Kategoriler
Bilgisayar ve İnternet Hobiler

Kişisel blogların ortalama ziyaretçi sayısı ne kadardır?

Bir blog açtınız ve bir süredir de ziyaretçi çekmek için çaba harcıyorsunuz. Belki de kendinize ait küçük bir takipçi kitlesi oluşturdunuz bile. Bugün ki konumuz: Kişisel blogların ortalama ziyaretçi sayısı ne kadardır?

Kendim bir blog yazarı olduğum gibi sıkı bir blog takipçisiyim. Eski günlere dönüp baktığımda neden böyle olduğunu daha iyi anlıyorum. Daha önceleri kitap okumayı severdim. Bloglar da bu alışkanlığın devamı olsa gerek. Artık kitap yerine blog okuyorum. Belki siz de benim gibisinizdir, ne dersiniz?

Uzun süre bu camianın içinde olunca artık bir takım şeylere de aşina oluyorsunuz. Başkalarının gözden kaçırdıklarını siz görebiliyorsunuz. Aslında bu bir macera sayılır. Deneme yanılma, neyin işe yarayıp yaramadığını görme, hangi konular daha fazla ziyaretçi çekiyor veya hangi tema daha işlevsel ve göze hoş geliyor? Hangi eklentiler daha fazla yarar sağlıyor? Site hızını nasıl etkiliyor?

Blog yazarı olmak kişisel özellikler ile de alakalı bir şey. Herhalde en önemlisi karakter olarak paylaşımcı olmalısınız.

Şimdi diyelim ki blog yazarlığında bir yılı geride bıraktınız ve bloğunuzda da bir hayli içerik var. Her içeriğin aynı oranda ziyaretçi çekmeyeceği aşikar bir durum. Eğer sıkı takipçileriniz yoksa sadece arama motorlarından ziyaretçi çekiyorsanız o zaman bazı içerikleriniz hiç okunmayabilir de. Düşünün bir içerik hazırlamak için saatlerinizi harcıyorsunuz ve kimsenin bundan haberi bile olmuyor. Ne kadar üzücü bir durum! Ama hemen hayal kırıklığına uğramayın. Gün gelir öyle içerikleriniz olur ki günde 100 ziyaretçi, 300 ziyaretçi gene çeker. Bazen öyle durumlar oluyor ki sosyal medyada etkileşim alan bir içerik milyonlarca görüntülenme sağlayabiliyor. Burada sadece bir içerikten bahsediyorum. Elbette bu hemen olacak bir şey değil, sabırlı olmalı ve az ziyaretçi olduğu günlerde bıkmadan usanmadan yolunuza devam etmelisiniz.

Takip ettiğim ve şuan yazmayı bırakmış bir arkadaşım aylık 120.000 sayfa görüntülemesi aldığında bu konu hakkında bir yazı hazırlamıştı. Takipçilerinden bayağı bir yorum almıştı. Benim hiçbir zaman onun ki kadar takipçim olmadı. Aslına bakarsanız önceki blog denemelerimi de sayacak olursak takipçi sayım 30’un üzerine çıkmadı. Ama şu da var ki onun 120.000 görüntülenme aldığı dönemde benim sayfa görüntülenme sayım 210.000 idi. İlginç değil mi? Üstelik tümü organik yani arama motorlarından gelen ziyaretçiler. Bunu günlere bölecek olursak günde 7.000 görüntülenme yapıyor. Kişisel bir blog için bu rakam oldukça iyi hatta üst seviyelerde diyebilirim. Böyle ziyaretçi sayısına ancak yoğun bir çalışma ile ulaşabilirsiniz. Eğer ayda yılda bir içerik hazırlıyorsanız hiç beklentiye bile girmeyin.

Eğer profesyonel bir kariyeriniz varsa o zaman işiniz daha kolay rahatlıkla yazacak bir şeyler bulursunuz ve ilk takipçileriniz de gündelik yaşamdan tanıdıklarınız olur. Mahfi Eğilmez onlardan biri. Üstelik o çalışkan bir yazar. Bloğuna yılda 100 – 170 arası içerik giriyor ve karşılığını tabii ki alıyor. Bugüne kadar bloğu 50.000.000 sayfa gösterimi yapmış. Ne diyelim Allah (cc.) nazardan korusun. Demem o ki Mahfi bey 10 yılda 50 milyon görüntülenme yaptıysa bu da günlük 13.700 civarı bir gösterim ediyor. (Yanlışım varsa düzeltin.) Görüldüğü üzere günlük yaşamda tanınmış biriyseniz blog yazarlığı konusunda da önünüz açık. Sadece blog yazarak ünlü olanlar olduğu gibi, blog yazarlığı yaparak ününüzü koruyabilirsiniz.

Sonuç

Sonuç olarak kişisel blog yazarı olan arkadaşımın bloğu günde ortalama 4 bin görüntülenme yapmış. Benim ki ise 7 bin. Mahfi Eğilmez bunlar arasında en yüksek sayı olan 13.700 günlük gösterim. Sizde bu sayılara bakarak kendi bloğunuzun durumunu değerlendirebilirsiniz. Kişisel bloglar için benim görüşüme göre günlük 7 bin ile 10 bin arası görüntülenme oldukça iyi. Bundan daha fazlasının başarırsanız bir yazıda siz hazırlayın biz okuyalım. İyi günler!

Ömer Moğultay – 15 Kasım 2020 saat: 03:33

Advertisements

Yazar Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Bir cevap yazın