Kategoriler
Din ve İnançlar
🔥 4 görüntülenme

Dua ederken ellerin şekli

Soru: Dua ederken ellerin şekli nasıl olmalıdır?

Cevap: Dua etme esnasında şekil bakımından asıl olanın ellerin çok az bir miktar da olsa birbirinden ayırmak, avuç içlerini yukarıya bakacak şekilde tutmak ve de onları göğüs hizasına gelecek kadar kaldırmak gerekir.  Bunun ile ilgili olarak İbn Abbas’ın rivayet etmiş olduğu bir hadis şöyledir: “Allah’a dua edildiği vakit avuçların iç kısmını açarak dua et, ellerin sırtları ile dua etme. Duayı bitirdiğinde avuçlarını yüzüne sür

Ancak bu noktada hemen belirtmeliyiz ki, her ne kadar konuyla alakalı olan hadis-i şeriflerden Efendimizin yaptığı dualarını daha çok yukarıda belirtildiği şekil ile yaptığı anlaşılsa da, hadis kitaplarında Efendimizin dua sırasında ellerini bitiştirdiğine dair çokça rivayetler bulunur. Hadis âlimlerinden biri olan Hafız el-Iraki’nin Taberani’nin Mu’cemu’l-Kebir isimli kitabında, Abdullah b. Abbas’ın şu rivayetine yer verdiğini belirtilmektedir. Bu rivayete göre İbn Abbas, Peygamber Efendimizin dua sırasında ellerini birleştirdiğini aktarılmaktadır. Ancak Iraki, bunun hayli zayıf bir rivayet olduğunu söyler.

Başka bir yönden, Efendimizin dua anında ellerini koltuk altları görünecek kadar yukarı kaldırdığına ve kimi zaman ellerini ters yönde çevirdiği ile ilişkili rivayetler bulunur. Örneğin Buhari’de bulunan Enes b. Malik’in rivayeti de, Allah Resulü’nün sürekli dua anında ellerini aynı biçimde tutmadığını gösteriyor. İlgili Hadis-i şerif şöyledir. “Resûlullah dua sırasında ellerini öyle bir kaldırdı ki, koltuk altlarının beyazlığını görürdüm.” Ahmed b. Hanbel’in ise Müsned adlı eserinde yer alan bir rivayete göre de şöyledir: “Peygamber Efendimiz, Allah’tan herhangi bir şeyin olmasını dilediği zaman ellerinin iç kısmını yukarıya doğru yöneltirdi. Ancak herhangi bir şeyden sakınacağı zaman da ellerinin içini aşağıya doğru çevirirdi.”

Sonuç kısmına değinecek olursak şunu da ifade etmeliyiz ki, dua anında ellerin tutulması tamamen teferruata ait bir husustur. Yani dua anında ellerin birleştirebilmesi yahut ayrılması konusunda bağlayıcı olan herhangi bir emrin bulunmadığı ifade edilebilir. Dolayısıyla bu tür bir meselede başka kişilerin tenkidini yapmak ya da onlarla münakaşaya girmek kesinlikle doğru olmayacaktır. 

Kategoriler
Din ve İnançlar
🔥 1 görüntülenme

İnsanlara yardımcı olmak sevaptır

Sual: İnsanlara, nafaka ve terbiye konusunda yardımcı olmak da,  dinen sevap mıdır?

Cevap: Bu konuda, İmâm-ı Rabbânî hazretleri bir talebesine hitaben buyuruyor ki:

“Allahü teâlânın, bir kuluna, faydalı, güzel işler yapmayı, çok kimsenin ihtiyaçlarını sağlamasını nasib etmesi, çok kimsenin ona sığınması, bu kul için pek büyük bir nimettir! Allahü teâlâ, kullarına ıyâlim demiş, çok merhametli olduğu için, herkesin rızkını, nafakasını kendi üzerine almıştır. Allahü teâlâ, bu ıyâlinden birkaçının rızıkları, nafakaları için ve bunların yetişmeleri, rahat yaşamaları için bir kulunu görevlendirirse, bu kuluna büyük ihsan etmiş olur. Bu büyük nimete kavuşup da, bunun için şükür etmesini bilen kimse, çok talihli, pek bahtiyardır. Bunun kıymetini bilip, şükretmek, kendi sahibinin, Rabbinin ıyâline hizmet etmeyi saadet ve şeref bilmek ve Rabbinin kullarını yetiştirmekle öğünmek, akıl icabıdır.”

***

Sual: Peygamber efendimizi vesile ederek dua edilmez diyenler var, bunlara nasıl cevap vermelidir?

Cevap: Konu ile alakalı olarak İmâm-ı Tirmizî ve İmâm-ı Nesâî hazretlerinin Sünen kitaplarında buyuruyorlar ki:

“İki gözü ama bir kimse gelip, ya Resulallah sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem! Allahü teâlâya dua et, gözlerim açılsın dedi. Peygamber efendimiz;

(Kusursuz bir abdest al! Sonra Ya Rabbi! Sana yalvarıyorum. Sevgili Peygamberin Muhammed aleyhisselamı araya koyarak, senden istiyorum. Ey çok sevdiğim Peygamberim Muhammed aleyhisselam! Seni vesile ederek, Rabbime yalvarıyorum. Senin hatırın için kabul  etmesini istiyorum. Ya Rabbi! Bu yüce Peygamberi bana şefaatçi eyle! Onun hürmetine duamı kabul et!) duasını okumasını söyledi. Adam, abdest alıp dua etti. Hemen gözleri açıldı. Bu duayı Müslümanlar, her zaman okumuşlar ve maksatlarına kavuşmuşlardır.”

***

Sual: Sadece sütü için bir ineği, koyun veya keçiyi kiralamak, dinimizce uygun olur mu?

Cevap: Sütü için hayvanı, meyvesi için ağacı veya asmayı, koyun otlatmak için tarlayı, yünü için hayvanı kiraya vermek caiz değildir, fasittir.

***

Sual: Düğünde takmak için, bilezik, altın zincir gibi süs eşyalarını kiralamak caiz olur mu?

Cevap: Altından ve gümüşden zinet eşyası süs olarak kullanmak için ve elbise, kumaş, giymek için kiraya verilebilir.

* İnsanlara yardımcı olmak sevaptır (Osman Ünlü Hocanın 09.01.2020 tarihli yazısı)

Kategoriler
Din ve İnançlar
🔥 0 görüntülenme

Duanın önemi

Duanın önemi Kuranda, … Sizin duanız olmasaydı Rabbim size değer verir miydi?(Furkân 25/77) âyetiyle haber verilir. Dua, kulun bütün benliğiyle Allaha yönelmesi, Ona yalvarması, acziyet haliyle hâcetini Ondan dilemesi, demektir. Dua başlı başına bir ibadet şeklidir. Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] hadis-i şeriflerinde, Allah katında, duadan daha kıymetli ve makbul hiçbir şey yoktur buyururlar(Tirmizî).

Şu hadis-i şerif duanın ne denli mühim bir ibadet olduğunu ifade etmektedir:

Kul, duasında şu üç şeyden birini mutlaka elde eder: Ya duası sayesinde bir günahı bağışlanır veyahut bir ecir elde eder. Ya da karşılığı ahirette verilmek üzere mükâfatı ertelenir (Deylemî, Müsnedül-Firdevs).

Kategoriler
Din ve İnançlar
🔥 1 görüntülenme

Hristiyan İnancına göre Dua

İncil’in dua ile ilgili iki önemli öğretileri var: İnsan dua ederken Tanrı’ya ‘Baba’ diye hitap edebilir ve geçerli bir dua’nın Mesih İsa’nın adıyla edilmiş olmalı.

İsa Mesih’in ölümü aracılığıyla günahlarından temizlenmiş her insan Tanrı’ya saygı ile ama aynı zamanda çok samimi bir şekilde yaklaşabilir. Bu yüzden bir Mesih imanlısı Tanrı’ya ‘Baba’ diyebilir ve bu şekilde dua eder. Hıristiyanlığın en tanınmış dua, Mesih İsa tarafından öğrencilerine öğretildi (İncil, Matta 6:9-13): ‘ Göklerdeki Babamız, Adın kutsal kılınsın. Egemenliğin gelsin. Gökte olduğu gibi, yeryüzünde de Senin istediğin olsun. Bugün bize gündelik ekmeğimizi ver. Bize karşı suç işleyenleri bağışladığımız gibi, Sen de bizim suçlarımızı bağışla. Ayartılmamıza izin verme. Bizi kötü olandan kurtar. Çünkü egemenlik, güç ve yücelik Sonsuzlara dek senindir! Amin’.

İncil’e göre Mesih İsa diyor ki (İncil, Yuhanna 14:13-14):  Baba Oğul’da yüceltilsin diye, benim adımla dilediğiniz her şeyi yapacağım. Benim adımla benden ne dilerseniz yapacağım.

İncil’e göre Mesih İsa ölümü ve dirilişi aracılığıyla Tanrı’ya giden kapı (İncil, Yuhanna 10:9) ve tek yol (İncil, Yuhanna 14:6:  Yol, gerçek ve yaşam Ben’im. Benim aracılığım olmadan Baba’ya kimse gelemez. ) oldu. İsa’nın adı bu anlamda bir anahtar gibi görünüyor: Sırf O’nun sağladığı kurtuluşa güvenerek insan Tanrı’ya samimi bir şekilde yaklaşma hakkını kazanır.

Kategoriler
Din ve İnançlar
🔥 0 görüntülenme

Duanın makbul olduğu zamanlar

Ezan okunurken ve ezan ile kamet arasında yapılan dua. Kur’an okunurken, Kur’an-ı kerim hatmedilince, Kâbe-i şerifi görünce, yağmur yağarken, düşmanla karşılaşınca, zulme uğrayınca, cemaat halinde iken, farz namazlardan sonra, kalbinde incelik hissettiği an, Esma-i hüsna ile, ism-i a’zam ile dua edince, seher vakti, yalvararak dua etmek, bid’atlerden sakınmak, gafil olmamak, uyanık olmak, helal yemek, haramlardan kaçmak, Cuma günü ve gecesi, Recebin ilk, Şabanın 15. gecesi, Bayramın birinci geceleri, Arefe günü, Ramazan gün ve geceleri, iftar zamanı edilen dualar makbuldür.

Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Ezanla kamet arasında dua makbuldür.) [Tirmizi]
(Kur’anı hatmedenin duası makbuldür.) [Beyheki]
(Rikkat halinde duayı ganimet bilin.) [Deylemi]
(Hac yapanların, duaları kabul olur.) [Taberani]
(Kur’an ve ezan okunurken, düşman ordusuyla karşılaşınca, yağmur yağarken, zulme uğrayınca dualar kabul olur.) [Taberani]
(Bir cemaatten bir kısmı dua eder, ötekiler de amin derse o duayı, Allah kabul eder.) [Hakim]
(Beş vakit namazlardan sonra yapılan dua kabul olur.) [Buhari]
(İsm-i a’zamla edilen dua makbuldür.) [İbni Mace]
(Her gece seher vakti, Allahü teâlâ buyurur ki: İstiğfar eden yok mu, affedeyim. İsteyen yok mu, vereyim, duasını kabul edeyim.) [Müslim]
(Allahü teâlâya yakararak edilen dua makbuldür.) [Ebu Ya’la]
(En efdal dua, Arefe günü yapılandır.) [Beyheki]
(Şu beş gecede yapılan dua kabul olur: Regaib, Berat ve cuma gecesi ile Ramazan ve Kurban bayramının birinci gecesi.) [İbni Asakir]
(Bid’at ehlinin duası kabul olmaz.) [İbni Mace]
(Gafletle yapılan dua kabul olmaz.) [Tirmizi]
(Bir lokma haram yiyenin, kırk gün duası kabul olmaz.) [Taberani]
7- Hacet namazı kılmalı. [Hacet namazı yazısında, bu namazın nasıl kılınacağı hakkında bilgi var.]

Kategoriler
Din ve İnançlar
🔥 0 görüntülenme

Duanın kabul olması için

Duanın kabul edilmesi için bazı şartlar vardır. Duanın kabul edileceğinden şüphe etmemeli, şartlarına riayet edilip edilmediğinden şüphe etmelidir. Gereken şartlara riayet etmeden duanın kabul edilmesini beklemek uygun olmaz.

Önce çalışmak, sonra dua dinin esası!
Kabul edilir ancak, çalışanın duası!

Duanın kabul edilmesi için şartlardan bir kısmı şöyle:
* Haram lokmadan sakınmalıdır!
* İtikadı düzgün olmalıdır.
* Dualarım niçin kabul olmuyor dememelidir.
Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Allahü teâlâ, duanızı kabul eder. Dua ettim, hâlâ duam kabul olmadı diye acele etmeyiniz! Allahü teâlâdan çok isteyiniz! Çünkü kerem sahibinden istiyorsunuz.) [Buhari]

İstenilen şeyin olmaması, duanın kabul olmadığını göstermez. Onun için duaya devam etmelidir! Duanın kabulünün gecikmesinin başka sebepleri de vardır. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Mümin dua edince, Allahü teâlâ, Cebraile, “Ben onu seviyorum, isteğini hemen yerine getirme!” Facir, [günahkâr] dua edince de “Ben onun sesini sevmiyorum. İsteğini hemen yerine getir” buyurur.) Şu halde, duanın kabulünün gecikmesi zararlı değildir.
* Bela gelmeden önce çok dua etmelidir.
* Duaya hamd ve salevatla başlamalıdır.
* Yalvararak dua etmelidir.
* Sebeplere yapışmadan istemek kuru bir temennidir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Çalışmadan dua eden, silahsız harbe giden gibidir.) [Deylemi]
* Günah işlemeyen dil ile dua etmelidir. Peygamber efendimiz, (Allahü teâlâya günah işlemeyen dil ile dua edin) buyurdu. Böyle bir dilin nasıl bulunacağı sual edilince, (Birbirinize dua edin! Çünkü ne sen onun, ne de o senin dilinle günah işlemiştir) buyurdu. [Tergibüs-salât]
* İsm-i a’zam ve esma-i hüsna ile dua etmelidir. Duayı yalnız namazlardan sonra ve belli zamanlarda yapmak mekruhtur. Her fırsatta dua etmelidir! Bilhassa şerefli vakitleri ve şerefli halleri kaçırmamalı, fırsat bilmelidir!

Kategoriler
Din ve İnançlar
🔥 0 görüntülenme

Dua

İslam dininde dua; “bir kimsenin kendisi veya başkası hakkında bir dileğine bir arzusuna kavuşması için Allah ‘a yalvarması” olarak tanımlanabilir.

Dua  kalbin, Allah’a yönelmesi ve ondan yardım istemesidir. Yakarış manasına gelen Arapça kökenli sözcük.