Kategoriler
Kişisel gelişim İş ve Finans

Faiz mi, altın mı? En kârlı yatırım aracı hangisi?

Uzun zamandır aklımı kurcalayan bir soru var. Az miktarda birikimi olan kişiler bu birikimlerinin değerini enflasyon karşısında korumak ve yapabilirlerse değerine değer eklemek için faizi mi tercih etmeli yoksa altını mı?

Elbette dini hassasiyeti olan insanlara söyleyecek sözümüz yok. Onlar altını tercih edeceklerdir. Fakat bu böyle olmasa da altın bence yani kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum faizden daha kârlı bir yatırım. Ben birikimleri mi altın olarak değerlendiriyorum. Bunun sebebine gelecek olursak. Bankanın size ödediği faiz geliri kendi kazancının yanında devede kulak misali kalıyor. Banka kendi müşterilerinden daha fazla faiz alırken, parasını faize yatıranlara daha az ödeme yapıyor. Bu da piyasaya enflasyon olarak yansıyor. Banka yaptığı iş itibari ile yüksek enflasyona neden olurken, size ödediği faiz geliri bu enflasyonun karşısında eziliyor. Fakat altın öyle değil. Altın size düzenli bir gelir sağlamıyor evet ama dikkatimi çeken şey şu oldu:

Eğer hızlı artan bir nüfusunuz varsa altın daha kârlı bir yatırım aracıdır.

Altının faiz gibi düzenli bir getirisi yok. Belli zamanlarda ve kriz ortamlarında yükseliş kaydediyor. Kısa süreli bir yatırım aracı istiyorsanız o zaman faizden yararlanabilirsiniz ya da onun yerine hisse senetlerini de tercih edebilirsiniz. Riskten kaçınmak ve uzun vadeli bir yatırım için ise elbette altın yatırımı daha cazip. Bunu şu şekilde açıklamak daha doğru olur:

Bundan 15 sene önce asgari ücrete kaç gram altın alabilirdiniz şimdi kaç gram alabilirsiniz?

Bana altın yatırımı daha cazip geliyor. Bunlar benim şahsi düşüncelerimdir. Herkes enine boyuna düşünsün yatırım kararını öyle alsın. Kısacası yatırımından doğacak kâr ya da zarardan herkesin kendisi sorumludur.

Bir keresinde yeni tanıştığımız birisi evini satıp altın aldığını ve altın fiyatlarında olan ani düşüşün kendisini çok büyük zarara uğrattığını söylemişti. İşte bu sebepten yukarıdaki uyarıyı yapma gereği duydum.

Yazar Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Bir cevap yazın