikiyatrik bozukluklar listesine cinsel bağımlılık olarak eklenmesi önerisini ret etmiştir. Bazı yazarlar, aşırı cinsel dürtüler teriminin insanları etiketlediğini savunarak, bunun insanların kendi kültür veya akran grubu normlarına uymayacağını ve tüm bunların hiperseksüalite için tartışılmasının mantıklı olmadığını sorgulamışlardır.

Epidemiyoloji

Hiperseksüel ya hiperseksüel olduğuna inanılan insanların sayısının ne kadar olduğu bilinmemektedir. Bunun ile ilgili bazı tahmin çalışmaları yapılmış olsa da; yapılan bu çalışmaların hangi bazda olduğu bilinmemektedir. Çalışmalardaki tahminlere göre ABD nüfusunun %3-6 kadarı hiperseksüeldir.

Hiperseksüalite için kullanılan birçok terim, kültürel veya arkadaş grubu normlarına göre değişiklik göstermektedir. Anket çalışmaları olasılıksız örneklemelerinde erkeklerin %3-5’inin günlük bazda mastürbasyon yaptığını söylerken, Kinsey çalışmalarında, erkeklerin %7,6’sının günlük olarak ya da daha fazla günde önde gelen bazı cinsel davranışlardan (mastürbasyon, cinsel ilişki, oral seks vb.) orgazm olduklarını belirtmektedir. Laumann ise çalışmalarında (cinsel davranışlar hakkında büyük ölçekli temsilcisi anket) 18 ile 59 yaş arasındaki erkeklerin %1,9’nun günde bir defa, %1,2’sinin ise günde bir defadan daha fazla mastürbasyon yaptığını tespit etmiştir.

Kategoriler
Flört ve İlişkiler
🔥 4 görüntülenme

Erotik asfiksi

Erotik asfiksi, otoerotik asfiksi, seksüel mastürbatif asfiksi veya seksüel asfiksi, kişinin mastürbasyon esnasında daha fazla haz almak için kendisini oksijensiz bırakmasından ileri gelen boğulma.

Cinsel olarak bu davranışa eğilim gösterilmesi durumu; asfiksifili veya hipoksifili olarak adlandırılmaktadır. Asfiksiye duyulan ilgi, Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından parafili çeşidi olarak tanımlanmıştır.

Bu durumun ilk kez Marquis de Sade tarafından ortaya konmuş[ nedeni, hipoksinin beyinde kısmi bir iskemi oluşturarak bazı seksüel aktiviteleri uyarmasıdır. Bu şekilde cinsel haz durumuna ulaşan kişinin boyun bölgesine doladığı bağ veya başına geçirdiği naylon torba gibi düzenekleri kimi zaman serbestleştirememesi veya hipoksi yaratması amacıyla kullanılan ilaçların dozları nedeniyle ölüm görülebilir.

Kategoriler
Flört ve İlişkiler
🔥 2 görüntülenme

Nekrofili

Nekrofili, necro (ölü) kelimesinden türetilmiş bir tür cinsel yönelim bozukluğu çeşididir. Nekrofili insanlar, ölü insanlara karşı ilgi duymaktadır. Özellikle bu cinsel sapkınlığa yönelen insanlar, genel olarak cinsel ihtiyaçları için cinayet işleme yoluna gitmektedirler. Dünya tarihindeki seri katillerin büyük bir kısmının, nekrofili ihtiyaçlarını gidermek için cinayet işledikleri bilinmektedir. Nekrofili, bir tür parafili çeşidi sayılmaktadır.

Tarihçe

“Herodot’un kayıtlarına göre güzel kadınların kadavraları ancak günlerden sonra mezarcılara teslim edilirdi. Meşhur Tiran’lardan Periandre’ın karısı Melissa’nın ölümünden sonra da, sevgi münasebetlerine devam ettiğini yine aynı tarihçiden öğreniyoruz. Aynı şekilde Kral Herode da ölü karısı Marianne ile yedi sene münasebetlerine devam etmiştir. Bu süre esnasında karısının bedenini mevcut koşullarla koruma altına almış ve cinsel münasebetine devam etmiştir.”

Kategoriler
Nedir
🔥 2 görüntülenme

Cinsel fetişizm

Cinsel fetişizm ya da kısaca fetişizm, cansız bir varlığa veya vücudun normalde cinsel işlevi olmayan bölümlerine erotik ilgi duyma.

Tarihçe

Cinsel fetişizm, ilk olarak Alfred Binet tarafından Le fétichisme dans l’amourde tanımlanan ama kökeni daha eskilere dayanan, cansız bir nesnenin veya bir beden parçasının tahrik edici olarak algılanmasına denir. Kök olarak antropolojide doğaüstü güçlere sahip olduğuna inanılan nesneler için kullanılan fetiş teriminden gelir.

Fetişizm teorileri

Janine Chasseguet-Smirgel’e göre fetişizm, Oidipus kompleksinin sapkın deneyimler yardımıyla aşılmasından ileri gelir. Doğal gelişimde kompleks, erkek çocuk için annenin babaya ait olduğunun kabul edilmesiyle sonlanır ve sonrasında erkek çocuk, gizillik dönemi (latans) boyunca babayla özdeşleşerek süperego denilen bir yapıyı kurar. Sapkında ise anne, babanın yenilmiş olduğunu ilan eder. Bu da çocuğun pre-oidipal bir döneme anal aşamaya saplanıp kalmasına neden olur. (Aşamalarla ilgili ayrıntılı bilgi: Psikanaliz maddesi.) Sapkın erkek çocuğun cinsel konumunu Chasseguet-Smirgel, anal-fallus olarak belirler. Oidipal aşamayı doğal yollarla geride bırakan ve latanstan sonra ergenlik aşamasına geçen çocuğun cinsel konumu ise fallik-fallustur. Bu, babanın tamamlanmış fallusunun içselleştirilmesi anlamına gelmektedir. Sapkın için ise bu içselleştirme gerçekleştirilmemiş ve annenin yardımıyla sapkın, anal-fallusunun babanın fallik-fallus’undan üstün olduğu yanılsamasına kapılmıştır. Ama bu yanılsamanın sürmesi için anal-fallus’un “anal” karakteri örtülerek “sihirli özerk fallus” düşünsel olarak yaratılır. Fetişin amacı da bu örtme işlemini gerçekleştirmektir.

Cinsel fetişizm türleri

  • Ayak fetişizmi
  • Ayakkabı fetişizmi
  • Aksesuar fetişizmi
  • Irk fetişizmi
  • İç çamaşırı fetişizmi
  • Ölü sevicilik
  • Şişman kadın fetişizmi
  • Üniforma fetişizmi
  • Yaşlı kadın fetişizmi
  • Gıdıklama fetişizmi
  • Saç fetişizmi
Kategoriler
Flört ve İlişkiler Nedir
🔥 1 görüntülenme

Bondage

Bondage, bağlama anlamına gelen ve genellikle bağlamada ip kullanılan uyarılma durumudur. Kişinin elleri, ayakları, kolları ve bacakları bağlanabilir.

Bondage – Bağlanmış Bir Kadın

Sert ve yumuşak bağlama olarak ikiye ayrılır. Sert bağlama kişinin tamamen hareketsiz kalması anlamına gelir. Yumuşak bağlama ise kısıtlı bir hareket imkanı vermek olarak tanımlanır. BDSM ve fetişizm yapanların sıkça kullandığı bir yöntemdir. Tecavüz vakalarında sık kullanılan bir yöntemdir.

Kategoriler
Flört ve İlişkiler Nedir
🔥 0 görüntülenme

BDSM

BDSM, rızaya bağlı olarak fiziksel baskı ve kuvvetli duyusal uyarımın uygulandığı ve fantezi güç rolü oynamanın yapıldığı cinsel tercih ve kişisel ilişki türüdür. “BDSM” kısaltması bondage ile disiplin (“bondage and discipline”; B&D ya da B/D), hakimiyet ile teslimiyet (“dominance and submission”; D&S ya da D/s) ve sadizm ile mazoşizm (“sadism and masochism”; S&M ya da S/M) öğelerini bir araya getirir. BDSM bir sürü çeşitli eylem, kişilerarası ilişki türü ve altkültürü kapsar.

Tasma takmış bir kadın. Tasmalar BDSM'de sık kullanılır.
Tasma takmış bir kadın. Tasmalar BDSM’de sık kullanılır.
Kategoriler
Flört ve İlişkiler Nedir
🔥 0 görüntülenme

Şehvet

Şehvet, kişisel cinsel ihtiyaçlara yönelik isteklerin tamamına şehvet denir. Şehvet bir duygudan çok cinsel isteklerin genellemesine verilen bir addır. Kişisel yapının oluşumuna göre şehvet seviyesi değişir. Cinsel istek uyandıracak ortamlarda kişinin gelişiminde almış olduğu duygusal eğitime bağlı olarak farklı şehevi duygular barındırabilir. Bu duygusal karışım duygusallık, hafiflik, saldırganlık, acınma gibi birden çok yapının ana hatlarını çizdiği bir temele oturabilir.

Şehvet duygusunun bitişinde psikolojik bozulmaların önlenebilmesi için maddi ve ruhsal yapısal bütünlüğe dayalı bir dengeleyici cinsellik önemlidir. Kişilik sınıflandırmalarında karşılıklı paylaşımı sağlayan eşleşmeler önemlidir. Ahlaki yapı olarak bütünleşmeyen kişilik temelleri şehvetin olumsuz ve tatminsiz devamlılığını sağlayacaktır.

Kategoriler
Bilim Flört ve İlişkiler
🔥 1 görüntülenme

Parafili

Parafili, bireyin cinsel doyum kaynağının alışılmış kaynaklardan sapması, tek nesne ya da objeye odaklanmasıdır.

Örneğin, teşhircilik (cinsel organını göstermekten haz almak), gözetlemecilik (birini gizlice izlemekten haz almak), sadizm (acı çektirmekten haz almak), mazohism (acı çekmekten haz alma) gibi.

Parafili, bir kişinin yoğun fantezi, anormal arzular içinde bulunmasını tanımlayan psikoloji terimidir. Bu kişinin arzuları cansız varlıklara, hayvanlara (zoofili), ölülere (nekrofili), kendine veya eşine işkence yapmaya (sadomazoşizm) ya da çocuklara (pedofili) karşı olabilir