Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, 19. yüzyıl Rus yazarları arasında en ünlü ve etkili olanlardan biridir. 11 Kasım 1821'de Moskova'da doğdu ve 9 Şubat 1881'de Petersburg'da hayata gözlerini yumdu.

Dostoyevski, ünlü bir cerrah olan babasının ölümünden sonra, 1839'da St. Petersburg'daki Mühendislik Okulu'na katıldı. Ancak, yazarlık tutkusundan vazgeçemeyen Dostoyevski, okulu terk ederek edebiyatla ilgilenmeye karar verdi.

İlk romanı "Fyodor Mihayloviç Dostoyevski’nin Ölümü" 1846'da yayınlandı ve hemen dikkat çekti. Ancak gerçek başarı, "Suç ve Ceza" (1866), "Karamazov Kardeşler" (1880) ve "Yeraltından Notlar" (1864) gibi sonraki eserleriyle geldi. Bu eserler, insan doğasının karmaşıklığını ve zorluklarını derinlemesine inceleyen, ahlaki ve felsefi soruları ele alan önemli yapıtlardır.

Dostoyevski'nin hayatı, edebiyatındaki karakterleri etkilemiş ve yansıtmıştır. Kendisi de, iç dünyasındaki zorlukları ve kişisel çatışmaları yaşamıştır. Kumar bağımlılığı ve mali sorunlar gibi zorluklarla mücadele etmiş, hatta bunlardan dolayı borçluluk nedeniyle hapse girmiştir.

Dostoyevski'nin eserleri, Rus ve dünya edebiyatında kalıcı bir etki bırakmıştır. Kendisi, modern psikolojinin babalarından biri olarak kabul edilir ve edebiyat tarihinde bir dönüm noktası olarak görülür.

Dostoyevski, St. Petersburg'da hayatını kaybetmiştir. Ancak, eserleri bugün hala okunmakta ve dünya edebiyatının en önemli eserleri arasında yer almaktadır.

Read more

Yahudi hukukunda (Halakha), recm cezası (taşlanarak öldürme)

Yahudi hukukunda (Halakha), recm cezası (taşlanarak öldürme)

Yahudi hukukunda (Halakha), recm cezası (taşlanarak öldürme), belirli ağır suçlar için öngörülmüş olan eski bir cezalandırma yöntemidir. Ancak, bu cezanın uygulanması oldukça karmaşık kurallara ve şartlara bağlıdır ve tarihsel olarak nadiren uygulanmıştır. İşte recm cezası hakkında bazı önemli bilgiler: Temel Prensipler ve Kurallar 1. Cezanın Dayandığı Temel Kaynaklar: Recm cezası,

By Ömer Moğultay