Kategoriler
Devlet ve Politika

Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair (Takipsizlik) Kararı Nedir?

Ceza muhakemesinde soruşturmayı yürüten, soruşturmanın başı Cumhuriyet savcısıdır. Soruşturma evresini açmakla yetkili ve görevli olan süjedir. Açılmış olan bir soruşturmanın ise sürüncemede kalması hukuk düzenince tasvip edilmez. Dolayısıyla soruşturma evresinin sonunda Cumhuriyet savcısı bir karar vermekle mükelleftir. Gerekli görürse kamu davası açılması yönünde iddianame düzenleyebilir. Maalesef hukukumuzda bunun denetimi açısından bir mekanizma yoktur. Ancak, Cumhuriyet savcısı gerekli koşullar oluşmuşsa kovuşturmanın sonlaması talebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verebilir. Uygulamada daha çok takipsizlik kararı olarak bilinmektedir.

Hangi Hallerde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar Verilebilir?

            Ceza muhakemesinde soruşturma suç şüphesi ile başlar. Kamu davasının açılabilmesi ise failin kimliğinin belirlenmesi ve yeterli delillerin elde edilmesi ile mümkündür. Suç şüphesi ortadan kalkarsa söz konusu soruşturma da ortadan kalkar. Buna göre Cumhuriyet savcısının başlatmış olduğu soruşturma herhangi bir nedenle yeterli suç şüphesini barındırmıyorsa kamu davası açılmaz.

            Yalnızca suç şüphesinin yetersiz olması değil, kovuşturmaya olanak bulunmayan haller de takipsizlik kararı verilmesinin nedenlerindendir. Bunun en çok karşılaşılan örneği ise şikayettir. Bilindiği üzere ceza muhakemesinde suçlar resen veya şikayet hakkı bulunan kimselerce yapılan şikayetler doğrultusunda soruşturulmaya ve kovuşturulmaya muktedirdir. Yani şikayete tabi bir suçun, ortada geçerli bir şikayet olmaması veya şikayetin ilgilerce geri çekilmesi halinde Cumhuriyet savcısı tarafından resen soruşturulup kovuşturulması mümkün değildir. Dolayısıyla şikayet burada kilit roldedir. Örneğin kasten yaralamanın basit hali için kanunda ilgililerin kolluğa veya savcılığa giderek şikayetçi olması aranır. Şikayetçi olunması halinde soruşturulup kovuşturulabilir. Ancak kasten öldürme halinde veya kasten yaralamanın nitelikli hallerinde suç resen soruşturulup kovuşturulur. Yani hiç kimsenin şikayetçi olmasına gerek yoktur. Kolluk ve savcılık herhangi bir vasıta ile suçtan haberdar olup suç şüphesinin ortaya çıkması soruşturmanın başlaması için yeterlidir. Bununla birlikte yaş küçüklüğü, genel af ilan edilmesi, ehliyetsizlik, dava zamanaşımı süresinin geçmesi gibi nedenlerle de kovuşturma engellenmiş olabilir.

            Bu iki sebebin yanı sıra, ortada cezayı kaldıran şahsi bir sebeplerden etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren haller varsa da cumhuriyet savcısı takipsizlik kararı verebilir.

Kovuşturmaya Yer Olmadığına İlişkin Karara İtiraz Edilebilir mi?

            Cumhuriyet savcısının vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğu düşüncesi var ise karara karşı üst mercilere itiraz yolu açıktır. Buna göre ilgililer, cumhuriyet savcısının vermiş olduğu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendilerine tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde; kararı veren cumhuriyet savcısının halihazırda görev yapmakta olduğu yargı çevresindeki ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hakimliğine bir dilekçe vasıtasıyla itirazda bulunabilirler.

            İlgililer itiraz dilekçesinde, somut olaya ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu ve somut olayın kamu davası açılmaya haiz olduğunu belirterek dayandıkları delilleri de dilekçeye eklemeleri gerekir.

İtiraz üzerine sulh ceza hakimliğinin vereceği kararlar ise şöyledir:

1- Dilekçeye ilişkin karar verebilmek adına nedenlerini açıkça belli edip gerekçelendirerek soruşturmanın genişletilmesi yönünde o yerdeki Cumhuriyet Başsavcılığına talepte bulunabilir. Bu halde itirazın reddinden veya kabulünden önce karar verebilmek adına soruşturma genişletilmiş olur.

2- Sulh ceza hakimliği, ceza davasının başlaması adına yeterli delil ve gerekçe görmediyse neden görmediğini de gerekçeli olarak belirtmek şartıyla itiraz dilekçesini reddedebilir. İtiraz eden bu halde giderleri ödemekle mükelleftir. Sulh ceza hakimliği bu durumu Cumhuriyet savcısına iletir. Cumhuriyet savcısı da ilgililere bildirimde bulunur.

3- Şayet dilekçe yerinde bulunursa itiraz dilekçesi kabul edilir. Cumhuriyet savcısı bu ihtimalde iddianame düzenlemekle mükelleftir. Cumhuriyet savcısının düzenleyeceği iddianame ile kovuşturma evresine adım atılmış olur.

Bir cevap yazın