Rothschild Para İmparatorluğu (Derin Yahudi Devleti) / George Armstrong

Rothschild Para İmparatorluğu (Derin Yahudi Devleti), George Armstrong tarafından 1940 yılında yazılan kitap.

Yahudiler hakkında yazılmış düşündürücü bir eser.Bir ailenin tefecilikle dünyaya nasıl hakim olduğunu merakla okudum…

Dünyadaki seçilmiş ırk olarak sadece kendilerini gören ve yaşayan bu insanların gözünde, hristiyanlar en lanetli insanlar. Dünya devletleri, bankalar,özellikle medya ve yüksek mercilere sızan Rothschild ailesinin bir satranç oyunu gibi tüm ülkelerin üstündeki egemenliklerinin anlatıldığı bu eser, yıllardır sadece politikacıların isimlerinin değiştiğini diğer her şeyin aynı şekilde devam ettiğini anlatan araştırmalara dayalı bilgilendirici ve düşündürücü bir eser olmuş…

Kesinlikle okunması gereken bir kitap…

Alıntılar

  • “Altın sayesinde en asi ruhlar satın alınabilir; tüm para değerleri ayarlanabilir ve ülkelerin borçları değiştirilebilir. Böylece tüm devletler merhametimize muhtaç olurlar.”
    Hahambaşı Reichhorn’un cenaze söylevinden alıntı.
  • Stalin ve Churchill savaş sayesinde diktatörleşirlerken Mussolini ve Hitler fakirlik ve fukaralık nedeni ile diktatör olmuşlardır. Başkan
    Roosevelt ise her iki yolu birden denemektedir.
  • Yahudiler protokollerinde söyledikleri gibi altını, borsaları ve medyayı kontrol etmekte, siyasileri yönlendirmekte, savaşlara neden olarak dünya tarihini amaçları doğrultusunda değiştirmektedirler.
  • Bu ailenin karşısında durabilecek hiçbir ticari güç yoktur ve Rothschildların istemedikleri ticari bir faaliyete hiçbir Avrupalı firma cesaret edip giremez.
  • Dünyadaki insanların fikir ve yaşamlarını çok etkileyen medyayı Yahudilerin kontrol etmesi bir tesadüf müdür?
  • Yirmi beş Rus devrimi lideri arasında Yahudi olmayan tek kişi Lenin’dir ancak onun da annesi ve karısı Yahudidir.
  • “İngiltere dışında Almanya, Avusturya ve Amerika’da Yahudi bankacıların acımasızca görüp de mani olmadıkları borsa faciası, bu ülkelerdeki Yahudi düşmanlığını arttırmıştır.” Yahudiler ekonomik krizleri her zaman görürler çünkü bu krizleri kendileri yaratırlar. Bu insanlar ekonomik krizleri önlemedikleri gibi kriz öncesi hisse senetlerini yüksek fiyatlardan satıp borsaların dibe vurması sonrası geri toplarlar. Böyle durumlarda hisseleri yok pahasına toplayan Yahudiler servetlerine servet katarlar.
  • Yahudilerin Hitler’e olan kızgınlıklarının altında esasında Hitler’in “Altın Standardını” kaldırması yatmaktadır. Bu hamle sonrası Alman ekonomisi güçlenmiş ve işsizlik ortadan kalkmıştır. 2. Dünya Savaşı’nı Almanya altına gerek duymadan yapmaktadır ve Hitler dünyaya Yahudilerden altın borçlanılmadan da savaşılabileceğini göstermektedir.
  • Hitler konuşmasında Yahudi kökenli Alman yönetiminin Almanları düşürdüğü zavallı hale işaret etmiştir. Hitler konuşmasında şöyle devam etmektedir: 
    “Yahudi parazitler milleti iliklerine kadar sömürmüş sonra da halkı kışkırtmaya başlamışlardır. Tek amacı milletimizi yok etmek olan Yahudiler korkunç bir işsiz ordusu yaratarak Bolşevik Devrimi’ne benzer bir Komünist devrime zemin hazırlamaktadırlar.
  • Yahudi etkisi altındaki Dawes Komisyonu ile Alman Merkez Bankası yeniden yapılandırılarak “Altın Standardına” geçildi. Almanlar tam anlamıyla Yahudiler tarafından köleleştirildi.
  • 1. Dünya Savaşı Almanya’yı Yahudi kontrolündeki monarşiden Yahudi kontrolündeki demokrasiye taşıdı. Almanya’nın başına yeni kişiler ve kadrolar getirildi ancak eski Rothschild etkisi, idealleri ve planları aynen yerlerinde kaldılar. Bu Yahudilerin ilk işi Alman parası olan reichsmarkı yok etmek oldu.
  • “Bize karşı çıkan devletleri komşularıyla birbirine düşürecek durumda olmalıyız. Ancak eğer karşı çıkan devlet ve komşuları birlik olarak bize karşı çıkarlarsa o zaman da dünya savaşı çıkaracak güçte olmalıyız.” 
    Protokol 7’den alıntı
  • “Peel Tadilatı” diye tarihe geçen bu değişiklik çok önemli sonuçlara neden olmuştur:
    (1) Bu değişiklik gümüşü İngiltere ve dünyada para karşılığı olmaktan çıkarmıştır. 
    (2) Bank of England İngiliz İmparatorluğu’nda para basma tekelini eline geçirmiştir. 
    (3) % 100 altın karşılığı para basımını zorunlu hale getirmiştir. 
    (4) Bank of England İngiliz İmparatorluğu’nun takas merkezi haline 
    gelmiştir ve İngiliz Poundu dünya parası haline taşınmıştır. 
    (5) Bankaya İngiliz İmparatorluğu ve bir 
    anlamda dünyada fiyatları ve ücretleri belirleme yetkisi verilmiştir.
  • “Altın her zaman dayanılmaz bir güçtür ve böyle olmaya devam edecektir. Altın ona sahip olanlar için çok yararlı bir araçken ona sahip olmayanlar için ise kıskançlık nedenidir.” 
    Hahambaşı Reichhorn Cenazesindeki söylevden alıntı
  • “Illuminati” bir Yahudi olan Adam Weishaupt tarafından kıta Avrupa’sı Mason Örgütü’nün bir kolu olarak kurulmuştur. Illuminati’nin amacı dünyada din, hükümet, mülkiyet ve evlilik kurumlarının ortadan kaldırılmasıdır. Bu amaç “Yahudi İhtiyar Meclisi” ve “Yahudi Komünist Partisi’nin” amacıyla örtüşmektedir.

Yeni Türkiye’de bir Rothschild; Recep Tayyip Erdoğan!

Aslında bu yazının başlığı “Yeni Türkiye’de bir Rothschild doğuyor, Recep Tayyip Erdoğan!” olacaktı. Sonra yeniden düşündüm ve işin doğma safhasını çoktan geçtiğine karar verdim.

Recep Tayyip Erdoğan - Akp

Yeni Türkiye’de bir Rothschild; Recep Tayyip Erdoğan!

Türkiye gibi bir ülkede zengin olmak gerçekten çok zor en azından namuslu vatandaşlar için. Peki nasıl oluyor da bir kişi yıllarca çalışıp bir ev sahibi dahi olamazken bir başkası milyonlarca dolar mal varlığına kavuşuyor? İşte bu yazımızda bu sorunun cevabını arayacağız.

Rothschild, kırmızı kalkan demek. Almanca bir kelime olan bu isim gariptir ki yahudi bir ailenin soyadı. Üstelik çok da zengin bir aile, servetleri trilyonlarca dolar olarak ifade ediliyor fakat tam bir rakam vermek çok zor. Trilyonlarca dolar yazı arasında iki kelime olarak pek küçük bir yer kapladı. Biz bunu biraz genişletelim ve böyle bir paraya sahip kişilerin bu dünyada maddi anlamda sahip olmak isteyip de sahip olamayacağı hiçbir şeyin olmayacağı şeklinde tercüme edelim ki her gün bu kelimeleri duymak bahtiyarlığına erişemeyen sıradan vatandaş onu önemsiz ve dahi gereksiz bir ayrıntı olarak geçiştirmesin. Sadece maddiyatla kalmaz da çün paranın herşey olduğu günümüzde diğer zenginler gibi Rothschild de herşey demektir. Daha uzun bir yaşam bir süresidir mesela. Tıbbi gelişmelerden ilk siz faydalanırsınız. Bir organa mı ihtiyacınız var? Hay! Hay! Hemen hallolur. Parmak şıklatmak kadar basit, göz açıp kapamak kadar kısa. Ülkelerin kendi sınırları dahilinde izin vermediği tıbbi uygulamalara, cerrahi operasyonlara bir hafta sonu seyahatinizde konakladığınız pasifikteki mülkiyeti size ait özel adanızda girebilirsiniz. Tahmin edebileceginiz gibi bu konuda da ne araç gereç ne de doktor sıkıntısı çekilir. Sevdiğiniz ünlüleri daha yakından görebilirsiniz mesela. Onlarla sabah kahvaltısı dahi edebilir, film çekimlerinde seti ziyaret edebilirsiniz. Buna hiçkimse itiraz etmeyecektir inanın bana. Ailesinden uzakta üniversite okuyan, parasal durumu pek iyi olmayıpta arkadaşları gibi yaşamak isteyen genç kızları kişisel zevkleriniz için kullanabilirsiniz mesela. Ya da öğrenim kredisi almış bunu ödemekte sıkıntı çeken birini. Biraz para kazanıp öğrenim hayatını tamamlamak isteyen bir fahişe bulmak zor olmayacaktır sizin için. Universite okumak kadar çevre de önemlidir yeni iş hayatına atılacak bir kimse bahse konu olursa. Altınıza yatacak birini bulmak da zor olmayacaktır bu sebeple. Bir kadına sahip olmak erkegi güçlü hissettirir kanımca. Birden fazla kadına sahip olmak daha güçlü hissettirir haliyle. Peki iş başkalarının kadınlarına onlardan önce sahip olmaya gelmiyor mu böylece. Herşeye sahip olan birinin isteyebileceği kaç şey vardır bu dünyada kendinin başkalarından daha iyi olduğunu ispata kalkışmak için. Gereken güç gösterisi hangi alanda yapılabilir, nasıl ego tatmini sağlanabilir. Bu bana ilkel kabileleri hatırlattı. Kabilenin iktidarı her daim elinde bulunduran bir reisi vardır. Yeni bir çift evlendiği vakit damattan önce gelinle gerdeğe girme hakkı bu reise aittir. Şaşırtıcı bir gerçeği gözlerimin önüne seriyor günümüz modern toplumu. Aslında tamda böyle bir düzen istediğim ve bu düzende bir Rothschild olmak istediğim gerçeğini.

Kendi ülkemizi baz alırsak eğer bir kişi zenginse halk tarafından az çok tanınır. Örneğin; Koç, Sabancı, Zorlu gb. Fakat Rothschild ailesi dillere destan bir zenginliğe sahip olmalarına rağmen ne magazin dergilerinde ne de Forbes’in dünyanın en zenginler listesinde adı geçer. Bu nedenle biraz ekonomi ile ilgilenmeyen iktisat teorileri üzerine kafa yormayan kişiler haricinde bu ismi bilen insan sayısı olması gerektiginden daha azdır. Belki bilinmek istemiyorlar olamaz mı? Olabilir tabii… saygı duymak lazım.

Dünyada pek çok zengin varken neden Rothschild’leri konuşuyoruz? Recep Tayyip Erdoğan’nın bunlarla ne ilgisi var? Ortak yönleri ne?

Rothschildleri ve Erdoğan’ı aynı kümenin elemanı yapan şey para yapma şekilleri. Dikkatinizi çekerim para kazanma demiyorum. Bu bir para yapmadır. Bir tür sihir. Usta bir sihirbazın maharetli ellerinden insanı hayrete gark eden ne tür şeyler çıktığını sizlerde bilirsiniz.

1954  yılında doğan velet biraz  büyüyünce önce başbakan sonrasında cumhurbaşkanı oldu. Önceki satırı okuduğunuzda hemen bu işler böyle mi oluyor yahu diyebilirsiniz. Ben bu adamın geçmişinin büyük çoğunluğunu bilsem bile Erdoğan denilince aklıma Başbakan Erdoğan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan başka Erdoğan gelmiyor. Muhakkak gençliğinden beri siyasetin içerisinde yer alıyor olması bugün ki başarısında büyük rol oynamıştır. Ben Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptıklarını onaylamasam bile kendisinde imrendiğim bir nokta var. Koskoca bir ülkeyi şiir okuyarak yönetiyor olması. Dünya üzerinde bir başka örneğini bilen varsa söylesin bizde bilelim.

Erdoğan’ın halk tarafından benimsenmesi ekonomi alanında yaptıklarıyla oldu. Kendisi iktisat mezunu ve hayatının bir bölümünde muhasebecilik yaptı. Bu işlerden anlıyor yani. Rothschild ise servetini ilk olarak bankacılık yoluyla kazandı. Savaşlar yoluyla büyüttü. Devletlere borç vererek devam ettirdi. Elbette bunu bireysel olarak yapmıyor kurumlar aracılığı ile yapıyor. İlk buluştukları nokta burası. İkincisi ise devletlerin imkanlarını kullanmaları.

Erdoğan’ın ilk seçim zaferi Türkiye’de çıkan kriz sonrası olmuştur. Para sürekli değer kaybediyor ve daha büyük değerde para basılıyordu. Seçimde bütün büyük partiler kaybetti. Halk geçmiş dönem partilerini sorunun bir parçası olarak gördü ve Akp’yi iktidara taşıdı. Bir şans tanıdı diyelim. Erdoğan siyasi gücünü bilinen büyük şirketler üzerinde baskı aracı olarak kullandı. Onların zaaflarını araştırdı. Elbette hedefte kendileri aleyhine çalışanlar vardı. Yoksa tek karanlık tarafı olan şirketler onlar değildi heralde. Fakat bazıları Erdoğan’a destek çıkmış ve onun geleceğine yatırım yapmış onu iktidara taşımıştır. Erdoğan seçimi kazanıncada vefa borcunu rakip şirketlere el koyarak, kendine destek verenlerin pazar alanını genişleterek ödemiştir. Bugün bile bu devam etmektedir. Paralel yapı denilen Fethullah Gülen’in kurmuş olduğu cemaate ait şirketler baskı altında tutularak geleceği belirsizleştiriliyor. Borsa da değer kaybeden hisseler daha ucuz bir fiyattan aracı kurumlar vasıtasıyla satın alınıyor. Yoksa şirkette işler dün nasılsa bugünde aynı şekilde yürüyor. Değişen birşey yok. Ne zaman değişir? Hisselerde satış olmazsa değişir; o zaman baskı dahada arttırılır. Rothschild’lerde aynı şeyi devletler üzerinde yapar. Çünkü onların küçük işlerde gözü yoktur ki onlara göre bu işlerden kazanacakları para önemsiz derecede azdır. Lobicilik faaliyetleri yürütürler. Örneğin Türkiye’de işler yolunda gitmiyorsa siyasi iktidar kendilerine pas vermiyorsa hemen gündeme Sözde Ermeni Soykırımı gelir dünyada Türkiye’nin prestiji sarsılır. Terör olayları desteklenir. Borsa değer kaybedince hisseler daha alt fiyattan alınır. Ülkeler kendi isteklerinin dışında hareket etmeye başlamışsa yurtdışındaki malvarlıkları dondurulur. Mesela ben uzunca bir süredir İran’ın dondurulan paralarının Türkiye’de olduğunu düşünmüşümdür. Kazanacaklarını kazanınca şimdi İran üzerindeki ambargoyu kaldırıp anaparayı kendilerine iade etmiş oluyorlar.

Rothschild müttefiki olan devletler zenginlik ve refah içinde yaşıyor. Bunlar daha çok İskandinav ülkeleri nedeni basit paralarını buralardaki bankalarda tutuyorlar. Dikkat edilirse bu ülkeler genelde çok küçük bir alana sahipler. Pek fazla bir savunma harcamaları da yok. Neden olsun ki? Onlar için kim tehdit oluşturacak. Zaten dünyayı tehdit eden, savaşları başlatıp durduran güç burayı kendine üs olarak seçmiş.

Kanunlarda bu ikilinin kullandığı silahlar olarak karşımızı çıkıyor. Kendi işlerine engel olan bir kanun değiştirilebilir veya tamamen kaldırılabilir. Kanunlar arkadan gelen rakiplerin önünü kesmek içinde kullanılabilir. Ya da kaynak yaratmak için. Mesela Türkiye’de sürücü ehliyeti alacaklar için belli bir süre stajerlik getirildi. Yalnızca şu tarihten sonra alacaklar için geçerli olacak dendi ve insanlar stajerliğe kalmamak için sürücü kurslarına akın ettiler. O anda biriktirdikleri veya başka işleri için ayırmış oldukları parayı kurslara harcadılar. Sonuçta devlette kurslardan vergi alarak gelir sağlamış oldu. Bu örnekler daha da çoğaltılabilir. Günlük hayatımızı zorlaştıran düzenlemeler daha iyi hale getirilebilecekken kasıtlı olarak kaldırılmaz veya iyileştirilmez. Görüldüğü gibi kapitalizm böyle bir düzendir. O milletin evladını onun bağrından koparıp kendisinin en büyük düşmanı haline getirir. Evet, Erdoğan geçmişte iyi biri olabilir fakat önemli olan bugün ne olduğudur.

5 yıllık doların yükselişi
2016 Yılına kadar doların yükselişi. Son 5 yılın özeti: TL dolar karşısında %50 eridi. (Kaynak: ntvpara.com)

 

 

Çöpten yemek toplayan anne
Bursa’da çocuğuna çöpten yemek arayan bir anne. (2013) Türkiye’de çöpten yemek arayan insan sayısında artış var.

Mayer Amschel Rothschild

Mayer Amschel Rothschild (23 Şubat 1744 – 19 Eylül 1812), Almanya doğumlu Yahudi girişimci ve iş adamıdır. Modern bankacılığın ve küresel ekonominin kurucularından kabul edilir. Dünyanın en zengin ailelerinden birini kurmuştur.

Mayer Amschel Rothschild
Mayer Amschel Rothschild

Almanya’da ufak tefek bankerlik işleriyle başlamıştır. Daha sonra İngiltere‘ye göç eden Mayer Amschel Rothschild beş oğlunu da Londra, Paris, Frankfurt, Napoli ve Viyana’ya göndermiştir. Bankerlikle temeli atılan hanedanlığın bu sayede inanılmaz bir bilgi ağı oluşmuştur.

Rothschildler


19. yüzyıl

19. yy. Rothschildler için çok yoğun geçti. Savaş ticaretleri ve ün kazanmaları, Napolyon’un İngiltere ile yaptığı Waterloo Savaşı ile başladı. Waterloo Savaşı’nda İngiltere’ye mal kaçıran ve birlikleri finanse eden Nathen Mayer Rothschild, bu dönemde bir yandan savaşı finanse ederken diğer yandan da hükümetlere yüksek faizle borç veriyordu. Waterloo Savaşı’nın sona ermesini ve Napolyon’un kaybettiği haberini kurdukları geniş istihbarat ağı sayesinde ilk olarak Rothschildler öğrendi. Nathan Mayer, Londra borsasında elinde bulunan bütün hisseleri satmaya başladı. Bu da Napolyon’un savaşı kazandığı izlenimini doğurdu. Diğer herkes de N. M. Rothschild’i izleyerek hisselerini satmaya başladı. Nathan bir yandan da bu hisseleri toplattı. Ertesi gün Napolyon’un savaşı kaybettiği haberi geldi. Rothschildler bu bilgi sayesinde bir gecede büyük bir servet elde etti. Ayrıca Nathan Mayer, İspanya’da bulunan İngiliz Ordusu’nu finanse etmek amacıyla kardeşleri sayesinde Fransa’dan altında taşıdı. Bu çabaları Nathen Mayer Rothschild’e “İngiliz Hazinesinin Temsilcisi” unvanını kazandırdı. Ayrıca bu sayede Rothschild ailesi üyeleri İngiliz meclisine girmiş ve baron unvanı almıştır. Savaşın sonunda ise Rothschild ailesi Fransa’ya borç vermeye başlamıştı.

Avrupa’da birçok hükümeti borçla haraca bağlayan Rothschild Hanedanlığı Afyon Savaşları sayesinde Uzakdoğu ile tanıştı. Bu dönemde Çin‘de afyon ticareti yapan İngiliz tüccarlar Çin İmparatorluğu ile ters düşmelerinin ardından İngiliz Kraliyetinin desteğini almak için Rothschild’lere başvurmuşlardı. İngiliz Kraliyetini ikna etmeyi başaran Lord Rothschild Afyon Savaşı’nı da finanse etmeye söz verdi. Çin’in mağlubiyeti ile biten savaşın ardından Rothschild ailesi, İngiliz hakimiyetine geçen Hong Kong’un kontrolünü de yardımlarının karşılığı olarak aldı. Burda kurdukları HSBC (Hong Kong Shangai Bank Corporation) sadece Rothschild’lerin para baronluğunun dünya üzerinde tescillenmesini sağlamamış aynı zamanda afyon ticareti de Rothschild’lerin tekeline geçmiştir.

Almanya’da sanayi devrimi sonrası Siemens, AEG, Bosch gibi birçok şirketin kuruluşunu finanse ettiler. Ayrıca bir yandan da Amerika kıtasına geçerek altın uğruna yerli katliamlarında önemli rol oynamıştır. Amerika kıtasının yeraltı zengiklerini keşfeden Rothschildler ilgilerini altın ve diğer madenlere kanalize ettiler.

20. yüzyıl

Osmanlı topraklarının çözülmeye başlamasıyla birlikte Rothschild’ler iki koldan Ortadoğu’ya sızmaya başladılar. Bir kolunu Irak’ın oluşturduğu sızmanın en önemli nedeni Mezopotamya’daki zengin petrol kaynakları oluşturuyordu. BP ve Royal Dutch Shell ile Irak pazarına girdiler. Diğer sızma ise bölgenin güneyinde Siyonizmi siyasal ağırlık merkezi haline getirerek gerçekleştirdikleridir. Filistin topraklarının Osmanlı’dan ayrılmasıyla harekete geçen Lord Rothschild İngiliz hükümetine baskı uygulayarak Balfour Deklerasyonu’nu yayınlattı. Ayrıca diğer taraftan da Filistin topraklarının satın alınması için 2 milyon Sterlinlik bir fon oluşturdu. Böylece Filistin topraklarının en verimli yerleri Yahudilerin eline geçmiş oldu.

2. Dünya Savaşı’nda Rothschild’in parası Hitler‘e sermaye olmuştur. 1. Dünya Savaşı’ndan sonra ekonomik anlamda adeta yerle bir olan Almanya’nın yeniden inşası da Amerikalı finans çevrelerine ihale edildi. Başta J.P. Morgan olmak üzere Rothschildlerin Amerika‘daki uzantıları olan finans kurumları önce ” Dawes Planı ” sonra da “Young Planı” ile 1924 yılından sonra Almanya’yı adeta paraya boğdu. Böylece Hitler’in inanılmaz yükselişine zemin hazırladı. Hitler’in savaştan önceki yıllarda inanılmaz savunma harcamaları ve büyüyen askeri gücü Rothschild hanedanlığının yardımı ve onayıyla oluşturuldu. Amerikalı tarihçi Anthony C. Sutton ‘un “Wall Street ve Hitler’in Yükselişi” adlı kitabında bu denetimi özetlerken Amerikalı finans kuruluşlarının sadece Almanya’nın yeniden yapılanması için değil bilinçli bir şekilde Hitler ve onunla birlikte yeni bir canavarın doğuşunu da sağladıkları iddia edilmektedir. Ayrıca başka kişiler tarafından bu sayede İsrail’in kuruluşuna bir zemin hazırlandığı, Afrika’da ise elmaslar için iç savaşları desteklediği iddiaları vardır. Cecil Rhodes öldükten sonra vasiyeti incelendiğinde de Beers elmaslarını çocuklarına değil, Hanedana bağışladığı görülmüştür. Rothschild ailesi son 200 yıldır, dünyanın en zengin ve nüfuzlu ailesidir. Tek başına birkaç büyük devlet kadar güçlü olduğu iddia edilebilir. 2009 yılında, servetleri 3-4 trilyon dolar, kontrol ettikleri para ise 15 trilyon dolar olarak tahmin edilmektedir. İngiliz merkez bankasını yaklaşık 80 yıl boyunca yönetmişlerdir. HSBC Bank, Royal Bank of Scotland, Banco Santander, J.P.Morgan-Chase, De Beers, Rio Tinto, Ing Group ve Aviva en çok tanınan ve bilinen şirketleridir. Rockefeller ailesinin kurulmasını finanse etmiş, bu sayede de halen Citigroup, Standart Oil, Exxon-Mobil, Chevron gibi şirketleri de dolaylı olarak kontrol etmektedirler. Dünya elmas ticaretinin %90’ı, altın ticaretinin % 40’ı, kömür-bakır-uranyum-aluminyum ticaretinin de % 15’i bu aile tarafından yapılmaktadır. 2001 yılında kapanmış olan Osmanlı Bankası ile 2000 yılında Fransız devletine sattıkları BNP Paribas’ın da kurucuları ve sahipleridir. Fransız şarap endüstrisinin yarısı ellerindedir.

Kaynak; British Museum.London.

Rothschild

Rothschild, Almanca “kırmızı kalkan” anlamına gelen kelime. Aynı zamanda dünyanın en zengin ailelerinden birinin soyadıdır.