Kategoriler
Bilgisayar ve İnternet

BuddyPress’in SEO’ya etkisi nedir?

İşte yanıtlanması gereken bir soru: BuddyPress’in Seo’ya etkisi nedir? Öncelikle belirteyim bu blog yazısı bir cevap değil, cevap arayışıdır.


WordPress siteme BuddyPress eklentisini kuralı 10 gün oldu. (Bilmeyenler için BuddyPress bir WordPress eklentisidir. Bu eklenti sayesinde bloğunuza sosyal ağ özellikleri kazandırabiliyorsunuz.) Bu süre zarfında Google epey fazla bir sayfayı indekslemiş durumda. Şuan için herhangi bir sorun gözükmüyor.

Özellikle beklediğim şey ise “BuddyPress grup başlıkları için Seo” yazımda belirttiğim değişiklik. Bu değişiklik ile arama sonuçlarında çıkan grup başlıkları önünde “Ana Sayfa” veya “Üyeler” gibi yazılar yer almayacak. Bu yazılar başlıktan sonra gelecek. Kafamı karıştıran şey ise eski eklentinin (Ultra Community) (ki bu eklenti yine özelleştirilmiş profil sayfaları ve gruplar oluşturulmasını sağlıyordu) Google gözünde daha önemli görülmesi ve arama sonuçlarında daha üst sıralarda çıkması. Benim bunca yıllık blog yaşantımda şuana kadar gözüme çarpan şey Google’nin özel olarak kodlanmış sitelere daha fazla değer verdiği oldu. Bu tür siteler Google arama sonuçlarında daha üst sıralarda çıkıyor. Acaba diyorum eskiden kullandığım “Ultra Community” eklentisinin kullanıcı sayısı az olduğu için mi oluşturulan sayfaları daha orjinal görüyordu. Yoksa bu eklenti SEO açısından daha mı iyi geliştirilmiş. Belki önemli detay şudur; üst sıralarda çıkan sayfaların öncelikli olmasının nedeni daha önce indekslenmiş olması. Olabilir mi?

BuddyPress’in 200.000 üzerinde kullanıcısı olduğu göz önüne alınınca oluşturulan sayfaların arama motorları gözünde pek de orjinal olmayacağı aşikar. Bu yüzden ben BuddyPress yükleme yanlısı değildim. Fakat BuddyPress’in sürekli güncellenen bir eklenti olması ve önceki eklentinin geliştiricisinin yardım forumunda aktif olmaması, orada sorulan sorulara cevap vermeyip kullanıcılara yardımcı olmaması özellikle bunu eklentinin ücretli özelliklerini satarken yapması biraz kafa karıştırıcıydı. O yüzden BuddyPress ile bir süre yola devam edeceğiz.

BuddyPress’in benim için iyi olan yanı istediğim özellikleri zaten barındırıyor olması. Daha önceki eklentide istediğim özellikleri siteye ekleyebilmek için ücret ödemem gerekmişti. Zaten zaman geçtikçe bu tür eklentilerde ücretli satılan özellikler artık ücretsiz olmaya başladı. Çünkü alternatifleri çoğalıyor.

BuddyPress’in benim açımdan olumsuz olan özelliği ise profil sayfasında arama motoru tarafından indekslenen çok sayıda alt sayfa linki olması “Gruplar”, “Arkadaşlar” gibi. Siz, bir kullanıcının arkadaşlarını arama motoru ile arayan birini gördünüz mü? Eğer merak ediyorsa, zaten önce profil sayfasını ziyaret edecek daha sonra “Arkadaşlar” sayfasına geçecektir. Etkinlik gönderilerini de tek tek indeksliyor olması da bir acayip durum. Ama diğer platformlara baktığımız zaman mesela Twitter, onda da tweetler tek tek indeksleniyor. O yüzden bir süre daha etkinlik gönderilerini robots.txt ile engellemeyeceğim. Ama bir seçenek olarak her zaman masada duracak. Bu tek tek indeksleme olayı sunucu yükünü de gereksiz olarak arttırıyor. Özellikle benim gibi hayatını reklam gelirleri ile kazanmak isteyen biri için hosting masraflarının artması istenilecek son şey.

BuddyPress’in tek önemli olayı daha önce sadece blog odaklı olan siteyi hem blog hem de kullanıcı odaklı hâle getirmesi. Yani sadece blog yazılarını arayanlar değil, artık diğer sosyal medya platformlarında olduğu gibi kişileri arayanlarda sitemizi ziyaret edecek. Bunu sağlamak için bizim izleyeceğimiz politika ise site kullanıcılarını gerçek adlarını kullandırmaya yönlendirmek olmalı.

İnsanın, bir amacının olması ve bu amaç için çalışması ne kadar güzel. Daha güzel bir şey varsa o da bir gün verdiği emeklerinin karşılığını almasıdır diye düşünüyorum. BuddyPress ve SEO hakkında söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Birilerinin dediği gibi; hoşçakal!

Güncelleme!

BuddyPress için bazı sayfaların arama motorları tarafından indekslenmesini istemediğime karar verdim ve bunun için şu “robots.txt” dosyasını kullandım.

Yazar Ömer Moğultay

Kim ki bize anlatır kendini? Hatırlatmıyorsa bir kişi kendini unuttu diye kınamamalı hiçbir kimseyi.

Bir cevap yazın