Kategoriler
Yaşam

Türkiye’de antidepresan ile hayata tutunmak

Psikiyatri uzmanı bana Citoles adında bir antidepresan ilaç yazdı. Bu ilaç beyindeki mutluluk hormonu olan bilmem neyin üretimini artırıyormuş.

Bu tür ilaçların kullanımı Türkiye’de 2003 yılında yaklaşık 14 milyon kutuyken, 2012 yılında 37 milyon kutuyu aşmış. Şimdi neredeyse her ev ağzına kadar bu ‘mutluluk’ haplarıyla dolu, onları kullanıyoruz ve ‘mutlu’ olduğumuzu zannediyoruz!

Türkiye’de antidepresan ile hayata tutunmak garip şey olsa gerek. Yani böyle gelir adaletsizliğinin yüksek olduğu bir ülkede. Bakan beye soruyorlar “Biz Rusya’dan aldığımız doğal gaza niçin Almanya’dan daha fazla ücret ödüyoruz.” Bakan bey cevap verme gereği duymuyor. Devlet sırrı deyip geçiştiriyor. Para senin cebinden çıkıyor ama hesabını, nereye gittiğini soramıyorsun. Lafa gelince devletin bekası. Kimin devletinin bekası. Eğer bizim devletimiz ise neden bu yiyicilere izin veriyoruz. Eğer devlet bizim değilse neden onun bekası için bedel ödememiz gerekiyor. İşte bu tür sorular sorulabilir ama cevap alınabilir mi, orası muamma.

Bu aralar aşırı mutsuzum dostlar. Ben fazla zeki biri sayılmam. Zekâ ortalamam toplumun ortalama zekâ seviyesine denktir. O zaman insanlar bu hayata bu düzene nasıl katlanıyorlar da ben katlanamıyorum. Bu işin sırrı nedir?

Yaşım 31, neredeyse 32 olacak. Yani şu hayatta nelerin yanlış gittiğini deneyimledim.. Artık bunları dile getirecek duruma geldim. Durum bu dostlar.

Akıp giden zamana direnecek güçte değiliz. Kimse böyle bir güce sahip değildir, bizim olmadığımız gibi. Madem yaşıyoruz dostlar, o zaman iyi bir hayat yaşayalım. En azından bunun mücadelesini verdik diyebileceğimiz çabayı gösterelim. Bugün günlerden cumartesi dostlar. Bir başlangıç yapmak için güzel bir gün. Havada güneşli ☀️ daha ne olsun…

Yazar Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Bir cevap yazın